Mehmet Tezkan

Mehmet Tezkan

mtezkan@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

AKP, koalisyon için kırmızı çizgilerini açıkladı..

AKP’nin koalisyon şartları, olmazsa olmazları şunlarmış..

BİR: Paralel yapıyla mücadele..

İKİ : Çözüm sürecinin sürmesi..

ÜÇ: Cumhurbaş-kanı’nın meşruiyeti..

Birinci maddeye itiraz eden olmaz herhalde..

İkinci madde MHP’ye yönelik.. Çünkü; MHP ‘çözüm sürecini’ ‘ ihanet süreci’ ilan etmişti.. Bu kırmızı çizgisiyle AKP’nin MHP ile ortaklık yapması imkânsız..

Benim dikkatimi üçüncü madde çekti..

AKP, Cumhurbaşkanı’nın meşruiyeti ya da konumunu asla koalisyon pazarlığı yapmayacakmış..

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı’nın meşruiyeti hiçbir zaman tartışma konusu olmadı ki..

Meşru değil diyen çıkmadı ki..

Cumhurbaşkanı halkın oyuyla seçildi.. Meşruiyet sorgusu yapan sandığı inkâr eder, seçmeni inkâr eder..

Dedim ya, Cumhurbaş-kanı’nın meşruiyeti tartışılmıyor.. Ama tarafsızlığı tartışılıyor..

Muhalefet Cumhurbaş-kanı’nı taraf olmakla suçluyor..

Genel seçime müdahale etmekle.. Mitingler düzenleyip AKP için oy istemekle.. Tarafsızlığını bozmakla suçladı..

Haksızlar mı?

Cumhurbaş-kanı günde iki miting düzenleyip bir TV programına çıkarak, günde üç defa muhalefet partilerine saydırdı..

CHP’ye, MHP’ye, HDP’ye verdi veriştirdi..

Muhalefet, tarafsızlığa davet etti, YSK’ya şikâyet etti.. Cumhurbaşkanı ‘Ben tarafım’ dedi; Milletimin tarafındayım..

Millet adına muhalefete bindirmeyi sürdürdü..

Sandıklar açıldı; bir de baktık ki..

Cumhurbaşkanı Ben milletimin tarafındayım dedi ya.. Milletin büyük çoğunluğu Cumhurbaşkanı’nın tarafında değilmiş..

Onunla aynı görüşü paylaşmıyormuş..

Cumhurbaşkanı’nın kızdığı, bağırdığı, suçladığı partilere oy vermişler..

Az buz sayı değil.. Yüzde 60 böyle davranmış..

Sandık açılınca anlaşıldı ki.. Cumhurbaşkanı yüzde 40 adına konuşuyormuş.. Milletimin tarafındayım dediği millet yüzde 40’mış..

AKP’li yazarların seyir defteri
Eskiden AKP’ye destek veren yazarlar tabirini kullanıyordum..
Son zamanlarda desteğin ötesine geçtiler.. AKP’nin sesi oldular..
Birlik beraberlik çağrısı yapıyorlar.. ‘Zor dönemden geçiyoruz, gün dayanışma günü’ diyorlar..
Bu sebeple ben de AKP’li yazarlar dedim.. Kendileri de zaten nerden çıkarıyorsun, biz gazeteciyiz demiyorlar..
Neyse..
*
7 Haziran’ın sıcaklığı sürüyor.. AKP’li yazarlar, halkın iradesi, sandığın sesi, çıkarılması gereken dersler var türü hafif tonajlı yazılarla top çeviriyorlar..
Bekleme dönemindeler, hücuma geçmek için, işaret fişeği bekliyorlar..
Nereden mi biliyorum?
Mesela Gezi’den biliyorum..
Gezi’nin ilk günleri, gençlerin mesajı alındı türünde yazılar döşenirken.. Gezicileri hak veren satırlar karalarken..
Dönemin Başbakan’ı Gezicileri çapulcu ilan etti..
Hükümeti devirme girişimi.. Dış güçlerin oyunu diye gürleyince de ..
AKP’li yazarlar anında tutum değiştirdi.. O gün bugündür Gezi’yi yerden yere vuruyorlar..
*
Mesela 17 Aralık yolsuzluk operasyonundan biliyorum..
İlk iki gün mırın kırın ettiler.. Yolsuzluk varsa iktidar gereğini yapar.. Rüşvet alınmışsa, affedilmez kıvamında yazılar döşendiler..
Yine dönemin Başbakan’ı..
Soruşturmayı darbe girişimi ilan edince.. Bunlar Haşhaşi diye bağırınca..
Atmosfer değişti.. ‘Darbe girişimi’ yazılarından geçilmez oldu..
*
7 Haziran sonrası da benzer hava var.. Kimi, Halk AKP’ye biraz dinlen mesajı verdi yorumunu yaptı.. Kimi, ‘Eleştiriler de iyi öğretmendir’ satırlarıyla öğüt verdi..
Deneyim diyor ki; yazılar bu kıvamda kalmayacak.. Zirvede bulunan formül, kalemleri keskinleştirecek..