Adalet her yerde!

Eklenme Tarihi20.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi20.04.2019 - 8:15
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu belediye binasını gezerken mutfağa da uğramış, aşçıya sormuş:

- Bugün yemekte ne var?

- Yemekte musakka var, sizin için de antrikot yaptık...

İmamoğlu:

- Birine musakka, birine antrikot olmaz, demiş, burada herkes aynı yemeği yiyecek... İktidarın medyacıları bu mütevazı tutumu “şov” diye nitelediyse de halk olumlu mesajı aldı. Umarız bu davranış diğer belediyelere örnek olur...

CHP’li kimi belediye başkanları böyle sempatik jestler yaptı. Bazısı odasının kapısını söktürdü. Bazısı makam aracını satılığa çıkardı. Tunceli Belediye Başkanı makam aracını yeni evlilere gelin arabası olarak tahsis etti. Dürüst belediyecilik konusunda titiz bir dostumuz... Hüseyin Sağ geçtiği mesajda bakınız ne diyor:

- CHP’li belediye başkanları resmi programlar hariç makam araçlarını kullanmamalı. Belediyeye gelirken özel aracıyla gelmeli, mesaisi bittiğinde özel aracıyla evine gitmeli. Zabıta ve imar müdürleri hariç, belediye başkan yardımcılarının ve müdürlerin makam aracı olmamalı. Herkes araç havuzunu kullanmalı. Bu yöntemle sayısız makam aracı ve sayısız makam tasarruf etmiş olacağız. CHP’li belediyelerde bu uygulanırsa yeni bir model oluşacak ve AKP de uymak zorunda kalacaktır...

Gelsin bonfile...

Ekrem İmamoğlu’nun belediyede tüm personele aynı yemek çıkarılması talimatı bize birkaç gün önce kaybettiğimiz sevgili Can Bartu’nun bir anısını hatırlattı... Sinyor Bartu bunu Fenerbahçe TV’sinde anlatmıştı...

Milli Takım Ankara’da yapacağı bir maç öncesi kamptadır. Öğlen yemeğini futbolcular ile yöneticiler ayrı masalarda yemektedir. Futbolculara olağan yemekler gelip gitmektedir... Can bir ara yöneticilere aynı yemeğin gitmediğini fark eder. Garsonu çağırır, yöneticilerin yediği yemeği sorar. Futbolcular fasulye, yöneticiler ise bonfile yemektedir. Can garsonlara talimat verir:

- Yöneticiler hangi yemekleri yiyorsa, bize de aynısından vereceksiniz... Futbolcuların masasına da bonfileler gelmeye başlar. Yöneticiler hık mık edecek olur. Ama ses çıkaramazlar. Bir daha da kendilerine ayrıcalıklı yemek talep etmezler...

PAMUK

Denizli’ye bağlı Pamukkale’de yer alan travertenlere giriş geçen çarşamba günü üç saatliğine serbest bırakılmış. TV’lerde yüzlerce vatandaşı travertenler etrafında gezinirken gördük. Yapılan röportajda şöyle dedi biri:

- 25 yıldır Denizli’de oturuyorum, ilk kez buraya geldim...

Pamukkale’ye her yıl 2 milyon turist geliyor. Ancak anlaşılıyor ki Denizlili vatandaşlar orayı pek gezip görmüyor. Sebebi mi? En başta giriş fiyatının 50 lira gibi yüksek bir rakam olması... 6-12 yaş arası 13 lira... Doğrusu az para değil... Bu yıl üç saatlik ücretsiz giriş “Turizm Yılı” nedeniyle bir defalığına düzenlenmiş. Bir daha olmayacak...

Bu üç saatlik ücretsiz giriş neden örneğin ayda bir düzenlenmesin? Denizli halkı travertenleri görür ve bilgilenirse bunda zarar mı vardır, fayda mı?

KAÇAK

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 259 bin kişi artarak 4 milyon 668 bin kişi oldu... İşsiz sayısı, Norveç (5.300.000), Danimarka (5.780.000), Finlandiya (5.500.000) gibi ülkelerin nüfusuna erişti. Ama yine de nereye gitsek karşımıza kaçak işçiler çıkıyor. Ülkedeki 4 milyon sığınmacıya ilaveten Türkmenistan, Moldova, Ermenistan, Gürcistan, Moğolistan gibi ülkelerden kaçak gelenler de evlerde, lokantalarda, inşaatlarda işçilik yapıyor. Bizim gençlerin işini kapıyor. Hiç değilse kaçak işçi musluklarını kısmak hatta kapatmak gerekmez mi?

VİZE

Avrupa Parlamentosu Türkiye’nin de aralarında bulunduğu üçüncü ülkelere yönelik Schengen vize ücretini 60 euro’dan 80 euro’ya çıkardı. Bugünün kuruyla  vize ücreti yaklaşık 520 lira oluyor.

Bu ücrete aracı kurum hizmet bedelleri, çeviri ve uluslararası seyahat sigortası masrafları da eklenince rakam daha da büyüyecek...