RUHSATSIZ YUMURTA BULUNDURMA SUÇU

Artık bomba kadar tehlikeli. Mar-ketten aldın, yakalanmadan eve varıp sahana kırdın mı yırttın.

Bildiğimiz yumurta.. Sucuğun üzerine kırılan.. Omlet yapılan.. Rafadan yenilen..
Hani aşırı sıcaklarda asfaltta kırılıp, anında pişti diye haber yapılan var ya..
Artık bomba kadar, kitap kadar tehlikeli.. Marketten aldın, yakalanmadan eve varıp sahana kırdın mı yırttın..
Derin bi oh çek!..
Üzerinde çıkarsa cezalardan ceza beğen..
Hele olmadık yerde havaya kaldırırsan, yanmışsın!..
Milli birlik duygularını iki paralık edersin..
Bu yaşıma geldim bilmiyordum, meğerse yumurtayla milli birliğin acayip bağlantısı varmış..
Milli birliği acayip zedeliyormuş..
(Bizim milli birlik duygumuz da nasıl bir şeyse bi yumurtalık canı varmış.. Bu da ayrı mesele..)
*
Bugün pazar, dışarıya kahvaltıya gidersiniz diye uyarmak istedim.. Aman ha, sakın ha rafadan yumurta istemeyin..
Biri gelir yumurta istemekle amacın nedir diye sorarsa ne cevap verirsiniz!
*
Hele öğrenciyseniz yumurtayı unutun gitsin.. Maazallah, birileri gelir, buzdolabını açar dizi dizi yumurta..
Dertsiz başa dert..
Yumurtaları bulundurmaktaki amacını anlat anlatabilirsen..
Efendim, öğrenci adamız, kuru fasulye yapmak uzun iş, pahalı iş, akşam gelince kırıyoruz, yarım somun ekmek midemiz doyuyor lafları eskidi..
Şimdilerde külahıma anlat durumu var..
Hadi anlat!..
*
Eviniz bahçeliyse, tavuk besliyorsanız, bugünden tezi yok kesin, afiyetle yiyin.. Seri üretimden paçayı kaptırırsınız..
Ha molotof yapmışsın ha yumurta üretmişsin..
Aynı kapıya çıkar; ikisi de milli birliğin can düşmanı..
Vallahi artık yumurtaya da ruhsat şart.. Bulundurma ruhsatı, taşıma ruhsatı hangisini verirlerse..
*
Hafta sonu gırgırı olsun diye yazmıyorum..
Ankara’da bir öğrenci, Tarım Bakanı’nın katılma ihtimali olan etkinlikte yumurtayı havaya kaldırdı diye.. Hem yurttan atıldı.. Hem de devletten aldığı burs kesildi..
Milli birlik duygusunu zedelediği gerekçesiyle..
Bu sebeple yazıyorum..
*
Yazıyı bitirdim, kan ter içinde eve koştum, açtım buzdolabını, sekiz adet yumurta var.. Ev ahalisine çaktırmadım, canım yumurta çekti bahanesiyle, sahanda yumurta yaptım.. Ekmeği bana bana bi güzel yedim..
Kolesterolüm zıplamıştır ama olsun o kadar..
Hangisi daha tehlikeli!


Ortadaki kitle giderek daralıyor
Ortada dediğim, takım tutar gibi parti tutmayan seçmeni kastediyorum..
Geçmişte etkileri çok büyük olurdu.. Seçimi belirlerlerdi..
12 Eylül öncesinde iki uç olarak görülen CHP ile AP arasında bile geçişler yaşandı.. ANAP’tan DYP’ye ikisinden de Refah’a kayışlar olmadı mı?
1995 seçimleri tipik örnektir..
1991 ile karşılaştırın..
ANAP şakır şakır giderken 1989 yerel seçimlerinde yüzde 21’e düştü..
*
Geçişkenlik ortadan kalktı.. Seçimin sonucunu belirleyen ortada duran kitle daraldı..
İnsanlar daha fanatikleşti, daha keskinleşti..
Partilerin arkasındaki blok seçmen sayısı kemikleşti.. Vaatlere bakan, meydanlarda söylenenleri dinleyenler azaldı..
Şundanım kafamı kessen değiştirmem diyenler çoğaldı..
*
Bunları niye söylüyorum..
Liderler meydanlara çıktı.. Seçim beyannamelerini açıkladı..
Kaç kişi bakacak?
Meydanlarda söylenenler kaç kişiyi etkileyecek?
Ben size söyleyeyim.. Bir elin avucu kadar..
Kimse renk vermiyor ama büyük çoğunluğun oyu belli.. Küçük bir kitle dışında herkes hizalandı..
Bu iyi bi durum mu derseniz..
Değil..
Demokrasinin sağlığı açısından hiç değil..