YASAKÇI ZİHNİYET YENİDEN HORTLADI

İktidarın twitter’a kilit vurması vahim.. Nasıl bir ülke istediğinin en açık, en bariz göstergesi..
Ama daha vahimi var..
Yasağın alkışlanması..
Oh be, dünya varmış be diye desteklenmesi..
İyi oldu diye methiyeler düzülmesi..
Yasakçı zihniyetin yeniden hortlaması..
*
Twitter gibi paylaşım sitelerinin ne kadar önemli olduğunu Gezi Parkı protestoları sırasında gördük.. İlk geceyi hatırlayın.. Polis orantısız güçle ortalığı gaza boğarken televizyonlar duyurmadı..
Resmen yok sayıldı..
İnsanlar Taksim’de ne olup ne bittiğini sosyal medya üzerinden öğrendi..
Başrole twitter oturdu..
Kapalı toplum olmaktan twitter sayesinde kurtulduk..
İktidar gıcık oldu tabii.. ‘Twitter’ı günah keçisi haline getirdi..
*
Twitter, 17 Aralık’tan sonra da önemli rol oynadı.. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna karşı iktidar karartma politikası izlemeye başlayınca..
Soruşturmayı durdurma çabasına girince.. O güne kadar elde edilen yasal belgeleri, tapeleri gizlemeye çalışınca..
Fezlekeleri Meclis’ten kaçırınca..
Devreye twitter sokuldu.. Sosyal medya kullanıldı.. Youtube üzerinden yayına geçildi..
İktidarın öfkesi ikiye katlandı..
Yasa dışı yollarla dinlenen bazı telefon görüşmelerini savunacak halim yok.. Bu yöntemin demokrasiye açık bir tehdit olduğunun altını ısrarla çizerim.. Çok partili yaşamı kelepçeler..
Ama maalesef nelerin döndüğünü..
Türkiye’nin nasıl yönetildiğini, ne tür yasa dışı emirler verildiğini, hukukun nasıl katledilmeye çalışıldığını bu sayede öğrendik..
*
Neyse asıl meselemiz bu değil..
Asıl meselemiz yasakların desteklenmesidir.. Yasakçı anlayışa prim verilmesidir..
Daha fazlasının istenmesidir..
Muhafazakâr kitlenin kandırılarak yasakçı, otoriter Türkiye’nin inşasına soyunulmasıdır..

Kanunsuz ama kapalı

Cumhurbaşkanı’na twitter yasağı soruldu..
Cumhurbaşkanı; ‘Kapalı diyorsunuz ama kapalı değil’ dedi..
Kapalı..
İlk gün yan yollardan giriliyordu, onun da önü kesildi.. Dün iyice mühürlendi..
Cumhurbaşkanı şunu da söyledi; ‘Bu tip platformların kapatılması kanunen mümkün değil.’
Demek ki; ortada kanunsuz bir durum var..
Demek ki; yasak kanunsuz..
Bu tespiti yapan devletin bir numarası.. Devletin başı..

Meydanlar gerçekse yüzde 50 demektir

Başbakan Erdoğan gittiği her meydanı dolduruyor.. İstanbul’da mitingini gördük.. Yenikapı’da denizi doldurarak yapılan meydan hıncahınç doluydu..
Sayıyı kestirmek zor.. 1 milyondan fazla kişinin olduğu söyleniyor.. Belki de 1.5 milyondur..
Böyle miting düzenlemek az buz iş değildir..
Başbakan sadece İstanbul’da böyle bir miting yapmadı.. Sadece İstanbul’da meydanı doldurmadı..
Ankara’da aynıydı, Antalya’da, Mersin’de..
Gittiği diğer kentlerde de.. Bugüne kadar yaptığı 46 miting de doluydu..
*
Eğer meydanlar taşıma değilse.. Eğer meydanlar samimiyse.. Eğer meydanlar başka faktörler devreye sokulmadan dolmuşsa..
AKP’nin yine yüzde 50’yi bulması lazım..
Bir haftadan az kaldı.. Pazar akşamı meydanların dilini göreceğiz..

Misyon bildirisi kâğıt parçası oldu

Zaman gazetesi ile Star gazetesi kapıştı..
Zaman’ın başında olan Ekrem Dumanlı, Star’ı yöneten Mustafa Karaalioğlu’nu suçluyor..
Bu ne biçim gazetecilik..
Bu ne biçim habercilik diye kızıyor..
Üretilmiş haberler yapıldığını söylüyor..
Karaalioğlu’nun gazetesi de ‘Eyy Dumanlı’ diye başlayan cümlelerle cevap veriyor..
Aralarına kara kedi girdi..
Düne kadar omuz omuza yürüyorlardı..
Medyanın kalite standartlarının yükselmesini teşvik etmek, desteklemek ve yönlendirmek için dernek kurmuşlardı..
Medya Derneği..
İkisi de başkan yardımcısı..
Şimdi birbirlerini kalitesiz yayın yapmakla suçluyorlar..
Nerden nereye..
*
Devreye başkanları girse.. Aralarını bulsa, yeniden kaliteli(!) yayıncılığa dönseler..
Başkanları kim?
12 yıldır sadece muhalefeti eleştirmekle dünya rekoruna imza atan karikatürist.. Pardon bir kere zammı yaptı diye; Başbakan’ı elektrik çarptı demişti ya.. O son oldu..
Tarafsızlığa, kaliteye çağırmaya mecali yok ki..
Kısaca.. Medyaya ayar çekmek için kurdukları dernekleri ellerinde patladı.. Yayınladıkları misyon bildirisi kâğıt parçasına döndü..