RUS UÇAĞI İÇİN CAN YAKICI SORU

Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi’yi bilirsiniz..

İktidara yakınlığıyla bilinen, iktidarın nabzını en iyi tutan yazarlardan biridir.. İktidarın gerçekte ne düşündüğünü satır aralarında yansıtır..

Uçak krizinden sonra çok önemli üç yazı yazdı..

Birinci yazıda..(26 Kasım)

Uçağın düşürülmeden önce Rus uçağı olduğunun bilindiğini iddia etti..

Sınırımıza 10 mil yaklaşan uçaklar 2 ya da 3 kez uyarılıyormuş.. Uçak, Rusya ile ilişkilerimiz dikkate alınarak tam 10 kez uyarılmış..Rus uçağı olduğu için 5 milde vurulmamış, sınırımızı ihlal etmesi beklenmiş..

Rus uçağı sınırımıza yaklaştığı zaman uyarı hem pilota, hem de Rusların hava kontrol merkezine yapılmış..

Ulaştığı bilgiler böyleymiş..

***

İkinci yazıda..(8 Aralık)

Ankara’daki kuşkuları dile getirdi.. Bu işte bir bit yeniği olduğudüşünülüyormuş..

Uçağın görüntülerini izleyen bir yetkili; ‘Hava sahamızı terk etmek üzere olan uçak neden düşürüldü, ikna olamadım’ demiş..

Hakikaten.. Uçak sınırdan içeri doğru gelse, bizim topraklarımıza düşer, burnunu çevirmiş ki Suriye’ye düştü..

***

Üçüncü yazıda.. (9 Aralık)

‘Rus uçağı dürülmesinde gri noktalar var. Uçak düşürülmeden önce önleyici tedbirler uygulanamaz mıydı? Fiziki engellemeler yapılmadan önce tercihimiz neden uçağın düşürülmesi oldu?

Angajman kuralları gereği uyarılan uçak, hava sahamızı terk ettikten sonra, ikinci uçak hava sahamızdan çıkmak üzereyken neden vurduk?’

Diye sordu..

Meselenin bam teli burası...

Uyarılan uçaklardan biri hava sahamızı terk ediyor, öteki terk etmek üzeriyken vuruluyor..

***

Neden?

Ankara şimdi bu sorunun cevabını arıyor..

Biliyoruz ki; Ankara’nın hiç istemediği bi durum..

Rusya ile el sıkışmışken, yüksek düzeyde işbirliği toplantıları başlarken, IŞİD’in temizlenmesi konusunda mutabakat sağlanmışken, işler yolundayken..

Tam da IŞİD’e yönelik geniş çaplı operasyonun düğmesine basılacakken..

Bu emri kim verdi?

***

Gelen sinyaller o ki; İktidar..

Tezgâhtı.. Kumpastı..

Hedef Beştepe’ydi..

Rusya ile birbirimize düşürmekti..

Türkiye’nin Ortadoğu’da elini kolunu bağlamaktı..

Diye..

Faturayı birine kesecek.. Ön hazırlıkları yapılıyor..

Kesecek ama kime?

***

Keşke Başbakan o heyecanla ‘Vur emrini ben verdim, ben’diye hava atmasaydı!..

Hasar tespit raporu

Ankara’nın Rus uçağını bilerek, isteyerek düşürmediği belli.. Ya kaza..

Ya hakikaten tezgâh..

Çünkü uçağın düşürülmesiyle birlikte Ankara’nın planları boşa çıktı..

Ne mi onlar?

-En küçük ayrıntısına kadar planlanan Cerablus operasyonu yapılamadı.. Koalisyon güçleri havadan vuracak, yerel unsurlarla kara harekâtı yapılacak.. Sınırlı sayıdaki Türk ve ABD askeri destek verecek, IŞİD temizlenecekti..

Yattı..

-98 km genişliğinde, 60 km derinliğindeki alan güvenilir bölge olacaktı..

Yattı..

-PYD’nin Irak’ın batısına geçişi söz konusu olmayacaktı.. Azez ile Kobani birleşmeyecekti..

Şüpheli..

-Ocak ayında kurulacak Suriye masasına Türkiye ile Rusya iki dost ülke olarak oturacaktı...

Şimdi iki kavgalı ülke..

Rusya ve İran hayal kırıklığı!

Ankara’da derin hayal kırıklığı yaşandığı belli..

Gerçi Moskova’da da yaşanıyordur, zaten dile getiriyorlar.. Tam işler iyi giderken, tam işbirliği artarken neden uçağımızı düşürdüler diye soruyorlar..

Biz Ankara cephesinden bakalım..

Putin Ukrayna’ya müdahale etti.. Ukrayna’yı dize getirmeye çalıştı.. Kırım’ı ilhak etti..

Batı çok sert tepki gösterdi; ambargo uyguladı..

Ankara da tepki gösterdi ama ambargoya katılmadı.. Stratejik ortağım diyerek ticari ilişkilerini kesmedi..

***

Moskova’nın uçak krizini abartması, ekonomik ve insani ambargoya dönüştürmesi.. Vize koyması, Türk işçine engel çıkarması, Türk mallarını yasaklaması Ankara’da hayal kırıklığı yaşattı..

***

Tahran’la da benzer durum yaşanıyor.. Nükleer kriz sırasında Ankara, Tahran’ın yanında yer almıştı.. İran’a ambargo uygulanmasına BM’de ret oyu veren iki ülkeden biriydi..

Kabul edilemez bulmuştu..

Tahran’ın yanında yer almıştı..

İran şimdi kendisine ambargo uygulanmasına evet diyen Rusya’yla can ciğer kuzu sarması..

Ankara’nın ikinci hayal kırıklığı da bu..

DİĞER YENİ YAZILAR