Meclis’in vicdanı rahat mi?

Eklenme Tarihi21.05.2018 - 1:02-Güncellenme Tarihi21.05.2018 - 1:02
Adına ne derlerse desinler biz bu seçimde ( birinci turda veya ikinci turda ) başkan  seçeceğiz..

İktidar cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi  diye yumuşatmaya çalışıyor ama literatürde böyle bir rejim yok..

Resmen başkanlık rejimine geçiyoruz..

- Cumhur ittifakının adayı da kazansa geçiyoruz..

- Millet ittifakının adayı da kazansa geçiyoruz..

- Başkanlık sistemini isteyen de kazansa ( Erdoğan) geçiyoruz..

- Başkanlık sistemine karşı olan da kazansa ( muhalefet partilerinin adayları) geçiyoruz..

Kaçınılmaz..

Çünkü Anayasa değişti..

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta Londra’da Bloomberg televizyonuna verdiği demeçte yeni sistemin adını koydu..

Faizlerle ilgili bir soruyu yanıtlarken dedi ki; Merkez Bankası’nın başkanın sinyallerini bir kenara koyacak hali yok..

Başkan sözcüğünü telaffuz etti..

Rejimin adını koydu..

***

Peki seçtiğimiz başkan ülkeyi nasıl yönetecek?

Hangi yasalara dayanarak yönetecek?

Hangi yasaların verdiği yetkiyle görevini icra edecek?

Yetkilerinin sınırı ne olacak?

Bilen var mı?

Yok!

Şunun şurasında bir ay var; yeni rejimin yasaları
ortada yok..

***

Geçen yıl referandumla rejim değiştirildi..

Yeni rejimin yasalarının altı ay içinde çıkarılması gerekiyordu.. Meclis görevini yapmadı..

Uyum yasalarını gündemine dahi almadı..

2019 kasım ayına daha çok var diye salladılar.. Yumurta kapıya dayanınca gereğini yaparız diye düşündüler..

Torbaya atar ( torba yasayla ) çıkarırız hesabı yaptılar..

İktidar baskın seçim kararı alınca evdeki hesap çarşıya uymadı..

***

Yeni rejime yasasız giremeyiz.. Devlet çarkının dönmesi için yüzlerce yasa maddesinde değişiklik yapmak gerekiyor.. Bir kısmı acil, bir kısmı zaman içinde yapılabilir cinsten..

Yasama organı çareyi topu yürütmeye atmakta buldu..

Yürütmeye KHK’yla düzenleme yetkisi verdi..  Seçime gidiyoruz diye kepenkleri kapattı..

***

Olacakları sıralayalım..

BİR: Başkanlık rejimine KHK’larla geçeceğiz.. Dünya siyaset tarihinde bir ilke imza atacağız.. (rejim gibi bu da Türk usulü olacak )

İKİ: Yürütme kendini yasama organı yerine koyup  yetki alanını kendi belirleyecek...

ÜÇ: Yeni rejimin yasaları tartışılmayacak, konuşulmayacak..

DÖRT:  Çoğumuzun haberi bile olmayacak..

***

Milletvekillerine soruyorum.. TBMM’ye soruyorum..

Vicdanınız rahat mı?

Yeni rejimin yasalarını yapmak sizin göreviniz değil miydi? 

Yeni rejimin yasalarını KHK’yla yapmak Türkiye’ye yakıştı mı?

Demokrasiyle bağdaştı mı?

Bedel ödüyorlar ama suçlarını bilmiyorlar

Hürriyet’te Ahmet Hakan ‘Celalattin Can 20 yılını verdi yetmedi mi’  diye yazmış..

Çok iyi yaptı; gündeme getirdi..

Can 100 gündür Silivri’de?

Celalettin Can 12 Eylül döneminde 19.5 yıl hapis yattı.. Çıkınca 78’liler Vakfını kurdu.. 2013’te çözüm sürecinde kurulan Akil İnsanlar heyetinde yer aldı..

Can’a Akil İnsanlar heyetinde yaptığı çalışmalarla ilgili sorular soruluyormuş..

Akil İnsanlar heyetini kim kurdu?

Akil İnsanların görevi neydi?

O gün alkışlayanlar bugün neden sorguluyor?

Soru şu..

Can’ın suçu ne?

Bilmiyoruz..

Suçunu bilmediğimiz bir kişi daha var.. İşadamı Osman Kavala..

1 kasım 2017’de tutuklandı.. Neredeyse yedi ay oluyor..

Suçu ne?

Bilmiyoruz..

***

Bir grup aydın önceki gün ortak metin yayınladı..

Diyorlar ki; ‘ya ciddi bir iddianame ile kamuoyunun karısına çıkılmalı ya da Kavala serbest bırakılmalı..’ 

Suçun gizliliği kavramını Fethullahçılar getirdi anlaşılan
hâlâ sürüyor..