Protesto sendromu

Kimileri paranoya diyor; eylem paranoyası.. Ben daha o düzeyde olduğunu düşünmüyorum..
Sonbahar sendromu seviyesindeyim..
Mesele şu..
İktidar telaşlı.. Lig maçları başlayacak, üniversiteler açılacak, gençler bu mekanlarda toplanacak.. Protestolar kaldığı yerden başlayacak..
Bu konuda hazırlık varmış!..
Başbakan Yardımcısı Arınç; protestoların başlayacağına dair hükümetin elinde istihbarat olduğunu açıkladı..
Bunun olacağını görmek için istihbarata gerek yok.. Herkesin ağzına koli bandı çekmediği sürece slogan atılacak..
Kaçınılmaz!.
Geçen gün Fenerbahçe maçında bağırmışlar; her yer Taksim her yer direniş!.. Diğer maçlarda da bağıracaklar..
Bağırsınlar!..
Hukuk dışına çıkılmadığı sürece, şiddete başvurulmadığı, çata pataya girilmediği, yakıp yıkılmadığı, başkalarının özgürlüğüne tecavüz olmadığı sürece bırakın olsun..
Bugüne kadar polisiye tedbirlerle, idari cezalarla neyin önüne geçildi ki..
Örneği yok!..
*
Mahalleye ihbar kutusu koy; komşu komşusunu gizliden ihbar etsin.. Komşusuna gıcıksa iftira denizinde boğsun!..
Üniversiteye burs sopası koy; slogan atanın bursu kesilsin.. Yürüyüş yapan okuldan uzaklaştırma alsın..
Nereye kadar?
*
Toplum gazını boşaltana kadar bu olacak, slogan atılacak, protesto eylemi yapılacak.. Bize özgü değil, gelişmiş diğer ülkelerde de aynı.. Bütün toplumlar zaman zaman buna ihtiyaç duyuyor..
Siyasal iktidarlar izin vermezse, baskı kurarsa, o hakkı tanımazsa..
Gaz sıkışması oluyor..
Tehlikeli olan o..
*
Ama kargaşa, kaos yaratmak isteyen provokatörler; senin ‘masumane’ dediğin ‘demokratik toplumun olmazsa olmazı’ dediğin, ‘anayasal hak’ dediğin, ‘toplumların ihtiyacı’ dediğin barışçıl eylemleri yörüngesinden çıkarabilir..
Başka mecralara taşıyabilirler..
Evet, doğru, yapabilirler.. Gençleri tahrik ederek istenmeyen olaylara zemin hazırlayabilirler..
Devletin görevi burada başlıyor zaten.. Onları tespit etmek.. Onları enterne etmek..
O görev eylem yapan, slogan atan üniversiteliye de düşüyor, maça giden futbol severe de..
Gaza gelmeyecek.. Hukukun sınırlarını zorlamayacak!..
*
Demem şu, aman sonbaharda eylem olacak paniğiyle kemeri fazla sıkmayın.. Başbakan Yardımcısı’na göre herkes zaten tef gibi gergin.. Provokatörlerin ekmeğine yağ sürmeyin..
Mesela, özel güvenliği kaldırıp üniversiteye polis sokma projesini rafa kaldırın..

Beşiktaş’ın tarihi ayıbı!..
İnönü Stadı yıkıldı, Beşiktaş ortada kaldı.. Galatasaray yok dedi, Fener mırın kırın etti..
Onlar da gidip Kasımpaşa ile anlaştılar..
Stadın adı; Recep Tayyip Erdoğan..
Kasımpaşa kulübü anlaşma yaparken şu şartı koymuş; her türlü siyasi içerikli slogan atılırsa sözleşme tek taraflı fesih olunur..
Yani kapının önüne koyarım, kendinize başka stat bulursunuz demiş..
Diyelim ki daha ilk maçta bir grup; her yer Taksim her yer direniş diye bağırdı..
Beşiktaş kapının önüne!..
Peki, Mısır’daki askeri yönetim aleyhine slogan atarlarsa..
Kahrolsun Sisi, Mursi’ye özgürlük diye bağırırlarsa!..
Yine kapının önü mü, göz yumulur mu?
*
Sözleşme kafadan sakat.. Bir kere halkı cendereye sokan sözleşme olmaz!..
Aslında resmen tahrik!..
Niye mi?
Bu işlerle ilgisi olmayan, hayatında siyasi slogan atmamış birinin bile aklına düşürür.. İnsanın slogan atası gelir..
Yasak caziptir!.. Yasak çekicidir!..
*
Bizim kulüp yönetimi de uyanık ya.. Taraftarı parayla tehdit ederek zapturapt altına alma yoluna gitmiş..
Kombine bilet alana taahhütname imzalatıyorlarmış.. Toplumsal, siyasi ve ideolojik olaylara sebebiyet verecek slogan atmayacağım diye!..
Atan olursa..
Polis tespit edecek, kulübe bildirecek, kulüp kombineyi iptal edecek, slogan atanın parası yanacak!..
Beşiktaş’ı düşürdükleri hale bakın...
*
Fenerbahçe de Galatasaray da kombine bilet satarken benzer bir taahhütname aldı mı?
Almadı mı?
Bu işi sadece Beşiktaş mı yaptı?
Ne kulübe yakıştı, ne semtin tarihine, ne çarşıya, ne pazara..
*
Beşiktaş’ın yıllardır söylediği bir marş vardır.. Eski bir devrimci marşın uyarlamasıdır..
Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
Bağımsızlık uğruna da
Al kanlara boyandık..
*
Beşiktaşlılar bu marşı; ‘Gün doğdu hep uyandık/statlara dayandık’ diye söyler..
Sorum şu; siyasi slogana girer mi, taahhütnameye aykırı mı?