YARGIYA AVUKAT TRANSFERİ!..

Başbakan, dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile yaptığı konuşmayı doğruladı..
Doğrulamakla kalmadı, doğal olduğunu söyledi..
‘Adalet Bakanım ile görüşmem gayet doğal.’
Başbakan, Bakanı’ndan ne istiyor?
SPK ile Aydın Doğan arasındaki davayı takip etmesini..
Bakın.. Adalet Bakanı ile görüşmem doğal demiyor..
Adalet Bakanımla diyor; kendi Adalet Bakanı’yla..
Benim, senin, bizlerin Adalet Bakanı değil mi?
Kendi Adalet Bakanı olduğu için davayı takip etme direktifi vermeyi de doğal buluyor.. Benim Bakanım değil mi istediğim işi takip ettiririm havasında..
Burası sorunlu ama esas sorunlu kısım bu değil.. Başbakan, Adalet Bakanı’na ‘SPK’nın bunların kesinlikle mahkum olması lazım’ dediğini aktarıyor..
Bu konuşmadan şunu anlıyorum..
SPK Başkanı Başbakan’ı aramış.. Bunların mahkum olması lazım Adalet Bakanınızı bir arasanız, bir şeyler yapsa demiş..
Herhalde böyle olmuş!..
*
Konuşmanın daha da vahim, daha da dehşet bölümü var..
Sadullah Ergin avukatlıktan gelen 2000’e yakın arkadaşlarının sisteme transfer olduğunu söylüyor..
Bu sözün de anlamı şu..
Kendi yargımızı oluşturuyoruz..
Kendilerine yakın, kendilerinin sözünü dinleyecek 2000 yeni savcı ve hakim..
Meğer, avukatlara hakim ve savcı yolunun açılmasının sebebi buymuş..
*
30 Mart’tan sonra Yargıtay ve Danıştay yasalarında da değişiklik yapılacak..
Yüksek yargı sistemine de yeni kişiler sokulacak..
Sorum basit..
Bu yargı sistemine güvenebilir misiniz?
Bu yargının adil karar vereceğine inanır mısınız?
Türkiye’de yargı var diyebilir misiniz?

Türkiye eğlenceli

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü şöyle demiş..
‘Türkiye raportörüyseniz bir anınız bile sıkıcı geçmez.’
Dışarıdan bakınca eğlencelidir..
Ama bir de gel bize sor..
*
Tuzu kuru olanlar için hava hoş.. Her gün yeni bir skandal patlıyor, kurumlar altüst ediliyor, ithamdan, iddiadan geçilmiyor..
Siyasetçiler akla hayale gelmeyecek sözlerle birbirini suçluyor.. Devletin çivisi çıkmış.. Devlet otobüsü çıktığı yolda tam gaz gidiyor ama..
Bir gün çamurluğu düşüyor.. Öteki gün tamponu..
Freni derseniz o çoktan patladı..
Araba ya duvara toslayacak ya da biri el frenine asılacak; tepetaklak..
*
Bu duruma dışarıdan bakarsan eğlenceli.. Bakalım bugün neresi dökülecek diye heyecanla beklersin..
Canın sıkılmaz..
Ya otobüsün içindeysen!..

Çözüm belli: Toplu tahliye

Cumhurbaşkanı onayladı, özel yetkili mahkemeler kapatıldı..
Çift başlı yargı sistemine son verildi..
Sorun bitti mi?
Hayır.. Özel yetkili mahkemeler ellerindeki dosyaları ağır ceza mahkemelerine devredecek..
Bu kez başka sorunlar çıkacak..
Ağır ceza mahkemeleri yıllardır süren davalara sil baştan nasıl bakacak?. Yüzlerce dava var.. Binlerce belgeyi, ifadeyi, tapeyi nasıl okuyup değerlendirecek..
Dosyalara vakıf olmaları kaç aylarını alacak..
*
Ağır ceza hakimleri bu işin altından nasıl kalkacağız diye karar kara düşünüyormuş.. Geçen gün toplantı yapıp çözüm aramışlar..
Çözüm belli..
İstisnasız herkesi tahliye etsinler.. .
Sonra dosyaları tek tek incelesinler, davalara kaldığı yerden devam etsinler..
Bunu yapmazlarsa daha büyük mağduriyetler yaşanacak..

Makbuzsuz paralar

Başbakan, Gülen cemaatini kastederek makbuzsuz para topladıklarını söyledi..
Bu paraların akıbeti belli değil, hesabını soracağız dedi..
Tabii ki hesabını sormalı.. Ama bu iddia yeni değil..
Perşembe toplantılarının yapıldığı, o toplantılarda para toplandığı yıllardır iddia edilir..
Başbakan yeni duymuş olmalı!..
*
Bırakın makbuzsuzu yardım amaçlı olsa bile izinsiz para toplamak suç..
Diyelim ki; çaresiz bir hastaya yardım kampanyası açtınız..
Diyelim ki; bir okulun yapımı için para toplayacaksınız..
Her neyse.. Valilikten izin almak zorundasınız.. Ya makbuz karşılığı para alacaksınız ya da bankada hesap açıp oraya yatırılmasını isteyeceksiniz..
Valilik toplanan parayı da.. Paranın nereye gittiğini de denetleyecek..
Sistem bu..
*
Peki buna uymayan var mı? Açık açık makbuzsuz para toplayan?
Var..
Diyanet..
Her cuma, bir vesileyle cemaatten para istenir.. Cami çıkışına bir kutu konur, para toplanır..
Makbuzsuz..
Her hafta tüm camilerden ne kadar para toplandığını, o paraların nereye gittiğini kimse bilmez..
*
Bu cuma da aynısı olacak..
Başbakan’a duyurulur..