SAVAŞ ÇIKARSA NE ZAMAN ÇIKAR

Kofi Annan’ın Esad’a verdiği süre bu sabah doldu.. Türkiye için ‘tehlikeli’ süreç başladı..
Niye mi?
Annan’ın planına göre, bu sabah itibariyle çatışmalar duracak.. Ne askerler şiddet uygulayacak ne muhalifler..
Esad, Annan’a yazılı güvence vermiş ama yine de hayal gibi..
Bugüne kadar 9 bin kişi öldü.. Bir şey olmamış gibi çatışmaların bu sabah itibariyle kesilmesini beklemek gerçekçi değil..
Esad, en küçük bir boşluk bırakırsa alaşağı edileceğini biliyor.. Orantısız güç kullanarak muhaliflerin üzerine gitme nedeni bu..
Yok etmek!..
Yok ederek Suriye’yi düzlüğe çıkarmak! Veya yok ederek ‘çatışmasızlık’ ortamı sağlamak!..
Düne kadar izlediği politika buydu.. Hız kesse bile elini tetikten çekmeyecektir..
*
Peki dünya ne yapacak?
BM Güvenlik Konseyi’nden Esad’ın nefesini kesecek bir karar çıkmaz..
Rusya ile Çin izin vermez..
Eskisi gibi durmuyorlar onlar da Esad’ın ‘palavralarını’ gördü denilecektir ama kazın ayağı öyle değil..
Esad’ın gitmesi bölgedeki bütün dengeleri altüst eder.. Türkiye’nin işine gelir, ama Rusya’nın işine gelmez..
*
Batı cephesine bakarsak bizim dışımızda bu işin üzerine ısrarla eğilen başka bir ülke yok..
Obama kasım ayındaki ‘başkanlık’ seçimine odaklandı..
Fransa’da ay sonu seçim var..
Bu iki ülkenin gündemi başka.. Çin ile Rusya zaten başka havada..
Bu sebeple Güvenlik Konseyi güvenliği sağlayamaz..
Türkiye için tehlikeli süreç başladı demem bundan..
*
Suriye ile uzun sınırımız var.. Şiddete maruz kalan muhalifler Türkiye’ye kaçıyor, Suriye askerleri kovalıyor..
Geçen gün sınırda yaşananları biliyoruz..
Bir daha aynısı tekrarlanırsa seyreyleyin gümbürtüyü..
*
Başbakan Erdoğan kendini fena halde bağladı.. Savaşırız sinyalini verdi..
Sınır provokasyona açık!..Türkiye’yi Şam’a doğru çekmek isteyen güçler, Türkiye’yi ateş çemberine sokmak isteyenler tahrik edebilir..
Tuzak kurabilir..
Başbakan da sözünü yememek için, sözünün altında kalmamak için ‘gerekeni yapın’ diyebilir..
Türkiye önce çatışmaya sonra savaşa girebilir..
*
Bu arada bizdeki savaş lobisini de yabana atmamak lazım.. Vuralım, kıralım, girelim yayınlarını başlattılar.. ‘Esad’a haddini bildirelim’ciler çoğaldı..
Son aşamaya ramak kaldı..
Savaş isteyenleri kahraman, karşı çıkanları Esad’cı, katliamcı, diktatör sevdalısı ilan edeceklerdir..
Bu tür yayınların, demeçlerin başladığı gün bilin ki silahlar patlayacak demektir..

Deniz Feneri referandum ürünü
Deniz Feneri iddianamesine tepki gösterenlerden biri de HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Bekaroğlu idi.. Bu dava yargıya müdahale olarak akıllara kazındı tweeti attı.
Liberal Demokrat Parti Başkanı Cem Toker durur mu?
Anında cevap vermiş..
Taşı gediğine oturtmuş.. Referandumda evet derken düşünecektiniz.. Millet ektiğini biçiyor, biçmeye de devam ediyor demiş..
Sanıkları kollayan iddianameyi ‘evet’ oylarının sonucu olarak göstermiş..

Başbakan’ın eşi de olsan!
Almanya Başbakanı Merkel, Alman hava kuvvetlerine ait uçakla Napoli’ye gitmiş, tatile..
Eşi Sauer aynı uçağa binmemiş.. Başka bir uçakla Napoli’ye gitmiş.. Orada buluşmuşlar..
Niye mi?
Yasaya göre başbakanın uçağına binen herkesin hazineye 1320 euro ödemesi gerekiyor..
Başbakanın eşi de olsa, çocuğu da olsa..
Sauer’e bu para fazla gelmiş.. 118 euro’ya özel bir havayolundan bilet alarak İtalya’ya gitmiş..
Ne diyelim..
Bir gün biz de demokrasinin o seviyesine gelir miyiz?