Burnumuzun dibindeki büyük dram

Eklenme Tarihi20.07.2015 - 2:30-Güncellenme Tarihi19.07.2015 - 23:13
Ege sahilleri yakıcı güneşi, ferahlatan deli rüzgârı, serin deniziyle tatilciler için şüphesiz bir cennet. Ancak, canını kurtarmak için binlerce kilometre yol tepen Suriyeli, Afgan, Irak, hatta Myanmarlı sığınmacıların kâbusu…
Ayvacık ve Assos’ta, yumurta atsan pişecek kıvamdaki asfalt yolun kenarında dahi ayakları parçalanmış, aç biilaç mültecilere rastlayabiliyorsunuz. 
Her gece çoluk çocuk yüzlerce insan, gece minibüslerle Babakale’ye taşınıyor. Sabahın erken saatlerinde Korubaşı köyünün Yeşil Liman koyuna yürüyorlar. 
Tanıklar, her gün 25’er 50’şer kişilik 9-10 uyduruk şişme botla Midilli adasına geçmeye çalışan sığınmacıların halini izlerken çaresizlikten helak olduklarını anlatıyor. 
Buradan Midilli adasının kuzey ucundaki Molivos’a olan mesafe, sadece 9.65 km. Ancak, bazen denizin hırçınlığı, bazen botların bozulması sebebiyle gerisin geriye dönüyor; daha beteri denize gömülebiliyorlar. 
CEHENNEM GİBİ
Mülteciler, adaya ayak basabilirse kendini şanslı sayıyor. Fakat dram burada bitmiyor. 
Midilli’de yaşayan gazeteci Stratis Balaskas, “Ada, cehennem oldu. Mülteciler Molivos’tan aç susuz, 75 km ötedeki Karatepe kampına yürümek zorundalar” diyor.
Adalıların mültecilere ulaşım sağlaması, otobüse taksi şoförlerinin onları arabalarına alması kanunen yasak… Buna rağmen pek çok Midillili, mültecilere yatacak yer, yiyecek, su veriyor. Bazıları ise bizdeki gibi, “Ne işi var bunların burada” diyor. (Guardian)
Karatepe kampı 400 kişi kapasiteli, ama buna rağmen kampta şu an dört bin kişi kalıyor. Balaskas’ın tabiriyle, Guanta-namo’dan beter koşullarda, Atina’dan gelecek kâğıtları bekliyorlar… Oradan başka bir kampa, Moria’ya naklediliyorlar. 
Suriyeliler, savaştan kaçtıkları için mülteci statüsüne kavuşabiliyor. Ancak Afganistan, Irak, Myanmar’dan kaçanlar geri çevriliyor. Çoğu Makedonya sınırına ulaşıp, yürüyerek sınırı geçmeye çalışıyor…   
GÜNDE 1000 İNSAN
BM’ye göre, bir günde ortalama 300 mülteci Türkiye’den (Ayvalık ve Babakale) Midilli’ye geçiyor. Bodrum’dan Kos’a geçişlerle birlikte günde ortalama 1000 sığınmacının Yunanistan’a vardığı sanılıyor. (Hürriyet)
Yunan tarafında Türkiyeli yetkililerin mülteci akınını durdurmak için hiçbir şey yapmadığı görüşü hakim.
Sadece Yeşil Liman’dan her gün kalkan dokuz bottan ancak birkaçına jandarma engel olabiliyor. Çanakkale Valiliği, sorunun büyüklüğü karşısında çaresiz. Sayıları iki milyonu aşan Suriyeli sığınmacıyı zaten ne yapacağını bilemeyen Türkiye’de “Biraz da Avrupa uğraşsın” havası var.
Ancak, mülteci sorunu, yakında hem Türkiye, hem Yunanistan, hem Avrupa açısından bir felakete dönüşebilir. 
Evet, konu Türkiye ve Yunanistan’ın ötesinde bir coğrafyayı ilgilendiriyor. Ama şu bir gerçek: Dünyanın farklı yerlerindeki Müslümanlar’ın dramını siyasi malzeme haline getirmekten çekinmeyenlerin, kendi topraklarındaki bu dramla ilgili sessizliği çok çarpıcı.