MECLİS’TE NİYE SABAHLADILAR?

İktidar partisinin MHP yönetimiyle hazırladığı anayasa değişikliği Meclis’e yollandığı gün koşuşturma başladı..

Önce komisyonda..

Sonra Genel Kurul’da..

Bir hız, bir hız.. Görüşmeler uzayınca Komisyon Başkanı ‘Yeteri kadar konuştuk, buraya kadar’ dedi ve noktayı koydu..

Genel Kurul’da bir güne üç madde sığdırıldı.. Vekiller 15-16 saat çalıştı..

Hayati değişikliklerin oylaması sabaha karşı yapıldı..

Vekiller yorgun argındı.. Kimi başını masaya yaslamış uyukluyordu, kimi gözlerini açık tutmak için olağanüstü çaba harcıyordu..

***

Çünkü; yetişecek dediler..

Ocak ayı bitmeden paket Meclis’ten geçecek..

İktidar partisi milletvekilleri ile MHP milletvekilleri el ele verdi.. Siyasi tarihimize geçecek hızla rejimi değiştirdi..

Üzerlerine düşeni yapmışlardı..

***

Prosedür şu..

Yeni rejim paketi Cumhurbaşkanı’na gönderilecek.. Cumhurbaşkanı imzaladıktan 60 gün sonra referanduma gidilecek..

Fakat nedense Meclis Başkan Vekili anayasa değişikliğini 10 gündür Beştepe’ye göndermiyor..

Gerekçesini de açıklamıyor..

l Cumhur-başkanı nerde kaldı bu paket, bekletmeye ne hakkınız var demiyor..

l Başbakan niye tutuyorsunuz kardeşim diye çıkışmıyor..

İktidar partisi milletvekilleri madem acelesi yoktu, sabahlara kadar neden çalıştırdınız demiyor..

MHP milletvekilleri iki ayağımızı neden pabuca soktunuz diye sitem etmiyor..

Herkes suskun..

***

Öyle ya..

Madem acelesi yoktu.. Bıraksalardı da vekiller içlerine sindire sindire tartışsalardı..

Zamana karşı yarışmasalardı..

Anayasa değişikliği görüşülüyormuş gibi, tartışılıyormuş gibi yapılmasaydı..

Gerçekten tartışılsaydı..

Hakkıyla..

Vakit varmış..

Başbakan iki defa dedi. Hayır, üçüncüsü de var

Başbakan’a anayasa konusunda doğru bilgi vermiyorlar..

O da ne yapsın!.. Her alana yetişemez ki.. Her konuyu oturup çalışamaz ki.. Danışmanları onun adına çalışacak, ona bilgiyi hap gibi sunacaklar..

Bütün dünyada bu böyle..

Başbakanların anayasadan tarıma, ekonomiden sağlığa, güvenlikten yargıya, ulaşımdan istihbarata her konuyu bilecek halleri yok..

***

Başbakan dün ‘Cumhurbaşkanı olacak kişi iki defa seçilecek kardeşim, üçüncü defa yok’ dedi..

Üçüncü defa var..

Cumhurbaşkanı’nın ikinci döneminde Meclis seçim kararı alırsa Cumhurbaşkanı üçüncüsüne de giriyor..

***

101. maddede yapılan değişikliğe bakarsanız; ‘Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir’ hükmü var..

Ama..

116. maddesinde yapılan değişiklikte ise; ‘Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir’ deniyor..

***

İktidarın hesabı kitabı 2033 yılına kadar demem bundan..

Hesapları şu.. 2019 yılında seçim..

Erdoğan seçildi diyelim..

2024 yılında seçim..

Yine Erdoğan kazandı diyelim..

2029’dan önce, mesela 2028’de aynı zamanda genel başkanı olduğu AKP seçim kararı verirse bir defa daha seçime girme hakkı..

Yani üç dönem..

2033’ün kasımına kadar..

Hesapları bu..

Tutar mı bilmem..

Gezi çarpıtması!.

Gezi protestoları yine gündeme geldi..

Başbakan dedi ki; Oradaki park düzenlemesi 8-10 ağacın yer değiştirilmesiydi..

Değildi..

Gezi Parkına Topçu Kışlası adı altında AVM, otel, rezidans yapma projesine karşı çıkma eylemiydi..

Sabahın beşinde çadır kurup çevre nöbeti tutan gençlere polis saldırınca..

Çadırlara gaz bombası atınca..

Zabıta elemanları çadırları ateşe verince olanlar oldu..

***

Evinde oturanlar; polisin orantısız güç kullanmasına isyan ederek sokaklara döküldü..

Dünyanın hayran kaldığı sivil, örgütsüz, lidersiz eylemine imza atıldı..

Polis sert tutumunu, acımasız tutumunu sürdürünce eylemler ülke geneline yayıldı..

Bayburt hariç tüm illere sıçradı..

***

Bir süre sonra fırsat bu fırsat diyen çata patacı gruplar meydanlara koşunca iş çığırından çıktı..

Meselenin özü budur..