Yüzde 50 Türkiye'ye ağır geldi!..

Diyorlar ki; reformlar durdu..
Diyorlar ki; özgürlük alanları her geçen gün daha da daralıyor..
Diyorlar ki; iktidar sadece kendi seçmenini düşünüyor.. Onların taleplerini dikkate alıyor..
Diyorlar ki; herkesin aynı elbiseyi giymesini, aynı görüşte olmasını istiyorlar..
Diyorlar ki; tek tip yaşam biçimi istiyor..
Diyorlar ki; taşeron cenneti olduk..
Diyorlar ki; işçinin derdine çare arayan yok...
Diyorlar ki; merhametsiz işletmelerle merhametsiz büyüme içindeyiz..
Diyorlar ki; Türkiye giderek otoriterleşiyor..
Diyorlar ki; Türkiye tek adam yönetimine giriyor..
Diyorlar ki; Türkiye üretmiyor, tüketiyor..
Diyorlar ki; yargı siyasetin emrine bağlanmak istiyor..
Diyorlar ki; polis giderek sertleşiyor..
Diyorlar ki; Türkiye cemaatçi topluma dönüşüyor..
*
Diyorlar da diyorlar.. Karamsar bir tablo çiziyorlar.. Değişimin nedenlerini arıyorlar.. 2005’in, 2006’nın sakin Türkiye’sini, heyecanlı Türkiye’sini, reform peşinde koşan Türkiye’sini özlüyorlar..
Sert siyasal iklimin nedenlerini sorguluyorlar..
Ben söyleyeyim, yüzde 50..
Yüzde 50 iktidara ağır geldi.. Yüzde 50 şaşırttı.. Gücüne hayran oldu.. Gücünün esiri oldu..
Raydan çıktı.. Demokrasi koşusunu bıraktı.. O muazzam gücü demokrasiyi sağlamlaştırmaya yöneltmedi.. Kendi gücünü daha da güçlendirmek istedi..
‘Ben neymişim’ demeye başladı.. Körleşti.. Kimsenin yüzüne bakmaz oldu..
*
Meselenin kısa özeti budur.. Son üç dört yıl içinde öyle bir yere geldi ki iktidarını korumak için daha da sertleşmek, daha da otoriterleşmek zorunda..

Faizi paldır küldür indirirsen faiz artar

Salı günü Başbakan’ın grup konuşmasını dinledim..
Özetle, faizi indirirsen enflasyon da iner dedi.. Merkez Bankası’nı suçladı.. Yeter artık diye bağırdı.. Faizini beş puan artırdıkları için enflasyonun sıçradığını söyledi..
Söylediklerini iktisat biliminin bir yerine koyamadım.. Oturup yazacaktım ama önce bu işin uzmanları konuşsun istedim..
Dayanamadım..
Vatan’da yazan Ali Ağaoğlu’nu aradım.. Şunu yazsana dedim.. Yazacağım dedi..
Ama dedim bakkalın da çakkalın da anlayacağı dille yaz dedim.. Mesela dedim faizi yüzde 3’e düşürürlerse ne olur?
Başbakan diyor ya, Amerika’da yüzde bir, İsrail’de bir civarında, Japonya’da eksi..
Bizde de öyle olsa..
*
Ağaoğlu, Mehmet Amca’nın MB şok faiz indirimi yaparsa ne olur sorusuna cevap verelim demiş..
Vermiş.. Şöyle özetleyeyim..
BİR: Dolar kuru yükselir. Bu yükseliş tırmanırsa MB yine faizi yükseltmek zorunda kalır..
İKİ: Faizden para kazanamayacağını düşünenler mala yönelir.. Talep enflasyonu olur..
MB kaçınılmaz olarak faizleri yine yükseltmek zorunda kalır..
*
Anladığım şu.. Faizi paldır küldür indirirsen faiz yükselir.. Hatta eskisinin bile üstüne çıkabilir..

İki bakan da gider mi; gider

Başbakan ile Merkez Bankası arasındaki tartışmaya iki bakan da katıldı..
Başbakan Yardımcısı Babacan ile.
Maliye Bakanı Şimşek..
Onlar diğer bakanların aksine Başbakan’ın yanında durmadılar.. Merkez Bankası’na destek çıktılar..
Merkez Bankası’na hak verdiler..
Babacan, kurumların kendi görev alanlarında asla taviz vermemesi gerektiğini söyledi..
Tercümesi şu..
Merkez Bankası Başbakan’ın baskısına boyun eğmemeli..
*
Cumhurbaşkanı seçiminden sonra Başbakan Köşk’e çıksın, çıkamasın.. Ağustostan sonra kabine yenilenecek..
Babacan’la Şimşek yeni kabinede yer alır mı?
Hiç zannetmiyorum..