Vatandaş seninle gurur duyuyor Hasan Hoca...

İşkence yapmayı alışkanlık haline getirmiş polislerin bile 11 ay cezaya mahkûm edilip cezalarının da ertelediği bir ülkede, Aydının bu haliyle bu kadar uzun süre cezaevinde kalması için gerçekten ağır bir suç işlemiş olması gerektiğini düşünebilirsiniz.Evet, Aydının suçu gerçekten de çok ağır: Aydın demokratik bir ülkede yaşadığını zannediyor! Her vatandaşın temel anayasal hakkı olan dilekçe hakkını kullanmak gibi kötü ve affedilemez bir alışkanlığı var. Bilmiyor ki o hak, sadece kâğıt üzerinde güzel duruyor diye tanınmış. Hasan Basri Aydın 75 yaşında, emekli bir edebiyat öğretmeni. Kalp damarı tıkalı, sağ ayağı felçli ve bir aydır İstanbulda bir cezaevinde yatıyor. Cezası 3 yıl 4 ay... Burası Türkiye! Suçu hep aynı: Haksızlıklara isyan etmek, kamu görevlilerini Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakan diye ayırmadan dilekçe ile uyarmak...Hiçbir haksızlığa "Bu beni ilgilendirmez" diye gözünü kapamamış. Bu yönüyle aslında "örnek vatandaş" seçilmeyi hak ediyor ama burası Türkiye ve burada işler böyle yürümüyor..Son suçunu eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türke bir dilekçe yazarak işlemiş.Bakanlığı boyunca birçok gazeteciyi hapse yollamak amacıyla savcıları seferber eden Türk, bu fırsatı da kaçırmamış. Emri vermiş, dava açılmış ve Ağır Cezada yapılan yargılama mahkûmiyetle sonuçlanmış. Avukatı bile olmayan ve tek suçu dilekçe yazma hakkını kullanmak olan bir emekli öğretmene reva görülen ceza 3 yıl 4 ay hapis... Bu, Hasan Basri Aydının ilk "suç"u değil. 33 yıllık meslek yaşamı boyunca 27 kere sürülmüş, 1 kez vatandaşlıktan çıkarılmış, 7 kez de cezaevine girmiş... Kaç bayram orada kalacak? Devlet büyüklerine hakaret ettiği ileri sürülen cümlelerinden birisi şu: "Devlet güçleri başlarını kumdan çıkarıp gerçekleri görsünler. Burası hukuk devletiyse böyle uygulamaların olmaması lazım. Hukuk devleti değilsek de bilelim, ona göre davranalım..." Bu cümlesiyle Cumhurbaşkanına hakaret ettiği sonucuna varılmış.İşkencenin yaygınlığına, ölüm hücrelerinin varlığına dikkat çektiği bir başka cümlesi de, Bakanlar Kuruluna hakaret olarak yorumlanmış.Birçok kişinin düşündüğü, bazı siyasetçilerin söylediği, ben de dahil bazı gazetecilerin yazıp yayımlayabildiği türden cümleler ve 3 yıl 4 ay hapis...Bugün arife... Yarın bir Ramazan Bayramını daha kutluyor olacağız. 75 yaşında, felçli ve kalp hastası Hasan Hocanın hapiste geçirecek daha kaç bayramı olacak acaba? Hasan Basri Aydının #mahkûmiyetine yol açan dilekçenin öyküsü dünkü Milliyette yayımlandı. Elif Korapın haberine göre Aydın, ölüm orucundaki karaciğer hastası Murat Dil ile kalbine yakın bir yerde bir kurazşun yarasıyla cezaevinde yatan Sevgi İncenin tedavilerine izin verilmemesini kendisine dert etmiş. Hiç tanımadığı iki insanın, en temel insani haklarını korumak için... Sezere açık dilekçe... Sayın Cumhurbaşkanım,Siz bir hukukçusunuz. Hukukçuluğunuzun da ötesinde hepimizin Cumhurbaşkanısınız...Hasan Basri Aydının gerçekten affedilemeyecek bir suç işleyip işlemediğini dosyasını getirtip inceleterek öğrenme olanaklarına sahipsiniz.Daha da önemlisi Hasan Basri Aydını affetme yetkisine de sahipsiniz.Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının gördükleri haksızlıklar karşısında susup sinmelerini isteyenlere karşı bu yetkinizi kullanınız.. mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezere bir "açık dilekçe" olarak yazıyorum bu satırları: