Kırmızı ruj

Eklenme Tarihi01.05.2013 - 19:51-Güncellenme Tarihi01.05.2013 - 19:51


Malumunuz, THY şimdi de ‘kırmızı ruj’ yasağıyla gündemde. Evet, ‘We are globally yours-Küresel olarak siziniz’ sloganlı havayollarının son ‘kurumsal’ atağı bu.
Sadece kırmızı ruj mu? ‘Doğal olmayan’ renkte saç, kırmızı ve pembe renkli oje de yasak.  Kalemin nasıl çekileceğinden allık yasağına, asimetrik saç kesiminden topuzun ensenin üzerinde toplanmaması  (alimallah ense görüntüsü de frapan olabilir) gerektiğine,   bir dizi yeni kural...
Gerekçe şu: “Hizmet sektöründe çalışan personelin sade, bakımlı ve  pastel tonlarda makyaj yapmasının  tercih edildiği, mevcut üniformalarda yer almayan kırmızı, koyu pembe   ve benzeri renkte ojeyle rujların  görsel bütünlüğü bozduğu...”
Bu ‘görsel bütünlük’ tarifini anlayan varsa, beri gelsin. Lacivertle kırmızının kombini mi gözlerinizi rahatsız etti, nedir? Bari ‘pastel tonlar’ gibi muğlak  ifade kullanmasalar da hosteslere  hangi far rengini, kaç numaralı ojeyi süreceklerini de tek tek yazsalar!

Havayolu mu, okul mu?
Hizmet sektöründe genel bir kılık kıyafet çerçevesi çizilir, havayolları şirketleri için de geçerli bu... Ancak THY yönetimi kurumsallıkla okul müdürlüğünü birbirine karıştırıyor. Yakında topuklu ayakkabıyı, sürmeyi , saçın ‘bir telinin görünmesini’ yasaklarlarsa şaşırmayacağız.
Asıl sorun, frapanlığın kırmızı ruj ve koyu renk ojeyle tanımlanmış olması. Onun altında yatan, yeni forma önerilerinden de görülebileceği gibi THY yönetiminin ‘kadınlığı’ yeniden dizayn etme çabası . Kırmızı ruj ve oje süren kadın, onların gözünde ‘hafif’ veya ‘uygunsuz’. İşin özü bu, ama tabii ki açıkça böyle diyemiyorlar.
Oysa bazen ‘pastel’ makyajla da gayet dikkat çekici, hatta frapan olunabilir. Frapanlık, eteğin boyu, rujun rengiyle değil, kişiyle ve ona bakanla alakalıdır.

THY grevi kapıda
THY açıklamasında ‘şirketin yerel kültürden aldığı konukseverlik ve   sıcaklığı yenilikçi yaklaşımlarla   birleştirdiğini’ belirtmiş.
Ne alakası varsa... Bu gidişle uçakta gözleme yapan ‘geleneksel’ formalı uçuş personeli görürsek şaşmam. Bakınız, hem yerel, hem yenilikçi!
Oysa THY’den bir yolcu olarak  beklentim, personelin sürdüğü rujun renginden önce eğitime, deneyime  yatırım yapmaları. Uçuş personelinin çalışma koşullarını evrensel kurallara göre düzenlemeleri.
Kendi personelinin özeline bu  kadar karışan, kırmızı rujun ‘dişe  bulaştığı’ gibi komik bahaneler yaratan THY, bu enerjiyi sendikaların  çağrılarına cevap vermek için harcasa, kendimizi daha güvende hissedeceğiz.

HANİ BAYRAMDI?
- İtinayla şizofren toplum  yaratılır! Yıllarca yasaklarsın, coplarsın, gazlarsın... Sonra bir ‘demokratik hamle’yle 1 Mayıs’ı bayram edersin ...
- 1 Mayıs, iki yıl olaysız, coşkuyla, bayram gibi kutlanır. Bir sonraki yıl yine yasak edersin. Bütün bir şehrin ana yollarını kapar, çevik kuvveti her yere yığar, insanların en temel hakkı olan ulaşım özgürlüğünü elinden alırsın...
- Sonra ‘olaylar çıktı’ diye insanları suçlarsın. Eee hani 1 Mayıs’ı tatil, bayram ilan etmiştin? Hani Taksim Meydanı herkese açılmıştı? Madem Taksim ‘inşaat’ nedeniyle tehlikeli, neden sair zamanda kapatmıyorsun?
- Geçen yılki 1 Mayıs’ta bugünü gördük ... Taksim’in ‘yeniden dizayn’ edilmesinin ardındaki nedenlerden birinin, kitlelerin meydanda toplanmasını engellemek olduğunu da biliyoruz. 1 Mayıs’ınız geçmiş  olsun. Evde oturup bayramınızı kutlayın paşa paşa.

 

Etiketler