ÜNİVERSİTEDEN CEZAEVİNE..

Bir ara ileri demokrasi lafı çok modaydı.. Hükümet adamları, iktidarı destekleyen TV yorumcuları, her iki cümlede bir ‘ileri demokrasi’ sözünü kullanırdı..
‘Özgürlük alanının genişletilmesi’ tanımı da kullanılırdı, ama ileri demokrasi kadar popüler değildi.. İleri demokrasi kulağa daha hoş geliyordu..
*
Tedavülde kalması fazla uzun sürmedi.. İktidar adamları ağızlarına almaz oldular..
Çünkü mevcut durumla ileri demokrasinin uzaktan yakından ilgisi yoktu..
Rakamlar yalan söylemeyeceğine göre, ileri demokrasiden bahsedilecek bir durum kalmamıştı..
Aksine..
Geri vitese takmıştık..
*
Bu geriye gidiş en çok üniversitelileri vurdu.. Kafalarını kaldırsalar tepelerine disiplin yönetmeliği bindi..
Okul kantininde yeni açılan kuru fasulyecinin broşürünü dağıtmaya kalkan bir hafta okuldan uzaklaştırmayı göze almalıydı..
Sonunda o da broşürdü işte!..
Slogan attın mı bir ay, yürüyüşe katıldın mı altı ay.. Harçlara yapılan zammı protesto etmek bile suç sayıldı..
En ağırı pankart açmaktı..
Pankartın ucundan tutun mu devreye polis giriyordu.. Savcı, hâkim falan doğru cezaevi..
Terör örgütü üyeliğinden!..
Son vaka; geçen gün tahliye edilen Fransız Sevil.. Örgütten beş ay yattı.. Niye tutuklandı, beş ay sonra ne değişti de salıverildi, anlayan beri gelsin..
*
Türkiye’nin bir yığın sorunu var; ama üniversiteli tutuklular, üniversiteli mahkzmlar gibi ciddi bir sorunu daha var..
Adalet Bakanlığı soru önergesi üzerine rakamı açıkladı..
2824 kişiler..
Son altı ayda tutuklananlar bu sayının içinde değil..
3000 bini aşmış mıdır?
Şimdi diyecekler ki onlar öğrenci oldukları için tutuklanmadılar.. Terör örgütü üyesi olmaktan tutuklandılar..
Örgüt üyesi olarak ne yapmışlar?
Bir kısmı konsere gitmiş; Grup Yorum’a!
*
Mesele şu.. Bu gençler sudan sebeple terörist ilan edilmişse, sorun.. Ellerine silah alıp dehşet saçmışlarsa, daha büyük sorun..
Onları terörist yapan ne!

Eyvah! Topbaş da ‘Ustalık Dönemi’ için aday
İstanbul Belediye Başkanı Topbaş’ın demecini okuyunca eyvah dedim..
Gayrı ihtiyarı!..
Topbaş yeniden aday olacağını açıklamış.. Yok yok, yeniden aday olacağı için eyvah demedim.
Ustalık dönemi için yeniden adayım dediği için eyvah dedim..
*
Ustalık dönemleri bize yaramıyor.. Başbakan ustalık dönemine geçti, çıraklık dönemini mumla arar olduk.. Bu işi bilen herkese sorun.. 2003-2006 arası mı iyiydi, 2011’den sonrası mı?
Biri çıraklık dönemi..
Öteki ustalık..
Birinde Türkiye’yi değiştiren, demokratikleştiren, Avrupa’ya sokmaya çalışan bir iktidar vardı..
Ötekinde muhafazakârlaştıran iktidar var..
*
Topbaş Başkan da ustalık döneminde değişmesin.. Allah’ı var birçok şey yaptı, ama kabul edelim ki İstanbul onun zamanında güzelleşmedi.. Dubai’ye benzedi..
Ustalık dönemi için korkum bu..
*
Bir de şu var.. ‘Ustalık’tan ağzımız yandı!

İktidar, 1 Mart için ne düşünüyor?
Dün Kandil 1 Mart tezkeresinin ürünüdür demiştim.. Reddedilmeseydi, o dağ PKK üssü olmayacaktı..
Haklısın diyen de oldu, ABD’liler gelip bir daha çıkmazdı, bizi böler parçalarlardı, PKK biterse yerine başka bir şey bulurlardı diyen de..
Biz kendi aramızda konuşuruz, tartışırız.. Benim merakım şu, iktidar ne düşünüyor? Aradan 11 yıl geçti; iyi mi oldu diyor, keşke mi diyor?
Keşke geçseydi!
*
Erdoğan o zaman başbakan değildi, ama tezkerenin geçmesi için çok uğraştı.. Gül, başbakandı, altına imza attı..
İşler iyi gidince fikir değiştirdiklerini biliyoruz.. 180 derecelik dönüş oldu.. Başbakan bir konuşmasında 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden övgüyle söz etti..
Ama o durum da geride kaldı..
İşler değişti.. Ben şimdi ne düşündüklerini merak ediyorum.. Bu hali görünce!..