Nilüfer Göle, “Mühendisler ve İdeoloji” kitabında, yakın tarihimizdeki önemli kırılmaları “mühendis optiğinden bakarak” yorumlayabileceğimizi anlatıyordu. Sosyolog Göle’ye göre “Mühendisleri anlamak, sanki toplumsal dönüşümün haritasını çizmenin ipuçlarını veriyor”du.
Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel, Turgut Özal gibi Türk siyasetinin önemli aktörleri, mühendisti. Politikalarının özünde, mühendis formatlarının payı büyüktü.
Tayyip Erdoğan, ticaret yüksek okulundan mezun olsa da “Hoca”sından mühendislik ruhunu devraldı. Bugün Başbakan’ın gelişmişlikle, iktidarın başarısıyla ilgili yaptığı her konuşmada “Şu kadar kilometre otoyol yaptık, duble yollar, viyadükler inşa ettik” demesi, siyasetteki mühendislik ruhunun devamı.
Türkiye’nin en hızlı gelişen ve kazandıran sektörü, inşaat!


Benim dediğim gibi tüket
Ancak “mühendislik ideolojisi”, Türkiye’nin bugünkü iktidar anlayışını açıklamaya yetmiyor. Zira dünyada mühendislik, 21. yüzyılda değişim geçirdi. Bilişim, çevre, bilimle iç içe geçti. 
Türkiye’de ise 80’li, 90’lı yılların kaybını, hıncını atlatamayan bir mühendislik anlayışı hüküm sürüyor. Bu anlayış, sadece yolları, köprüleri ve santralları değil, toplumsal değerleri de kendine göre biçimlendirmeye yeminli sanki.
Malum, çok büyümemiz, daha çok kazanmamız lazım... Bunun için daha fazla tüketime endeksli bir hayat tarzı teşvik ediliyor. Ancak sorunlar ortaya çıktıkça dizginler çekilmeye, toplum, tepeden zapturapt altına alınmaya çalışılıyor.
Mesela... Çocuklara cinsel tacize karşı kimyasal kastrasyon yöntemi sunuluyor. Fazla sesini çıkaran, yumurta atan, protesto edene “örgüt üyesi” muamelesi çekiliyor. Bir kitap taslağına el konulur, basın özgürlüğünden bahsedilirken bomba metaforu yapılıyor. İnternetteki “sakıncalı” içerikler yüzünden siteler mahkeme kararıyla kapatılıyor.
Ama yetmiyor... İnternet çağı, toplumsal mühendisliği zora sokuyor.    

Standart mısın, aile misin?
TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen‘in “13 yaşın altındaki çocuklar facebook kullanmasın” önerisi ses buldu. Ancak Şen’in “aile ve çocukların kurtarıcısı“ olarak gösterdiği yeni taslak, yeterince tartışılamadı.
Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun (BTK) “İnternetin Güvenli Kullanımına Dair Usul ve Esaslar” adıyla hazırladığı taslağa göre, her internet kullanıcısı, aile, çocuk, yurtiçi ya da standart paket abonesi olmak zorunda.
Filtre kullanmak istemeyen “standart” sayılacak. Ama kimse kendi filtrelemesini yapamayacak, bu devlet eliyle sağlanacak. Vatandaş, “aile”, “çocuk” veya “standart” olarak gruplara ayrılacak! Taslak, o kadar muğlak ki devlet eliyle sansürün önü açılacak.
Bianet, yürütmenin durdurulması için dava açtı. Danıştay’dan sonuç alınamazsa devlet, 22 Ağustos’tan itibaren bizi paketlere göre tasnif ederek, hangi sitelere girebileceğimize, bizim adımıza karar verebilecek.
Devletin uygun gördüğü kalıba girerseniz, sizden güzeli yok. Sorun şu ki malzeme beton değil, insan!
 


FİLTRELE BENİ
Doç. Dr. Yaman Akdeniz, “güvenli internet” taslağı ile ilgili endişelerini bianet’e sıralamış:
-  Hükümet odaklı ve tüm kullanıcıları kapsayan, bağlayıcı bir sistem, AB ve Avrupa Konseyi’nde yok. Herkes kendi filtrelemesini yapabilmeli. Ama buna zorlayacak sistem olamaz.
-  Filtrelemenin hangi kriter veya standartlara göre yapılacağı belli değil. Alternatif haber kaynakları, STK siteleri “aile” paketinde kara listeye alınabilir.
-  18 yaşın altındaki herkes çocuk sayılıyor. 5 yaşındaki çocukla 17 yaşındaki çocuğun internet kullanımı farklı. Bunu nasıl ayıracaksınız?
-  Filtreleme sistemi geliştirilip ailelere bedava dağıtılabilir. Aileler ya da bireyler kendi filtrelerini oluştursun. Ama benim internet kullanımıma karışamazsınız.
-  IP bazında filtreleme yöntemi kuruluyor. BTK maddelerinden bir tanesine göre, filtreleme sistemini aşmaya çalışanların tespit edilmesi söz konusu.
-  Filtreleme, kişisel olarak yapılmalı. Bunu servis sağlayıcı bazında yaptığınız zaman adı sansürdür.
-  Yeni sistem altında port bazında da engelleme yapılacak. Yani BTK, Türk Telekom’a zarar verdiği gerekçesiyle bazı portları kapatarak Skype’ı da yasaklayabilir.
 

 

GÜNÜN TVİT’İ
ortegablog: “Abi, sence kaç yanlış bir ÖSYM Başkanı’nı götürür?” 

Etiketler