Porno filtresi her yerde dert

İngiltere Başbakanı David Cameron, internette porno yayınına karsı “filtre” uygulanmasını istiyor. Ancak çocukları pornodan koruma amacını taşıyan bu hamle, İngiliz basınında saçmalık olarak değerlendirildi. Ülkenin 4 büyük servis sağlayıcısı, bu filtrenin aslında hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini söylüyor...
Cameron’un porno filtresi, bizde uygulanması planlanan filtreyle benzerlikler taşısa da aynısı değil. Buna rağmen Zaman gazetesi haberi, “İngiltere internet filtresine geçti, Türkiye hâlâ tartışıyor” diye vermiş. Ayrıca filtrenin nasıl uygulanacağına dair hiçbir detay yok. Onun yerine “Batı bile interneti sansürlüyor” havası estiriliyor.
İşimize geldiğinde Batı’yı örnek gösterme, işimize gelmediğinde tüm melanetlerin adresi olarak gösterme çelişkisi maalesef hep var.

Bizde devlet eliyle
Peki Cameron’un porno filtresi nasıl bir şey? Türkiye’de tartışılan filtre uygulaması ile aradaki benzerlik ve farklar neler?
- İngiltere’de daha önce hiç internet kullanmayan ve yeni sözleşme imzalayacak aboneler, isterlerse “aile kontrolü” (parental control) denen seçeneği kullanacak.
- Türkiye’de devlet eliyle sansürlenen site ve kelimeler tartışılırken, İngiltere’de özel sektörün servis sağlayıcıları aracılığıyla bir “paket” seçeneği öngörülüyor.
- Cameron’un filtresi, aslında var olan ve isteyenin kullanabileceği “aile ayarları”ndan farklı bir şey getirmememiş, eleştiriliyor.
- Türkiye’de 22 Kasım’da yürürlüğe girecek uygulamada ise hem aile, hem cocuk paketleri var. Bu paketlerin sınırlarını ve kurallarını belirleyen ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu. Yani devlet.

Seçmeli hayat
İnternette pornografik yayın, sadece bizde değil, dünya çapında bir dert. Ancak çocukları pornodan korumak amacıyla kullanılan yöntemler, ya yetersiz kalıyor ya da devlet eliyle toptan bir sansür uygulamasına dönüşüyor.
Tamam, bizde de filtre seçmeli olacak. Ancak asıl sorun, filtrelerin ne şekilde belirlendiği. Mesela aile paketi ile çocuk paketi diye yapılan ayrım neyin nesi? Eşcinsel STK’lara bile “zararlı yayın” damgasını vuran, milletvekilini bile denetleyen bir sistemle mi çocukları koruyacağız?



Ölüm pornosu budur!

Günlerdir Kaddafi’nin parçalanmış, kanlar içindeki cesedini izlemekten fenalık geldi. İstediği kadar canavar olsun, istediği kadar diktatör... Kimse böyle bir ölümü hak etmiyor. Hele cesedinin günlerce teşhir edilmesi tam anlamıyla vahşet.
The New York Times, doğru bir iş yapmış. Birinci sayfasına Kaddafi’nin cesedini teftiş etmeye gelenlerin oluşturduğu kuyruğu basmış.
Bizde ise kan ve ceset göstermek ne kadar sıradan.