Habil ile Kabil’e karşı kız kardeşlik

Eklenme Tarihi19.08.2015 - 2:30-Güncellenme Tarihi18.08.2015 - 23:33
Savaş, sadece ölmek ve öldürmek demek değil: İşkence, tecavüz, göç, açlık, sefalet de pakete dahil.
Savaş, başlı başına bir suç zinciri ancak, savaşın bile kendi içinde de kuralları var. 
“Savaş suçu” kavramı, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra atıldı. Tanımın merkezinde, bir ülkenin ve askerinin eylemlerinden bir kişinin sorumlu tutulabileceği fikri yatıyor. 
Soykırım, insanlığa karşı suçlar, sivil veya savaşan taraflara kötü muamele ve kadına yönelik şiddet eylemleri, bu kategoride...
Savaşta sergilenen davranışların sınırlarını, milletler hukukunun bir parçası olan uluslararası insancıl hukuk belirler. 
Buna göre, savaş sırasında kadına yönelik şiddet eylemleri yasaktır, uluslararası kural olarak belirlenmiştir. 
Uluslararası Ceza Mahkemesi, zalimane muamele ve işkence, kişinin onuruna yönelik yapılan saldırıları; özellikle aşağılayıcı ve onur kırıcı muameleyle cinsel suçları “savaş suçu” olarak tanır.
Tüm bu sözleşmeler ve hukuk bütününe göre savaşan taraflar, ölünün beden bütünlüğünü bozmamakla yükümlüdür. 
Yani savaşın da bir raconu var. 
Cenazeye saygı
Haftalardır, şiddeti giderek tırmanan çirkin bir iç savaşa doğru zorla itiliyoruz. 
Ne zorunlu askerlik hizmetini yapan gencin, ne polisin, ne astsubayın, ne fırıncıda üç kuruşa çalışan gariban çocuğun, ne de bir başkasının ölmesini istiyoruz. 
16 Ağustos’ta bu kanlı resimlere kan donduran bir başkası eklendi. 
Güvenlik güçlerinin çırılçıplak soyduğu bir kadının cenazesi, sokakta teşhir ediliyordu. YJA’lı Kevser Eltürk (Ekin Wan) olduğu anlaşılan kadının fotoğrafı internette yayınlanınca Muş Valiliği, görüntüyü çekip yayanlara soruşturma açılacağını söyledi...
Ancak asıl mesele, suçu işleyenler. Haklarında henüz hiçbir işlem yapılmadı.
Devletin görevi, bu suçu işleyen “özel harekâtçı” denen kişileri ortaya çıkarmak. 
Kim olursa olsun, bir cenazeyi, hele ki bir kadını aklı sıra böyle aşağılamak, işkence etmek hangi inançta, hangi kültürde, hangi toplulukta, hangi düzende kabul edilebilir?
Böyle aşağılık bir eylemin parçası olan hangi erkek kendi karısının, kızının yüzüne bakabilir?  
IŞİD bile bu kadarını yapmadı...
Kadına kötü muamele savaş aracı mı?
HDP İstanbul milletvekili Filiz Kerestecioğlu, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk’ün cevaplaması için bir soru önergesi verdi: 
Eltürk’ü öldüren güvenlik güçleri tespit edildi mi? Bir kadını çırılçıplak soyup işkence yaparak suç işlediği iddia edilen “güvenlik güçleri” ile ilgili başlatılan bir soruşturma var mı?
İşkence ve kötü muamelenin Bakanlığa bağlı Özel Harekât Dairesi mensupları tarafından, özellikle kadınları hedef alan sistematik bir savaş aracı olarak kullanıldığına dair iddialar hakkında inceleme başlatıldı mı? 
Bu sorular, acilen cevaplanmalı... 1990’lara rahmet okutan uygulamaları hortlatmak, yaranın üzerine benzin dökmekten başka bir şeye hizmet etmez.  
Not: Kadın Özgürlük Meclisi, “Eğer erkeklerin kardeşliği Habil ve Kabil’se bu kardeşlikten farklı bizim kız kardeşliğimiz var” diyerek kadınlarla dayanışmak için bugün 13:00’te Muş Varto’da toplanıyor.