Anketlerde aşk, parayı yendi

Bu söylediğimin "bilimsel" bir tespit olmadığını da belirteyim.Elbette insanların olduklarından farklı görünmek için anketlerde yalan söylemeleri olasılığını araştırmacılar da benim kadar biliyorlar.Çapraz sorular ve benim bilemediğim başka tekniklerle araştırmaların hata payını en aza indirgeme ve böylece gerçeğe en yakın sonuca ulaşma yöntemlerini kullanıyorlar.Ama sanırım mesleğimden kaynaklanan bir "deformasyon" nedeniyle olsa gerek, bu kuşkuyu hep muhafaza ediyorum.Bu düşüncemi besleyen çok araştırma gördüm.Çok az kişi televizyonda belgesel seyrediyor ama anket yaparsanız ezici çoğunluk belgesel ve kültürel programlar yayımlanmasını istiyor.En az satan bir gazetenin yazarı, sırf çok ünlü olduğu için anketlerde "en çok okunan yazar" olarak çıkabiliyor.Bunu belirttikten sonra yılbaşından hemen önce Uludağ Üniversitesinden Doç. Dr. Erkan Işığıçokun araştırmasına geçeyim.. Kamuoyu araştırmalarında, anket sorularına verilen yanıtların samimiyetinden her zaman kuşku duymuşumdur. Dr. Işığıçokun araştırması, Milli Piyangoya ilişkin görüş ve beklentileri ortaya çıkarmaya çalışıyor.Anadolu Ajansının 30 Aralık 2003 günü servise koyduğu habere göre "Hayatta en çok hangi olayın gerçekleşmesini istersiniz?" sorusuna verilen yanıtlar şöyle:Yüzde 29, "etkisi uzun yıllar sürecek kalıcı aşkı veya mutlu bir evliliği" tercih ediyor.Yüzde 24.4ü Milli Piyangonun 10 trilyonluk büyük yılbaşı ikramiyesini kazanmayı istiyor.Sadece yüzde 1.7si ise "mutlu olmasa bile 10 trilyon lira servete sahip birisiyle evlenmek" istiyor.Araştırmaya katılan kadınlar daha çok "etkisi uzun yıllar sürecek kalıcı bir aşk"tan yana tercih kullanırlarken, erkekler ise aşk yerine 10 trilyon lirayı kazanmayı tercih ediyorlar.Bütün kuşkularıma rağmen bana bunlar "doğru" sonuçlarmış gibi geliyor.Yılın son günü radyolardan birinde bir "dicey", dinleyicilerine böyle bir telefon anketi yaptı. Telefon edenlerin ezici çoğunluğu tercihlerini aşktan yana kullandılar. Milli Piyangodan büyük ikramiyeyi tercih edenlerin sayısı da az değildi. Kadın-erkek farkı Ama beni en çok eğlendiren yanıt bir dinleyicinin ısrarla "kameralı cep telefonu" istiyor olmasıydı. Ne aşk, ne de büyük ikramiye.. İlle de bilmem ne marka bir cep telefonu.. Eğer o kişi o cep telefonunu satan firma tarafından özellikle tutulmuş biri değildiyse bence yanıt verenler içinde en samimisi de oydu..Erkekler ile kadınların "aşk mı, para mı" ikilemi içinde farklı yönlerde eğilim göstermeleri de aynı şekilde samimi bir yanıttır diye düşünüyorum.Erkekler, çağımızda dünyasal değerlere daha çok önem veriyorlar. Bunu biliyoruz. Yaşam kavgası onları kendilerine "yabancılaştırıyor", insan doğasına tamamen aykırı yönlere itebiliyor.Oysa kadınlar, öyle görünüyor ki gerçek mutluluğun parada, pulda olmadığının farkındalar. Bir erkekle kuracakları sağlam bir ilişkinin, ömür boyu sürecek bir aşkın parayla satın alınamayacak bir mutluluk düzeyine kendilerini getireceğini biliyorlar.Ama Türkiye gerçeklerine bakınca aslında sadece yüzde 1.7lik kesimin daha doğru yanıt verdiğini düşünüyorum.Bunlar "iki çıplak bir hamama yakışır" atasözünün sadık izleyicileri sanırım.. mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr Gerçeği, azınlık görüyor