Hükümet-TÜSİAD çekişmesinden sonra, iktidar sözcülerinin meseleye yaklaşımlarını görünce..
Söylediklerini duyunca anladım ki; bu ülkede yeni bir anayasa yapmak zor..
Geçen hafta yaşadığımız gerilimi..
AKP milletvekilleri eğitimle ilgili bir yasa teklifi verdi, TÜSİAD karşı çıktı, Başbakan da sert bir dille cevap verdi diye özetleyemeyiz..
Siyasette daha önce de benzer durumlar yaşanmıştı formatıyla geçiştiremeyiz..
Mesele sadece hükümetle patronlar kulübü arasında değil.
Daha kapsamlı..
Daha derin..
Önümüzdeki sürece yönelik ipuçlarıyla dolu..
Mesela..
AKP Grup Başkanvekili Canikli, TÜSİAD’ın 4+4+4 sistemine karşı çıkmasını şöyle yorumlamış:
“TÜSİAD’in sayın başkanı böyle çok ağır bir siyasi konuda kanaatini belirterek adeta ringe çıkmıştır, bir de yumruk atmıştır. Ringe çıktığınızda yumruk atmak kadar yumruk yemeği de göze alacaksınız.”
* * *
Eğitim sisteminde yapılmak istenen değişikliği bir tarafa koyun.. O mesele ayrı..
Üzerinde durmamız gereken iktidarın tepkisi.. Tepki gösterirken yaptığı tanım.. Çizdiği sınır..
Canikli ne diyor?
Böyle çok ağır bir siyasi konuda kanaatini belirterek ringe çıkmıştır...
Yani demek istiyor ki;
TÜSİAD’ın bu konuda veya ağır siyasi konularda görüş beğen etmeye hakkı yok.. Görüş beyan ederse siyasete girmiş olur.. Sivil toplum örgütlerinin konuşma alanları sınırlıdır.. Kendi konularıyla ilgili olmalıdır..
Sendikaysa sadece işçi hakları üzerine konuşmalı..
Baro ise hukuk konusunda..
Tabipler birliğiyse tıp alanında fikir beyan etmeli..
Sınır ötesine geçerlerse yumruğu yerler!
Canikli’nin sözlerini ben böyle okudum..
AKP Genel Başkan Yardımcısı Çelik’in açıklamaları da böyle okunması gerektiğinin açık kanıtı..
Dediği şu; “Sivil toplum örgütüysen onun gibi davran, siyasi partiysen partinin adını koy”
* * *
İktidarın sivil toplum örgütlerine bakışı bu.. 
Herkes kendi alanında top koştursun..
İktidar kanadından ‘hayır öyle değil, yanlış yorumlamışsın’ diyen çıkmayacaktır..
* * *
Hemfikirsek geçelim yeni anayasa meselesine..
Yeni bir anayasa yazmak da ‘çok ağır bir siyasi konu’ değil mi?
Evet..
Evetse sivil toplum örgütleri nasıl görüş bildirecek? Çıkacak taslak nasıl tartışılacak?
Bazı maddelerine karşı çıkan ringe çıkmış sayılacaksa, yumruk atmış kabul edilecekse, yumruk yemesi kaçınılmaz olacaksa kim ağzını açar ki..
Kimse..
Kimse yumruk yemek istemez.. Herkesin sustuğu yerde yeni bir anayasa yapılır mı?
Sorum Meclis Başkanı Çiçek’e..
Yapılır mı, yapılamaz mı?
Yapılır yapılmasına da!..


Sonunda terörist başsavcımız da oldu

Bunu da başardık..
Dünya terör tarihine adımızı altın harflerle yazdırdık.. Bütün dünyaya öyle terörist yetiştirilmez böyle yetiştirilir dersi verdik.. 
Her meslek grubundan terörist çıkarmayı başardık.. Adamların ağzını bir karış açıkta bıraktık..
Alt kademelerden başladık, emekli subaylardan, emekli polis şeflerinden..
Sonra muvazzaflara geçtik..
Hızlı ilerledik.. İki yıl öncesine kadar Genelkurmay Başkanı koltuğunda oturan kişiye bile ‘terörist’ damgası vurarak cezaevine koyduk..
İçeride hangi meslek grubundan insan ararsan var..
Ekonomist var, işletmeci var, hukukçu var, gazeteci var, yazar var, doktor var, öğretim üyesi var.. Hem de her dalda.. profesör mu, istersin doçent mi?
Emniyet müdürü de var..
* * *
En sonunda başsavcımız da oldu..
Yargıtay, iddianameyi kabul edince eski Erzincan Başsavcısı Cihaner ‘terör’ zanlılarının arasına katıldı.. 
Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan yargılanacak.



1453 yılında Matrix  hareketi

Fetih 1453 filminin sonunda izledim.. Pahalı, büyük prodüksiyon..
Ok atma sahneleri şu filme benziyor, kılıç çekme sahnesi şu filmden alınmış, dövüş sahneleri bilmem ne filminin bire bir kopyası diyenlere kulaklarımı tıkadım..
Olabilir..
Bu çapta bir savaş filmi ilk defa yapılıyor.. Dünyada da çok örneği yok..
Görsel şölendi genel de beğendim..
Ama bir sahne vardı ki pas geçemedim..
Ulubatlı Hasan’la Justin’in kılıçlarla kıyasıya dövüştükleri sahnede yok artık bu kadarı da fazla dedim..
Hasan resmen Matrix hareketi yaptı..
Hani Matrix üzerine gelen kurşundan kurtulmak için geriye doğru yay vaziyeti alır ya.. Kurşun sıyırarak geçer..
Meşhur sahne..
Meğer, 1453 yıl önce aynısı yaşanmış!
Kavga sırasında eline geçirdiği demir diski Hasan’ın kafasına doğru fırlattı..
Ulubatlı da Matrix hareketi çekti..
Söylenecek söz bırakmadı..