ZENGİNLİĞİN YOLU ÖZGÜRLÜKTEN GEÇER

Bugün size geçen gün izlediğim konferanstan notlar sunacağım.. Pazar pazar nereden çıktı demeyin..
Sıkıcı değil, zevkliydi, ufuk açıcıydı.. Türkiye’yi, komşu ülkeleri, Avrupa’yı, dünyayı anlama, yorumlama adına reçete gibiydi..
Konferansı düzenleyen Uluslararası Şeffaflık Derneği ile İsveç Konsolosluğu’ydu..
Konferansın konuşmacıları Prof. Dr. Daron Acemoğlu ile öğretim görevlisi Av. Gönenç Gürkaynak’tı..
Konu: Özgürlüğün toplumsal refah boyutu....
*
Önce meseleyi anlatayım..
Tez şu: Bir toplumda, siyasi ve iktisadi alanda eşit rekabet ortamı varsa.. Hukuka saygılıysa.. Mülkiyet hakları korunuyor, siyasi gücün üzerinde denge ve fren mekanizması saat gibi çalışıyorsa.. Yani yargı, sivil toplum, medya güçlüyse..
(Buna kapsayıcı kurumlar adını veriyor.)
Büyüme sürekli olur, refahı getirir..
Bu saydıklarımın tersi olursa.. Rekabet ortamı oluşmamışsa.. Siyaset belirleyici, yargı bağımlı, hukuk ayaklar altında, sivil toplum güçsüz, medya işlevsizse..
(Buna da dışlayıcı kurumlar diyor.)
O ülke büyüse bile sürdürülebilir bir büyüme olmaz.. Refah gelmez..
Özetle; hukukun üstünlüğü, gerçek demokrasinin varlığı ile zenginleşme arasında bağ var..
Bu Acemoğlu’nun tezi..
(Daha ayrıntılı okumak, tarihsel süreci öğrenmek isteyenlere 2012 yılında çıkan Ulusların Düşüşü adlı kitabını öneririm.)
*
Gürkaynak da bu tezi savunuyor ve bir ekleme yapıyor; ilk adım ifade özgürlüğünü geliştirmek olmalı.. Çünkü, ifade özgürlüğü hakların anasıdır..
İfade özgürlüğünün olduğu yerde yaratıcı düşünce de olur.. Yaratıcı düşünce refahın lokomotifidir..
*
Gelelim not aldığım sözlere.. Özlü sözler, düşündüren cümleler de diyebiliriz..
- Demokrasi sandıkta yaşayan statik bir durum olmaktan çıkarılmalı..
- Demokrasi günlük hayatta da coşkuyla yaşanmalı..
- Temsili demokrasi ifade özgürlüğünün eksik olduğu durumlarda felakete dönüşebilir..
- Sivil toplum siyasi toplumun üzerinde etkin olmalı..
- Özgürlük alttan gelen kavramdır.. Hukuk da aynıdır.. Alttan gelmelidir, talep edilmelidir..
- Büyüme toplumun gerçek potansiyeliyle olmalı..
- Eğer bir hakka sahip çıkma hakkın yoksa, o hak yoktur..
- İfade özgürlüğü genişledikçe hakların alanı da genişler..
- İfade özgürlüğünün genişlemesi ekonomik büyümeyi destekler..
- Freud; ‘Çoğunluk sessizce özgürlükten kaçar.. Çünkü özgürlük sorumluluk ister’ der..
- Toplumda özgürlük için özgürlük talebi yok.. Bari refaha kavuşmak için özgürlük talebi yerleşse.. Ekmek için özgürlük istense..
- En önemli haklardan biri ‘hayır’ deme hakkıdır..
- Güç tabandan gelmeli.. Bizde güç yukarıdan geliyor, o güç baskı olarak kullanılıyor..
- Türkiye’nin potansiyeli var ama o potansiyelini yitiriyor..
- Türkiye’de hukuk devlet tarafını kolluyor.. Toplumu kısıtlayıcı rol oynuyor.. Hukuk halkın hukuku olmadığı için halk tarafından korunmuyor.. Hükümetler kendi hukukunu yaratınca halk itiraz edip hukukuna sahip çıkmıyor..
*
Sonuç; ne kadar özgürlük, ne kadar hukuk, o kadar refah.. Yeni dünyada zenginliğin yolu
özgürlükten geçiyor..
Bakalım yeni Türkiye(!) yeni dünyaya ne kadar uyacak?
Veya uyacak mı?
İyi pazarlar!..