Bir yargıç tecavüze böyle bakar mı?

Mazeret: Gelenek



Yıllar önce İngiltere'de verilen bir mahkeme kararıyla ilgili hâlâ hatırladığım bir haber Yankı dergisinde yayımlanmıştı.
Mahkeme kararı bir tecavüz olayıyla ilgiliydi. Gece vakti Londra'nın kenar semtlerinden birinde bir genç kıza saldıran adam mahkeme tarafından çok ağır bir cezaya çarptırılmıştı. Hâkimin kararı açıklayan konuşması çok ilginçti: "Verdiğim ceza sadece tecavüzle ilgili değildir. Bu ceza, başka İngiliz kadınlarının istedikleri saatte, istedikleri yerde dolaşma özgürlüklerini korumak için de verilmiştir."

İngiliz hukuk sistemiyle bizim hukuk düzenimiz birbirinden oldukça farklı. Bunu biliyorum. Ancak, bizim yargılama usullerimiz içinde dahi yargıçların kararlarının ya da karşı oy yazılarının hukuk sistemimiz için olmasa bile toplumun geneli için yol gösterici ve öğretici olabileceğini de biliyorum.
Yargıç, verdiği ya da vermediği kararla toplumun hukuk düzenine olan inancını, bireysel özgürlüklerin algılanış biçimini kolayca etkileyebiliyor.
"Gelenek"lerin suç işleyenler için bir mazeret haline gelmesi de yine aynı şekilde yargıçların tutum ve kararlarından güç alıyor ve toplumu derinden etkiliyor.

Geçenlerde öz kızına tecavüz eden bir babayla ilgili davada verilen cezaya ilişkin olarak yapılan indirim istemi Yargıtay'dan geri döndü.
Olay Bartın'da geçmişti. 15 yaşındaki öz kızına tecavüz eden ve hamile bırakan baba 17.5 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 5. Dairesi, suç tarihinde 15 yaşını bitirmiş olan mağdurenin "babasıyla cinsel ilişkisini uzun süre gizlediği" gerekçesiyle cezayı bozdu.
Yerel mahkeme, "Utancı gizlemek rıza olarak kabul edilemez. Ekonomik ve sosyal olarak ailesine bağlı, henüz reşit olmamış mağdurenin ilerideki sosyal yaşamını etkileyecek bu olayı gizlemesi en doğal hakkıdır" gerekçesiyle kararında direndi ve dava, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na (YCGK) geldi. YCGK'nın 14 üyesi mahkemenin kararını onayladı. Dokuz üye cezanın bozulması yönünde oy kullandı. İki üye "sızlanma direnme sayılmaz" şerhini koydu. Mağdurenin muayeneden kaçmasını tehdit olmadığı şeklinde yorumladı.

Karşı oy yazısında şöyle bir bölüm de var: "Normal bir baba, normal bir çocuk, normal ortamlarda, normal toplumsal değerlerle yetiştirilenler elbette bu tür ilişkilere razı olmazlar. Ama birçok örneklerini gördüğümüz olaylardaki taraflar bizim düşündüğümüz normal ve insani değerlere sahip babalar, insanlar ve çocuklar olmayabilir." İnsanın kanını donduran, beni dehşete düşüren bir bakış..

Ensest ile ilgili olarak bilim adamlarınca yapılan çalışmalar ve yazılan kitaplar, ensest mağdurlarının bu korkunç utancı gizleme eğiliminde olduklarını ortaya koyuyor.
Kurbanın yaşının küçüklüğü, yaşadığı dar çevrede sorununu paylaşabileceği birilerini bulma zorluğu, ekonomik olarak tecavüze uğradığı kişiye bağımlılığı, geleneksel değerlerin geçerli olduğu cahil kişilerin kurbanı suçlama eğilimi bu tür olayların ortaya çıkmasının önündeki en önemli engeller.
Salt yaşanan olayın yarattığı utanç ve dehşet bile, ensest ve hatta sıradan tecavüz kurbanlarının bile olayı gizleme eğilimine girmelerine yol açabiliyor.
Yüksek Mahkeme üyesi seçilebilecek mesleki yeterlilikteki bazı yargıçlarımızın bunu bilemiyor olmalarını düşünmüyorum bile..