TERSLİK HALKTA MI MUHALEFETTE Mİ?

BİR ÜLKEDE.. Her 10 çiftçiden 9’u borçlu 3’ü icra takibinde, biri hapisteyse..
Bir çiftçi ailesinde baba ve iki oğlu hapiste, hakkında yakalama emri bulunan anne firardaysa..
Bir köye sarı taksi geldi mi köylüler kaçacak yer arıyorsa..
Bir ilçede kayıtlı çiftçi sayısı 17 bin, icra dosyası sayısı 16 bin ise..
Bir ilçenin ekim alanı 460 bin dönüm, bunun 350 bin dönümü ipotek altındaysa..
4 bin 500 kişinin yaşadığı beldede evlerin yüzde 90’ı ipotekliyse..
65 yaşındaki bir çiftçi ‘eskiden pamuk ve tütün zenginiydik, şimdi bankadaki bilgisayara adımız yazıldığı zaman kırmızı alarm çalıyor’ diye dert yanıyorsa..
Bir ilde ipoteksiz bir tek tarla bile kalmamışsa, sulama trafosu bile icralıksa..
Bir ülkede ikinci el traktör pazarı patlamışsa.. Traktörünü satan satanaysa..
(Vatan’ın tarımdaki sıkıntıyı ele aldığı araştırması şahaneydi.)
*
BİR ÜLKEDE..
Esnaf ha babam kepenk kapatmak zorunda kalıyorsa..
Küçük esnaf, bakkal, manav, kunduracı, ayakkabı tamircisi, berber, kırtasiyeci vb kaderine terk edilmişse..
Ayakta kalanlar evini zar zor çeviriyorsa.. Çocuğunu borçla okutacak hale gelmişse..
*
BİR ÜLKEDE..
Emek sömürüsü yapmakla suçlanan 1 milyon 300 bin TOBB üyesi sesini çıkaramıyorsa.. Haksız ithamlara boyun eğiyorsa..
Derdini anlatmaya çalışanlar bile aman ismimi yazmayın diye defalarca uyarmak zorunda kalıyorsa..
*
BİR ÜLKEDE..
Resmi işsizlik yüzde 14’ü, örtülü işsizlik yüzde 20’yi bulmuşsa..
Her dört gençten birinin işsiz olduğu resmen ilan edilmişse..
İş bulma umudunu kaybedenlerin sayısı her geçen gün artıyorsa..
İşsizlik yaşam biçimine dönüşmüşse..
*
O ÜLKEDE..
Muhalefet hâlâ yerinde sayıyorsa.. Tavan yapamıyorsa..
İktidarı zangır zangır titretemiyorsa..
Bir terslik var demektir..
Bir ayarsızlık var demektir..
Bi eksik, bi yanlış..
Sakat bi şeyler var demektir..
Esas soru şudur..
Terslik kimde!..
Halkta mı?
Muhalefet partilerin de mi?

BAŞKA BİR ARZUNUZ
Yandaş medya falan diyorduk ya..
O aşamayı geçtiler..
Eskiden Başbakan, AKP sözcüleri bir şeye kızdılar mı medyaya toplu halde kızarlardı..
Haberler çatardı.. Yorumlar çatardı..
Diyelim ki muhalefetten falancanın sözü iktidar tarafından beğenilmedi, toplu hücum başlardı.. O zaten şöyledir, böyledir diye o kişinin aklı sıra ipliğini pazara çıkarmaya çalışırlardı..
O defter kapandı..
Yandaş medya kendini iktidarın yerine koyup muhalefete cevap vermeye başladı..
*
CHP, AKP’ye anayasa değişikliği konusunda birtakım öneriler götürmüş, şu maddeleri paketten çıkaralım demiş..
Yeni Şafak çakmış manşeti..
Başka bir arzunuz!..
Habere baktım, bu lafı eden bir tek AKP’li yok.. Yeni Şafak iktidar sözcüsü olarak cevap vermiş!

BİRİNCİ YILINDA KÜRT AÇILIMI NE HALDE..
Bir yıl önce.. Martın 10’uydu..
Cumhurbaşkanı Gül Tahran’a uçarken Kürt sorunuyla ilgili olarak önümüzdeki günlerde çok iyi şeylerin olacağını müjdeledi..
Kürt açılımının düğmesine o an basıldı..
Başbakan bunun barış ve kardeşlik projesi olduğunu ilan etti..
*
Gerisini biliyorsunuz.. Hükümet toplantı üzerine toplantı yaptı.. Aydınları topladı, kendi milletvekillerini topladı, ses sanatçılarını topladı, kadın örgütlerini topladı, sinema sanatçılarını topladı..
Önümüzdeki günlerde yazarları çizerleri de toplayacak..
Açılımı anlattıkça anlattı.. Ama somut hiçbir şey yapmadı..
*
Peki gelinen nokta ne?..
Bu sorunun yanıtını aylar önce AKP’li eski bakan, milletvekili Başesgioğlu vermişti..
Açılım mimarlarına..
Türk’ü Kürt’e..
Kürt’ü Türk’e ters bakar hale getirdiniz demişti..
BDP Genel Başkanı Demirtaş da benzer şeyler söylemiş..
Dediği şu.. “İki tarafta da öfkeli gençlik var.. Bir tarafta açılımın anlatılmamasının yarattığı travma, diğer tarafta açılımın gerçekleşmemesinin yarattığı hayal kırıklığı var.”
*
Açılımda son nokta budur..
Haa bir de Ahmet Türk’e polislerin gözü önünde atılan yumruk var!..