NE İŞİMİZ VAR EL BAB’DA!..

Suriye’de El Bab yakınlarındaki askerlerimize hava saldırısı düzenlendi..

Üç askerimiz öldü, 10 askerimiz yaralandı..

Ne işimiz var orada?

El Bab’ı IŞİD’den temizlemeye çalışıyoruz..

Sadece bu mu?

Hayır, IŞİD’den sonra El Bab’a kimin hakim olacağını da belirlemek istiyoruz.. Kürtler girmesin istiyoruz, Şam yönetimi geri almasın diye uğraşıyoruz..

Sünni Arapların yerleşmesi için saha boşatıyoruz..

Özgür Suriye Ordusu denilen grubun hakim olmasını istiyoruz..

Sadece El Bab’a değil Menbiç’e de Rakka’ya da..

***

Bu sebeple askerlerimiz orada..

Suriye’nin tamamını olmasa bile Suriye’nin kuzeyini bize yakın bölgeyi dizayn etmek istiyoruz..

Dizayn edebilir miyiz?

Risk çok büyük..

Askerlerimize hava saldırısı düzenleyen uçakların Şam yönetimine ait olduğu belirtiliyor..

Provokasyon alabilir mi?

Ankara’yı Suriye bataklığına çekme girişimi..

Türk ordusunu Suriye ordusu ile karşı karşıya getirme çabası..

Olabilir!..

***

Saldırı tarihi de enteresan.. Rus uçağını düşürdüğümüz günün yıldönümü.. Suriye adına savaşan bir Rus pilotun marifeti olmasın?

Komplo teorisini geçelim..

Askerlerimiz Suriye topraklarında ilerledikçe resmi Suriye ordusu ile çatışma olasılığı var mı?

Var..

Peki ya İran’ın Şii milisleriyle?

O da var..

***

Özel birliklerle, tanklarla, zırhlı araçlarla Suriye’ye niye girdik?

Sınır güvenliğimizi sağlamak için.. IŞİD’i sınırımızdan kovmak için.. Sınırımızı temizlemek için..

Temizledik mi?

Evet..

Cerablus, Mare, Azez temizlendi..

Daha ne!..

Bize ne El Bab’dan, Rakka’dan..

Ne işimiz var El Bab’da, Rakka’da..

Avrupa’ya kızalım ama düşünelim de!

Ankara’nın sert tepki göstermesi normal.. Yok hükmündedir demesi.. Kapıkule’den giremez demesi..

Ne diyeceklerdi ki; Avrupa Parlamentosu’nun kararını saygıyla karşılıyoruz diyecek halleri yoktu..

Başbakan ‘Bu kararın bizim açımızdan önemi yok’ demiş..

Bizim açımızdan önemi yok ama Avrupa açısından önemi var..

İlişkileri dondurmak isteyen biz değiliz..

Avrupalı parlamenterler..

Avrupalı liderler uyar uymaz, orası ayrı..

***

12 yıl önceyi hatırlayın.. Avrupa Parlamentosu yine Türkiye’yi oylamıştı..

Türk-AB bayraklarından oluşan pankartlar açılmıştı..

YES .. EVET.. JA.. OUI.. İSI.. yazıyordu..

O zaman manşetlere çekerek alkışlamıştık..

262’ye karşı 402 oyla müzakere süreci başlasın tavsiyesi çıktı..

Dün tam tersi..

37’ye karşı 479 oyla süreci donduralım tavsiyesi..

Bugün manşetlere çekerek yuhalıyoruz..

Nerden nereye..

Düşünmemiz gereken bu..

***

Avrupa Parlamentosu haksız mı?

Kısmen.. Yarı haklı, yarı haksız diyelim..

Haksız.. Ankara’nın PKK’yla mücadelesine destek vermediler, darbe girişimi karşısında net tavır almadılar..

Haklı.. OHAL darbecilerle mücadelenin sınırlarını aştı.. Hukukun üstünlüğünden söz etmek zorlaştı..

150 gazeteci, yazar hapiste..

Yüzde 90’ı yok yere.. Sudan sebeplerle..

KHK’larla sadece FETÖ’cüler temizlenmiyor.. Sol görüşlü akademisyenler de memuriyetten atılıyor.. Sol görüşlü dernekler de kapatılıyor..

Cumhuriyet gazetesine yapılan yetmez mi?

***

Son sözüm şu; Avrupa’ya kızmak sorunu çözecekse gece gündüz kızalım..
Çözmeyecekse oturup düşünelim..

Beşiktaş maçı 45 artı 1’de aldı

Maç başladı, Beşiktaş dökülüyor.. Benfica elini kolunu sallayarak Beşiktaş’ın sahasına iniyor..

31 dakikada üç gol..

Hele üçüncü gol yok mu, kafa şutu direkten döndü, bir kafa daha yine direkten, bir daha yine direkten, dördüncüsü ayaklaydı, gol oldu..

Top Benfica hücumcuları ile kale direği arasında gidip geldi.. Beşiktaşlı futbolcular seyretti..

***

45 dakika bitti.. Tribünler devreye girdi.. Bir alkış bir alkış.. Takımı tribüne çağırdılar, destek verdiler, moral verdiler..

Başka takımın seyircisi olsa yuhalardı..

Beşiktaş’ın seyircisi yanınızdayız dedi.. İşte o an Beşiktaş maçı aldı...

***

Dahası da var..

Şenol Güneş; gerekli değişiklikleri yaptıktan sonra; ‘Dört de yeseniz, beş de yeseniz, çıkın kendi futbolunuzu oynayın’ demiş..

Çıktılar kendi futbollarını oynadılar..

İkinci yarı Beşiktaş üç - Benfica sıfır..