YERİ GELMİŞKEN MEDYAYI DA TARTIŞALIM..

Otoriter rejime mi gidiyoruz polemiğiyle birlikte hayırlı bir gelişme oldu.. Ağır ağır da olsa medyanın tutumu sorgulanmaya başlandı..
Yapılan haberler.. Atılan manşetler..
Yazılan yorumlar tartışılıyor.. Özellikle AKP yanlısı medyanın halleri!..
Çok olumlu bir gelişme..
*
Bu konuda defalarca yazı yazdım..
Başbakan birine kızdığı zaman neden toplu halde kızıyorsunuz dedim..
Neden Başbakan’ın kızdığı kişi hakkında ‘zaten şöyleydi, zaten böyleydi’ diye yayın yapıyorsunuz dedim.. Yanıt alamadım..
*
En tipik örneği Cindoruk haberleridir.. DP’nin başına geçeceği, ANAP’ı da aynı çatının altına alacağı haberleri çıktıktan sonra acayip bir kampanya başlatılmıştı..
Manşetten!..
Neredeyse Ergenekoncu diyeceklerdi..
Niye mi?
Ya tutarsa.. AKP’ye, Erdoğan’a rakip olursa diye..
Bırak o AKP’nin işi!..
Olmaz!..
*
Gazetecilik adına sıkıntılı durum bazı yayın organlarının siyasi iktidarın medya ayağı gibi çalışmasıydı..
Güncel olaylardan bir örnek..
HSYK, sekiz aydır Yargıtay’a üye seçemiyor.. Boş üye sayısı 34’e çıkmış.. Çeşitli iddialar var; Bakan, kendine yakın isimleri seçtiremeyeceğini anladığı için seçimi engelliyor diyorlar..
Doğru, yanlış.. Ama bir şeyler oluyor..
AKP’ye yakın bir gazeteyi açıyorsunuz karşınıza şu satırlar çıkıyor..
“Hükümet, HSYK üyelerinin sadece Yargıtay, Danıştay ve Cumhurbaşkanı’nca seçilmesi ilkesini değiştirerek, seçimde daha farklı organları devreye sokmak istiyor. Hükümet birinci sınıf hâkim ve savcıların da seçilmesini sağlayacak reform hazırlığında. Reform gerçekleştikten sonra Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ve Teftiş Heyeti de HSYK’ya bağlanacak”
*
Yargıtay için neden seçim yapılmadığını anladınız değil mi?
HSYK’nın yapısı değiştirilecekmiş..
Bunu kim söylüyor?
AKP’ye yakın yazar.. Seçim neden yapılmıyor diyenlere de kızıyor..
Sormak lazım..
Hükümet sözcüsü müsün?
*
Bir örnek daha..
56 hâkim ve savcı Adalet Bakanlığı müfettişlerinin kararıyla aylarca dinlenmiş ‘bu işte bir sakatlık yok mu’ diyorsun..
AKP’li yazarlardan yanıt geliyor..
Ergenekon savcılarının isteği üzerine dinleme yapıldı..
Bakanlık sözcüsünden hızlı!..
*
Madem şişeler teker teker açılmaya başlandı.. Medyanın hallerini de masaya yatıralım.. Yazılanları, yazılamayanları da konuşalım.. Çuvaldızı kendimize batırarak!..

2001 mi deldi geçti.. 2009 krizi mi?
Dün ‘krizi millete yıktılar teğet geçti diyorlar’ başlıklı yazımda şöyle bir ifade vardı..
“Teğet geçmesi yüzde 6 küçülmeyse, delip geçmesi yüzde kaç küçülmedir? Öldük, bittik dediğimiz 2001 krizinde bile yüzde 9.4 küçülmüşüz”
Anında itiraz geldi..
Dediler ki, yeni ölçüm yöntemine göre 2001’de yüzde 5.4 küçüldük..
Şimdi yüzde 6 küçülüyoruz..
Yani durum daha feci..
*
Mesela işsizlik.. 2001’de yüzde 10.3 imiş, şimdi yüzde 13.4..
Yani daha kötü..
Ama.. Kişi başına düşen gelir 2001’de 2500 dolarmış, şimdi 8 bin dolar..
Yani çok daha iyi..
İşin içinden çıkılması zor.. Bence kötü olan nedir biliyor musunuz?
2001 yılında 21 milyon 374 bin kişi istihdam ediliyormuş..
En son açıklanan rakamlara göre 22 milyon 20 bin kişi..
Yedi yılda nüfus en az 6 milyon arttı çalışan sayısı sadece 700 bin..
Asıl problem bu..