Tuhaf!..

Çok tuhaf şeyler oluyor.. Belki normaldir ama bana tuhaf geliyor..
Arınç’a suikast girişimi iddiasının ortaya atılmasından sonra koparılan fırtınaya bakın..
Dehşet!..
Önce adres yazılı kâğıt var dendi.. Binbaşı su isteyip imha etmek için ağzına atarken polisler üzerine atladı kâğıdı aldı diye haberler uçuruldu..
Sonra başka krokilerden bahsedildi.. Meclis Başkanı Şahin’in evinin ayrıntılı krokisi çıktı denildi..
Dört gün boyunca dehşetle izledik..
Gözaltına alınan 8 askerin tümü serbest kaldı..
5’i savcılıktan..
3’ü mahkemeden..
Suç unsuruna rastlanmamış! Askerler dün Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndaki görevlerine dönmüşler..
İşbaşı yapmışlar anlayacağınız..
Tuhaf bir durum değil mi?
Yoksa bana mı tuhaf geliyor!..
İfadelerinde; ‘peşinde olduğumuz kişiyi uzun süredir izliyorduk, elimizde yazılı adres falan da yoktu, görev emrimiz var’ demişler..
Olayın patladığı gün.. Suikastçılar bu kadar salak mı diye sormuştum.. Üç kelimelik adresi ezberleyememişler de kâğıda mı yazmışlar!..
Galiba hâkime ifade verirken kendileri de aynı şeyi söylemişler..
Bir adresi aklımızda tutamayacak kadar salak mıyız demişler..
Peki, yutarken ağızlarından alındığı iddia edilen ıslak adrese ne oldu?
Tutanağa geçmişti!..
O var..
Var da Albay ‘bana ait değil. Cebime koymuşlar’ gibi bir laf etmiş!
Tuhaf değil mi?
Yoksa bana mı tuhaf geliyor!..
* * *
Yargı süreci tamamlanınca doğrusunu eğrisini öğrenecek miyiz?
Yoksa tuhaf bir mesele olarak mı kalacak!
Öyle kalırsa ‘çok tuhaf’ olmaz mı?



Cumhurbaşkanı kime kızdı..
Son yıllarda yeni bir âdet başladı.. Bir iddia ortaya atıldığı zaman anında doğru kabul ediliyor.. O kişinin bulunduğu kurumla irtibatlandırılıyor..
Kurumsal havası yaratılıyor.. Bununla da yetinilmiyor..
Defterler açılıyor..
Eski karanlık dosyalar bulunuyor..
Acaba bu işler de mi onların işi demeye getiriliyor..
Taktik bu..
* * *
1993 yılında Bingöl’de şehit edilen 33 er için de acaba ‘derin devletin’ işi denilmedi mi?
Tokat saldırısı da öyle..
‘Asker askeri vurmuş olamaz mı’ havası yaratılıyor..
* * *
İşte son olay.. Arınç’a suikast iddiasıyla gözaltına alınan askerler Özel Kuvvetler’in bünyesinde görev yaptığı anlaşılınca neler yazılmadı neler..
Çamur at izi kalsın taktiği..
Hedef, anında Özel Kuvvetler!
2001 yılında öldürülen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan’ı da Özel Kuvvetler’e bağlı timin öldürdüğü iddia edilmedi mi?
Bağlantıya bakın!..
* * *
Kim söylüyor?.. Adamın biri.. Özel Kuvvetler’e tercümanlık yapıyormuş.. 20 kişilik C timiydi, onlar vurdu demez mi?
Sonra ne olmuş?
Hepsi uçak kazasında ölmüş!
Hizbullah’ın günahını almışız yani..
Özel Kuvvetler, Hizbullah’la mücadele eden Diyarbakır Emniyet Müdürü’nü niye vursun diye soran yok..
* * *
Bu duruma Cumhurbaşkanı Gül de dün isyan etti..
Gaffar Okkan suikastına da değinerek..
“TSK’ya lüzumsuz, haksız yakıştırmalar yapılıyor.. Ölçüsüz, rahatsız değerlendirmeler yapılıyor” dedi..
Cumhurbaşkanı haklı!
Bu tür yayınlar ordu yıpransın diye yapılıyor da kim yapıyor?
Gazete arşivlerini önümüze koyalım mı?