Başbakan önceki gün Kocaeli’nde  işadamlarına, sivil toplum kuruluşları temsilcilerine hitap etti..

Televizyondan izledim.. Miting meydanındaki gibi bağıra çağıra konuşmadı..

Türkiye’nin durumunu tane tane anlattı..

Ortaya koyduğu tabloya bakılırsa ekonomi uçmak üzere..

***

Yüzde 5 büyüdüğümüzü söyledi.. Son çeyrekte yüzde 7’yi göreceğimizi iddia etti..

Avrupa’nın iki katı büyüyoruz dedi.. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 13. ekonomisi olduğumuzu söyledi..

Avrupa’da altıncı  sıradaymışız, beşinciliğe yükselmişiz.. İspanya’yı geçmişiz..

Havacılıkta dünyanın en büyük 11. ülkesi olmuşuz..

Alt yapı ve yol klasmanında 13. sıraya yükselmişiz..

Bu iki alanda 1923 hedeflerini yakalamak üzereymişiz..

***

Soru şu..

Bu kadar iyi durumda olan bir ülke.. Beş yıl sonra (2023’te) dünyanın iyi 10 ekonomisine girmeyi hedefleyen iktidar.. Beş yıl sonra  kişi başına gelirin 25 bin doları bulacağını iddia eden iktidar..

Vergiyi yüzde 40 arttırmaya kalkar mı?

2001 krizinde bile bu kadar vergi artışı olmadı..

Gelişmiş ülkelerde böyle bir örnek var mı? Fransa’da, Almanya’da, İngiltere’de, ABD’de vergiler yüzde 40 artıyor mu?

Hayır!.

***

Hayırsa biz de niye artıyor..

Büyümede dünyayı solladık gidiyoruz.. Avrupa’nın iki katı büyüyoruz ama vatandaşın sırtına yükü bindikçe bindiriyoruz..  Neden?

***

Başbakan çok ciddi ihtiyaçların olduğunu söyledi.. O zaman önce kamu tasarruf yapsın.. Bakanlar artık THY’ye binmiyor.. Hepsinin altında özel uçaklar..  Kamu Mercedes cenneti  oldu..

Temsil ve tanıtım harcamalarına bakalım.. Geçen yıl 280 milyon lira ödenek ayrılmış kamu 360 milyon harcamış..

Neyin tanıtımıymış bu?

2006’da temsil ve tanıtım harcaması 56 milyon liraymış.

10 yılda 360 milyona çıkmış.. Nerden nereye..

***

Hazinenin paraya ihtiyacı varsa önce kamu tasarruf yapacak.. Sonra vatandaştan fedakarlık isteyecek..

Oyunun kuralı bu..

Sınavın içinden çıkamayacaklar 

Cumhurbaşkanı TEOG kalksın deyince TEOG kalktı,  alelacele yerine bir sistem monte etmek isteniyor.. İddia ediyorum seneye yine değiştirecekler.. Olmayacak bir sonraki sene yine değişecek..

Çünkü getirmek istedikleri sistem  kafadan sakat..

***

Dört yılın ortalaması alınacak.. Sekizinci sınıfta ucu açık yazılı sınav yapılacak.. Bu sonuç dört yılın ortalamasıyla birleştirilecek.. Falan filan..

Sakatlık neresinde diyeceksiniz?

BİR:  Ucu açık soru sistemi tartışma yaratacak.. Velilerin de öğrencilerinde içine sinmeyecek.. İtirazlar olacak..

İKİ:  Her yılın ortalamasının alınması söylentileri körükleyecek..  Torpil iddiası,  öğretmene mahalle baskısı, öğretmenler arasındaki değerlendirme farkı  tartışmayı alevlendirilecek..

ÜÇ:  Okullar arasındaki kalite ve eğitim farkı  notlarda etkili olacak.. O notlar hep şaibeli kalacak.. 

DÖRT:  Bütün okulların seviyesinin bir anda  yükseltilmesi mümkün değil.. Ama iyi okulların seviyesinin düşürülmesi mümkün.. Eşitlik için bu yolun kapısı açılacak..

***

Sonuç; sistem şaibeye açık..   İddia ediyorum; gümbürtü kopacak...