ÜÇ SIFIRIN SAHA ARKASI

Digitürk davet edince.. Sordum soruşturdum.. Daha doğrusu onay aldım..
Hasan Abi’ye (Cemal) mesaj attım.. Dedim ki; abi, Cimbom’un peşine takılıp Madrid’e gidiyorum doğru mu yapıyorum?
Cevap geldi..
Doğru yapıyorsun.. Ben de gidiyorum..
Galatasaray’ın peşinde Avrupa’yı karış karış gezmiş Hasan Abi’nin vardır bi bildiği diye yola düştük..
Ne de olsa UEFA kupası tanıklığı var..
Lafı evelemeden söyleyeyim.. Galatasaray’ın iyi sonuçla döneceğini tahmin etmiyordum, meğer Galatasaraylılar da tahmin etmiyormuş..
Anlatacağım.. Önce genel havayı özetleyeyim..
*
Madrid’in iki önemli meydanı sabahın erken saatlerinden itibaren ele geçirildi.. Öğlen saatlerinde mutlak hakimiyet sağlandı..
Türkleştirildi..
Cafede oturup birasını yudumlayarak büyük şölene katılmak isteyenler Plaza Mayor meydanını seçti.. Meydan meydan da dört tarafı binayla çevrili.. Dış dünya ile bağlantısı kopuk.. Kendin çal kendin söyle hesabı..
Madridlilere hava atılacak yer değil..
Bu vaziyeti gören..
Gözleri korksun, biz buradayız haykırışı yapmak isteyenler Puerta del Sol meydanında toplandı..
Patırtı gürültü de orada çıktı..
Yok yok, İspanyollarla değil.. Onlar zaten ortada yoktu.. Başlama düdüğüne on dakika kala kafalarını çıkardılar..
Sokaklarda görmedik, seslerini duymadık.. Nereye gitsek, hangi cafeye otursak sarı -kırmızıydı..
Maçtan önce stadın çevresi de..
Başlama vuruşuna bir saat on beş dakika kala kapılar açıldı.. Sadece Galatasaraylılar vardı.. O dakikalarda Real Madrid’i taşıyan otobüs geldi, onlarca kişi otobüsün peşinden koşarak ‘yuh’ çekti..
Adamlar aynı muameleyi ısınmak için sahaya çıkarken de gördü.. Tribünlerde sadece Galatasaraylılar olduğu için göğe ıslık ve yuh sesleri yükseldi..
Real Madrid kendi sahasına gelirken, kendi sahasına ayak basarken, rakip tarafından herhalde ilk defa protesto edildi..
Barnebau’da yuhalandılar!
Islıklandılar..
*
Şunu da söyleyeyim.. Galatasaray yalnız değildi.. En büyük destek Atletico Madrid taraftarlarından geldi..
Maç öncesi, kulübün radyosu; ruhsuz Real Madrid’e Galatasaray taraftarı gereken cevabı verdi demiş!..
Nereden mi biliyorum?
Bizi dolaştıran araç sürücüsü Atletico Madridliydi.. Dolayısıyla Real düşmanı..
Biz kızıyoruz ya.. Milli meseledir, birlik olalım diye nutuklar atılıyor ya..
Haybeye..
Dünya böyle.. Şoför söyledi; bizimki bir şey mi git Barcelona’ya tamamı Galatasaraylıdır dedi..
Biliyorum ki..
Çarşamba akşamı milyonlarca Fenerbahçeli Real’i..
Dün akşam da milyonlarca Galatasaraylı Lazio’yu tuttu..
İşin güzelliği de bu zaten..
*
Yazının başına dönersek.. Galatasaraylıların da umudu yoktu dedim ya..
İzah edeyim..
Beşiktaşlıyım diye Ali Atıf Bir Hocam içimizdeki İrlandalı diye yazmış..
İhbar ediyorum, durum şuydu..
On iki kişilik kafileydik.. Aramızda maç toto oynadık.. İki kişi hariç, en tutkun Galatasaraylılar bile Real’e para yatırdı.. Beklenen Cimbom’un bir gol atmasıydı, berabere kalması değil.. Bakın yenmesinden söz etmiyorum..
3-0’ı bilenin adını söylemeyeceğim.. Çok ünlü Galatasaraylı..
Ben bile daha umutluydum.. 3-1’e oynadım..

Madrid’in Türkçe konuşan dilencileri
Ola ola.. Yardım et bana abi..
Duyunca kalakaldım.. Madrid’de sokak ortasında Türkçe konuşan dilenci!..
Şaka gibi..
Öteki köşede karşıma biri daha çıktı..
Abi bi ekmek parası..
Beri köşede bir başkası..
Abi karnım aç..
Türkçe dilencilik yapan sekiz on kişiye rastladım.. Maç için Madrid’e gelen Türklerin peşine takılmışlardı.. Tam çete hali!..
Abi bi ekmek parası..
Sordum tabii.. Bulgaristan’dan gelmişler.. Bulgar Türk’ü.. Avrupa Birliği’ne girdiler ya.. Vize mize derdi yok..
Çete reisi atmış bunları arabaya doğru Madrid’e.. Bütün köşe başlarını tutmuşlar..
Abi karnım aç..
Eli açık, gönlü temiz insanlarız.. Kenara çekildim izledim.. Git kardeşim işine diyen pek çıkmadı. Herkes elini cebine attı.. 50 sent, bir euro ne çıkarsa!.