Amma da acayip dünya!

Tarık Dursun K.'nın kitabı "Amma da Acayip Dünya" adını taşıyor. Kapaktaki "1. Cilt" notu, yakın bir gelecekte karşılaşacağımız başka "ilginçlikleri" de müjdeliyor..Tarık Dursun K.'nın bu kitabı, insan dediğimiz canlının ne kadar karmaşık ve herbirinin ne kadar kendine özgü olduğunu gösteriyor.Bu hafta sonu tatilinde bu ilginç kitabı okuyarak, hoş vakit geçirebilirsiniz. Dünyada ve çevresinde olup biten her şeyle yakından ilgilenmeyen bir insanın iyi bir yazar olamayacağını düşünürdüm. Yazar Tarık Dursun K.'nın son yayımlanan kitabının sayfalarını çevirirken bu görüşümün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha anlama fırsatım oldu. Kitaptaki bölümlerden biri "En Pahalı Kadınlar" başlığını taşıyor.Erkeklerin, beğendikleri bir kadın görünce gözlerinin ne dereceye kadar dönebileceğini gösteren bir liste bu.Ve listenin ilginçliği sadece kadınlara ödenen bedelle sınırlı da kalmıyor.Bakın geçmiş zaman "çapkınları"nın başına neler gelmiş:"Tarihin en büyük hatibi" olarak bilinen Demosten, Sicilya doğumlu Yunan fahişesi Lais'e tutulmuş ve kadının satıcısına haber yollamış. O zamanın parasıyla 1000 drahmi üzerinden bir anlaşma yapılmış. Anlaşma üzerine Lais gelip de Demosten'i görünce mızıkçılık çıkarmış. Fiyat 10 bin drahmiye kadar çıkınca Lais de "Hayır" demekten vazgeçmiş ve parayı almış. İşin ilginci Lais'in bu ağır görev karşısında aldığı paranın tek kuruşuna bile dokunmamış olması. Demosten'in evinden çıkar çıkmaz doğruca Diyojen'e gitmiş ve parayı olduğu gibi onun ellerinin arasına bırakmış.Görüldüğü gibi insanın ağzının iyi laf yapması, kadınlar karşısında her zaman geçerli bir silah olamayabiliyor. Çok konuşarak kadınları etkileyebileceklerini sananlar, arada bir Lais ve Demosten'i hatırlasalar iyi olur diye düşünüyorum. En pahalı kadınlar! Bir zamanlar Fransa'nın en güçlü adamı olan Kardinal Richelieu'nün başından geçenler de, "kadınlar güce tapar" önermesinin her zaman doğru olmayabileceğini ortaya koyan bir başka örnek..Kadınlara karşı aşırı zaafı olan Kardinal, Paris'in ünlü fahişesi Ninon ile o zamana göre çok büyük bir para olan 50 bin krona anlaşmış. Kadın parayı peşin istemiş, Kardinal de bir aracı ile parayı kadına önceden göndermiş. Kardinal o gece Ninon ile birlikte olduğunu zannederek bir başkasıyla birlikte olmuş, olay ertesi sabah ortaya çıkmış.. 'Güce tapar' derler ama.. Belfast'ta sıradan bir genç kızken Londra'ya gelip "serbest çalışmaya başlayan" Laura Bell de, Nepal Başbakanı ve Maharacası Prens Wung Badahur'a "katlanabilmek için" bir geceliğine 250 bin sterlin istemiş ve almış.. Artık adam nasıl bir "yaratıksa", Bell daha sonra tövbekâr olup bir rahiple evlenmiş ve Maharaca'nın parasıyla mutlu bir yaşam sürmüş..Bu üç örnek de gösteriyor ki, kadınların kalbini fethedebilmek sadece para, şöhret ve güçle mümkün olamayabiliyor.. Bu da genç erkekler için bir "tarih dersi" olsun! Tarih dersi olsun! Dünkü yazım üzerine ressam İsmail Acar'dan bir açıklama aldım, aynen aktarıyorum:"Andrew Wyeth'in 23x28 ebatlarında 1979 yılında yaptığı bir suluboya resmini biliyorum. 1993 yılında bu resmi öğrencilik yıllarında ölçekli olarak tuval üzerine yağlıboya olarak boyadım, amaç tekniğimi geliştirmek ve yapan sanatçının stilini tanımaktı. Öğrenci iken 10'a yakın kopya resim yaptım ki bugünkü boya tekniğimin bu denli ileride oluşunun nedeni budur. 1990'lı yıllarda öğrenciler bitirme döneminde yaptıkları bir kopya resimden de not alırlardı. Bu tip resimler birçok ünlü ressam tarafından yapıldı: Picasso, Ingres'in kopyasını yaptı, Dali, Matisse, Zonaro, Feyaman Duran ve sıralayamayacağım kadar çok ressam hem gençlik yıllarında, hem de ilerleyen dönemlerde bazen kopya birebir gibi, bazen de yorumlar yaptılar. Bugün Topkapı Sarayı'ndaki Fatih Sultan Mehmet resmi Bellini'nin yaptığı orijinal değil, bir diğer ünlü sanatçı Zonaro'nun ondan yaptığı kopyadır, eserin orijinali İngiltere'dedir. Bu kopyadan Feyaman Duran da bir tane kopya resim yapmıştır. Bu kopyalar orijinallerin olmadığı yerde kullanılırlar. O resimleri, atılan imzaların önemli kıldığını zannetmiyorum. Louvre için de onlarca ressam kopya resim çizer ve bunları büyük koleksiyoncular sipariş ederler. 1993 yılında yapılan bu resmin arkasındaki kâğıtta tüm bilgileri, ressam ve ölçüleri mevcuttur." mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr İsmail Acar'dan açıklama:

DİĞER YENİ YAZILAR