Bu evde bütün bir yaz mutlu olun!

31 Temmuz 2010

Stil durağının haftalık rotasını asla tek bir markayla kısıtlamamaya kararlıyım; ama bir kereliğine kuralı bozuyor ve sizi birkaç sezondur konseptini ve temalarını hayranlıkla izlediğim Boyner Evde’nin kapısından içeri sokup orada bırakıyorum!

Boyner’in tek kategoride uzmanlaşmış mağazalarla büyüme stratejisi doğrultusunda açtığı ev dekorasyon mağazaları, 2008 yılından bu yana ‘Boyner Evde’ markasıyla tam gaz yoluna devam ediyor. Şu anda beş mağazası bulunan marka, bence ortalama Türk tüketicisinin isteyebileceği tüm kriterlere sahip: Yaratıcı, yenilikçi, zevkli, estetik ve ekonomik. Dünyada dekorasyona hakim olan trendleri, insanların yaşam alanlarını etkileyen akımları, yaratıcı çözümleri ve yeni anlayışları takip ettikleri çok belli. Bu trendleri Türk insanın ihtiyaç ve beğenilerine göre adapte etmekte de çok başarılılar.
Koleksiyon, gördüğüm kadarıyla gerek renklerde gerekse dokularda en büyük ilhamını doğadan ve dünyayı zenginleştiren farklı kültürlerden alıyor. Etnik ayrıntıların modernize edilmiş yorumları, metropol evinin ihtiyaçlarını karşılayan çözümlerle birleştiriliyor.

Bu sezon neler var?
2010 ilkbahar-yaz sezonunda mağazada dört farklı konsept sunulmuş. Indigo konsepti, mavi ve beyazın büyüleyici birleşimiyle Ege ve Akdeniz’in taze havasını evlere taşıyor. Batik boyamalar, sedef detaylar ve rustik dokunuşlar, yaz aylarının ferah hissine eşlik ediyor. Garden konseptinin ürünleri, yeşilin tüm tonlarını kraft gibi naturel dokularla bütünlüyor. Lolipop konseptinin göz alıcı kırmızı, pembe ve turuncu tonları yazın sıcaklığını yansıtırken, Natürel konseptindeki bejler, ahşap dokular, hasır detaylar, huzur veren dinginliğiyle evlere zarif bir dokunuş katıyor. Favorin hangisi derseniz, cevabım ‘Indigo ve Natürel serilerini karıştırın’ olur!

Ya önümüzdeki sonbaharda?

Yazının devamı...

Moda ve dekorasyon yine el ele

24 Temmuz 2010

Ünlü moda markaları önceleri sofra takımları ve ev tekstili koleksiyonlarıyla aralamaya çalıştılar dekorasyon dünyasının kapılarını. Sonra bununla da yetinmeyip mobilya koleksiyonları yaratmaya başladılar. İlgi gören bir ev koleksiyonuna sahip olmanın markalaşmadaki yolunda önemli adımlar attırdığını görünce evleri döşemek için özel mağazalar bile açtılar. Hatta bazısı bu mağazaların sayısını ülkemize ulaşacak kadar genişletti.
İşte son örnek; geçen ay Etiler’in merkezinde açılan ICA mağazasında kolonyal-şık stilini sunan Ralph Lauren Home. Tam arkasında ise Fendi Casa, Armani Casa ve Kenzo Maison koleksiyonlarını bulabileceğiniz İsmet Mobilya showroom’u konumlanıyor. Etro, Bluemarine, Missoni, Calvin Klein, Esprit ve Versace de ülkemizde modanın yanı sıra dekorasyon kulvarında da yarışıyorlar.

En orijinal renk: Turkuaz
2010’un renk paletlerini etkileyen trendler; ekonomik iklim, her şeyin basit olduğu zamanlara dönme isteği, dünyayı koruyarak doğayla uyum içinde yaşama arzusu, neşe ve ferahlık arayışı. Uluslararası renkbilim merkezi Pantone’nin 2010 yılının rengi olarak ilan ettiği turkuaz, özellikle yaz aylarının başrolünü çoktan kapmış görünüyor. Döşemelik kumaşların ve ev tekstillerinin de en sevdiği renklerden biri olan turkuaz, günümüzün inişli çıkışlı yaşam koşullarına mutluluk ve sükûnet verici etkisiyle de çok ilgi görüyor.

FLORAL DESENLER
Çiçeklerden ve botanik sembollerden ilham alan tasarımlar bu yıl kelebekler, ipek böcekleri, flamingolar ve denizaltı canlılarıyla iyice çoğalarak doğal hayatı hem bedenlerimize hem de evlerimize iyice yerleştiriyor. Ama hepsinin arasında değişmeyen ve vazgeçilemeyen tek motif, irili ufaklı, illustratif, stilize ya da biçimsel olarak kullanılan çiçekler. Floral desenler çok farklı stillerin, hatta minimalistlerin bile merceği altında.

KIRLARA VE KÖYE DÖNÜŞ

Yazının devamı...

MODASI HiÇ GEÇMEYEN TUTKU: KiLiMLER

10 Temmuz 2010

Türk el dokuma sanatının en eski ve önemli ürünlerinden kilimler, zanaatın, el işçiliğinin ve doğallığın değer kazandığı bu dönemde farklı yorumlarla yeniden yükseliyor. Kilimler, sadece rustik sahil evlerinde değil, modern kent mekanlarında da kendisine ‘yer’ buluyor

“El eğirmesi yün iplikler, doğal kökboyalarıyla boyanarak, el dokumasının olabilecek en yüksek işçiliğiyle zirveye çıkıyor. Halı ve kilime ruhla boyut kazandıran doğal abrajlar, birbiri içinde eriyen sakin renklerle tasarımların özgür çağrışımları sürüyor. Ortak hafızaların kaybolan imgelerinde bulunan detaylar, hikayeleri, yaşanmışlıklarıyla bizden birer iz taşıyor ve nesilden nesile aktarılıyor.” Bu sözler, yarattığı kilim koleksiyonuyla uluslararası fuarlarda ilgi toplayan Faruk Malhan’a ait. Uşak dokuma geleneklerini yepyeni bir anlayışla yorumlayan Malhan tasarımı kilimler, Karakeçili ve Harmandalı yörüklerinin yaşadığı köylerdeki ev tezgahlarında dokunarak, bin yıllardır süregelen bir geleneği günümüzün çağdaş ev ya da ofislerine taşıyor. Yurt içinde ve yurt dışında açtığı sergilerle tanınan, kilimlere faklı boyuttan yaklaşan Belkıs Balpınar ise oryantal halılara rağbet gösteren Avrupa ve Amerikan pazarlarının etkisiyle kilimlerin yeniden yükselişe geçtiğini söylüyor. Modern ve minimalist evler için her köşesi motiflerle doldurulmuş bir halı yerine daha ilk bakışta ne olduğu, ne anlatmak istediği anlaşılan çarpıcı görüntülü halılar tasarlandığını belirtiyor.


Bu yılın kilim trendleri
- En değerli olanlar yüksek kalitesi ve özel hikayesi olan kilimler.

Yazının devamı...

Kumaşlarda desen ve renk çekişmesi

3 Temmuz 2010

Kanepe ve koltuk tasarımcılarının önünde saygıyla eğilsem de, bir mekana girdiğimde beni ilk etkileyen unsur, tekstillerle yapılan renk ve desen kolajları olur. Etnik motifler, botanik imgeler... 2010 kumaş koleksiyonları, her arayışa cevap verecek nitelikte

Döşemelik kumaşlar, dekorasyonun belki de en seçmeli aşaması. Çünkü tıpkı modada olduğu gibi farklı stillerin ve teknolojilerin yan yana yürüdüğü bir podyum havasına sahip. Geçtiğimiz senelerde tekstilde nostalji teması çok öne çıkmıştı. Kalite, seçkinlik, sakinlik ve uzlaşma arayışında geçmişe göndermeler yoğun olarak kullanılmıştı. Son senelerdeyse eğilim, uyumla birleşen tezatlar yaratmaktan yana. Bunun sonucu olarak da iç mekanların, yaz-kış renk ve desen taarruzu altında kaldığını görüyoruz. Sadece kumaşlarda değil, duvar kaplamaları, seramik karolar, halılar ve sofra takımlarında da farklı kültür, zaman ve kökenlere ait tasarımlar bir arada kullanılıyor. Hangi temalar daha öne çıkıyor diyorsanız:
- Motiflerde Ortadoğu, Balkanlar ve Slav etkisi çok ilgi çekiyor. İkat, batik ve kilim desenleri kesinlikle başrolü kapmış gibi.
- Tasarımcıların sıkça kullandığı yeni desen formülü; geometrik-floral. Pastel renklerle yumuşatılan floral desenler, 1960’ların geometrik hatlarıyla daha modern bir görünüm kazanıyor.
- Birçok marka suluboya efekti, skeç-grafik görüntüler ve karakalemle çizilmiş desenlere yer veriyor. Mekanlardaki etkisi ilginç olabilir.
- Pantone, 2010’un rengini turkuaz ve tonları olarak açıkladığı için, uçuk gökyüzü mavisinden canlı kobalt mavi tonlarına uzanan bu palet tüm tekstillerde kendisine geniş bir yer buluyor.

Yazının devamı...

Alaçatı’da dekorasyon avı

26 Haziran 2010

Alaçatı’nın taş duvarları ve dar sokakları arasında lavanta ve sakız kokularının peşi sıra gezerken karşınıza çıkan dekorasyon vahalarına karşı koymanız olanaksız. Siz en iyisi mi tam bir öğleden sonranızı kendinize ve evinize hoş keşifler yapmaya ayırın. İşte başlangıç duraklarınız...
Haremlique à la mer
Onu Akaretler’deki şık duruşundan ya da lüks mağazalardaki corner’larından tanıyor olabilirsiniz. Ama bir de Alaçatı’da görün. Peştamallerin, havluların, mimoza kokulu mumların arasından seyredin. Geçen hafta köyün hemen girişindeki Nars Alaçatı Oteli’nin giriş katında açılan Haremlique à la Mer, İzmirli sahipleri Caroline Koç ve Banu Yentür’ün kendi zevk ve tasarımlarıyla ürettikleri özgün ev tekstil ürünleri, ipekli kumaşlar, kaşmirler ve aksesuarlarla taçlanıyor.

YASTIK
Kimi Anadolu’nun, kimi Brezilya’nın çiçekli basmalarından, kimi Osmanlı ipeklilerinden, Afrika baskılarından, kimiyse eski Özbek koleksiyonlarından özene bezene dikilen ve bir eşi daha olmayan yastıklar... Bodrum ve İstanbul’dan sonra üçüncü mağazasını Alaçatı’da açan uluslararası tasarımcımız Rıfat Özbek, rengarenk desenleriyle köyün taş sokaklarında karşınıza çıktığında onu reddetmeniz olanaksız. Çift taraflı kullanılabilen yastıklar, evinize ya da bahçenize tasarımcı dokunuşu katmanızın yanı sıra artık sıkıldığınız kanepenizin havasını bir anda değiştirmenizi sağlayacak.

Yazının devamı...

Madem yarın Babalar Günü... Evde maskülen bir stil yaratalım!

19 Haziran 2010

Uzay gemilerini andıran binalar, devasa mobilyalar, fütüristik objeler... Bunlar sizce bir kadının istekleri mi yoksa bir erkeğin mi? Doğru bildiniz, tabii ki erkeğin! İş dekorasyona geldiğinde, maskülen stiller seçimlerini hep tasarım, yalınlık, fonksiyonellik, ergonomi ve teknolojiden yana yapıyor

21’inci yüzyıl insanının hayat akışı son derece yoğun, hareketli, inişli çıkışlı ve renkli. Gelişen teknoloji ve haberleşme yöntemleri dünyamızı küçültürken, bizleri devamlı uyararak belleklerimizi bir şekilde yoruyor. İletişim mecralarından bize yansıyan akla hayale gelmeyecek yoğunluk ve sıklıktaki mesajlar da, çoğumuzu evimizin içinde daha sakinleştirici bir ortam arar hale getirdi. Kadınlar içlerinden gelen süsleme dürtüsüyle bu sakinlik arayışını her fırsatta kırmaya çalışırken, erkekler özellikle yaşama mekanları sözkonusu olduğunda hiç taviz vermiyor. Rahatlık, işlevsellik ve pratiklik onların seçimlerinde hep başrolde. Bir eşyanın eve girmesi için çözüme ve ihtiyaca yönelik olması neredeyse şart. Gereksiz kalabalıktan çok, nitelikli, doğru düşünülmüş fikirlere meyleden erkekler, detayları azaltırken, kaliteyi yükseltmeye çalışıyor.
Bu nedenle de maskülen sıfatını alan mekanlar genel anlamda çok sakin, tasarımlar bir noktaya odaklı, mobilyalar 90 derecelik dik açılara sahip, aydınlatmalarsa dramatik oluyor. Masif formlar, heykelimsi mobilyalar, sade geometrik çizgilerin klasikler üzerine adaptasyonu erkeklerin yaratıcı dünyasına daha çok hitap ediyor. Renk kullanımlarındaysa ‘cool’ ve cesur bir tavır ağırlıkta.
Koyu renk gamı, siyah, beyaz ve gri tonlarının yanı sıra, doğal içerikli toprak renkleri de tercih edilebiliyor. Tasarımcıların gelişmiş bilgisayar teknolojileriyle yarattıkları yepyeni formlar ve esnek malzemeler erkeklerin ilgi odağında. Evin ev sevdikleri odasıysa kesinlikle TV- sinema köşesi!


Yazının devamı...

Dışarıda güneş, içeride Akdeniz ruhu

5 Haziran 2010

Yazı sadece tatil günleriyle kısıtlamak istemeyenlerin dekorasyon rotası Akdeniz olmalı. Hangi limana uğrayacağınıza karar vermeniz yeterli. Bu haftaki durağımız, yaz tasarımlarının en önemli ilham kaynaklarından biri olan Yunan yarımadası

Akdeniz kıyılarında hâlâ ayakta kalan mimari örneklere baktığımızda; yörenin ve kişilerin ekonomik düzeylerine, yaşam tarzlarına, iklimine bağlı olarak, farklı büyüklük, tarz ve malzemelerle yapılmış ev tiplerine rastlıyoruz. Her ne kadar yerel düzeyde değişiklikler gösterse de evler, kireç badanalı ya da taş dokulu duvarları ve küçük pencereleriyle benzeşiyor. Akdeniz çevresindeki coğrafyada; mimaride, iç mekânda, kıyafette, takıda sıkça görülen bazı ortak özellikler var. Bunların içinden stilinize ve yaz ruhunuza uygun olanı, iç mekanlarınıza taşıyarak doğanın ve denizin yaşam alanlarınızı sarıp sarmalamasını sağlayabilirsiniz.
Çivit mavisi, çiyan mavisi, kobalt mavisi, siz nasıl adlandırırsanız adlandırın, Yuna- nistan’ı çevreleyen adaların rengi bu… Maviyi tamamlayan beyaz ise saflığın, serinliğin ve huzurun simgesi. Bölgenin mimarisini ikonlaştıran bu mavi-beyaz renk öğesinin şehir evlerine girmesi, hem rahatlatan hem dinginleştiren hem de serinleten bir atmosfer yaratmakta rakipsiz.
Duvarlarınız beyaz kalmalı. Günışığını bolca içeri almanız şart. Yaz sıcağını hafifletmek için düzenlemede az eşya kullanmanız, yalın ve sade olmanız işe yarayacaktır. Beyaz ağırlıklı seçeceğiniz mobilyalarda, yine bu bölgede çok sık kullanılan sedirler ve sade çizgilerde alçak ahşap modellerden yararlanabilirsiniz. En önemli dekorasyon öğenizse çivit ve kobalt mavisiyle bezenmiş aksesuarlar. Keten ve pamuklu kumaşların kullanıldığı perde ve kanepelerde beyaz, ekru, kesekağıdı, taş grisi gibi renkleri tercih edebilirsiniz. Ham ahşap dokular, deniz kabukları ve patine yüzeyler de bu stile çok yakışacaktır. Son dönemde öne çıkan ve Neo-Akdeniz olarak tanımlayabileceğimiz bir stilse, vintage ve country mobilyaları geleneksel Akdeniz stiliyle birleştiren biraz daha farklı bir tarz sunar. Bit pazarları, ikinci el ve antika dükkanlarından seçilen mobilyalarla tasarlanacak bu tip bir ev, kent karmaşasından kopmak isteyen modern insanın sığınağı olacaktır.

EV DEDEKTiFiMelis Murathanoğlu’nun evi

Yazının devamı...