Ahmet Davutoğlu, dış politikada yola “Sıfır sorun” iddiasıyla çıkmış ancak kısa sürede bozuşmadığımız komşu ülke bırakmamış, görevine “Sıfır dost” ile noktayı koymuştu. O dönemde dış ilişkilerin bozulmasından hâlâ Davutoğlu sorumlu gösterilirken bir dostumuz bakın ne diyor:
- Evet, onun döneminde çevremizde kavga etmediğimiz ülke kalmamıştı ama en azından Almanya, Hollanda, Avusturya başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle ilişkilerimiz iyiydi. Avrupa ile vizenin kaldırılmasını konuşuyorduk. Bir de bugün gelinen noktaya bakın... İlişkiler tarihin en bunalımlı noktasına taşındı.
***
Avrupa ile ilişkilerin bozulması en büyük etkiyi kuşkusuz turizmde gösterecek.
2016’da Almanya’dan gelen turist yarı yarıya azalmıştı. Bu yıl durum daha kötüleşecek. Almanya’da yapılan bir turizm anketinde (GfK-Studie) Kasım 2016’da Almanların yüzde 42’si “Artık hiçbir zaman Türkiye’ye gitmeyeceğim” derken, 2017’de bu oran yüzde 8 artarak yüzde 50 seviyesine yükselmiş durumda. 
En büyük sebep siyasi gerginlikler ve Türk politikacıların Almanya’yı Nazilikle suçlayan söylemleri... Daha önce de yazdık... İki ülke politikacılarının atışması turisti etkilemiyor. Ancak karşılıklı atışmalar halkın değerlerine ve “Nazilik” gibi hassas duygularına tecavüz ediyorsa... Turist o zaman etkileniyor... Bir salon sorununu büyütüp savaş koşullarına taşımanın alemi var mıydı?

Hamburg-er

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dediğini yaptı, Almanya’ya gitti, Hamburg konsolosluğumuzda gurbetçi yurttaşlarımızla görüştü. Tabii ki hallerini hatırlarını sormadı, resmen ve alenen “evet” propagandası yaptı.

Yapınca ne mi yapmış oldu? Hem partisinin 2008 yılında çıkardığı “Yurt dışında ve dış temsilciliklerde seçim propagandası yapılamayacağı”na dair yasayı hem de Yüksek Seçim Kurulu’nun 15 Şubat 2017 günü bu yönde aldığı kararı çiğnemiş oldu.
Bu arada akla takılan bir soruyu da aktaralım; Kemal Kılıçdaroğlu ya da “hayırcı” bir milletvekili aynı konsoloslukta ya da herhangi bir konsolosluğumuzda Mevlüt Çavuşoğlu gibi propaganda yapmak istese izin verilir mi? Konsolosluğun kapısı ve imkânları “hayırcı”lar için de ardına kadar açılır mı?

YIKIM

Galataport projesi adına Karaköy Yolcu Salonu’ndan sonra tarihi “Paket Postanesi” de yıkıldı. İstanbul Modern’in Paket Postanesi’ne taşınması söz konusuydu. O proje ne oldu? Sorumuza dün şirketten “İstanbul Modern sonbaharda Paket Postanesi’ne taşınacaktır” yanıtı geldi.İnşallah!

Bu arada ilginçtir... İstanbul’a sahip çıkması beklenen CHP Büyükşehir Belediye Meclisi ve İl Örgütü bu yıkımların seyircisi... Karaköy’e kadar uzanıp ne oluyor diye bir zahmet yıkımlara göz atmıyorlar. Ne meraksızlık!

PASS

Bir dostumuz Ankara Kızılay’da tanıdığı bir öğretim üyesine rastlıyor... Hal hatır sorulurken onun da 4 bini aşkın meslektaşı gibi kısa süre önce meslekten ihraç edildiğini öğreniyor... O zaman teselliye yöneliyor:
- Siz ODTÜ mezunuydunuz değil mi Hocam...
- Evet..
- O zaman yurt dışına çıkıp bir üniversitede ders verebilirsiniz...
- O da mümkün değil, diyor hoca
- Neden?
- Çünkü pasaportlarımızı da elimizden aldılar...
İkinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya ve Avusturya’dan Yahudi ya da komünist oldukları için  yüzlerce bilim adamının Türkiye’ye kaçtığı bilinir. Pek çoğunun pasaportu iptal edilmemiş sadece “yurtsuz” damgası basılmıştı. 
Bizimkiler onlara rahmet okutuyor!

Şehirlerarası otobüs yolcularına GBT kontrolü İstanbul’a girişte 3. köprü girişinde yapılıyor...
Ataşehir’de inenlere GBT, MBT yok!
Malum Anadolu yakası insanı daha bir temiz oluyor!

Akif Kökçe

ANLATI

Gazete ve televizyonlarda “Hayırcı”ların salon toplantıyarını izliyoruz. Dopdolu salonlar, oturacak yer bulamadığı için ayakta kalan insanlar, coşkulu kalabalıklar. CHP Trabzon milletvekili Haluk Pekşen diyor ki:
“O görüntüler tabii ki beni de çok mutlu ediyor, bana da moral veriyor. Ancak toplantıların yapıldığı yerlere bakıyorum, neredeyse tamamı ‘hayırcı’ların ağırlıkta olduğu İzmir, Muğla, Aydın gibi batı illeri... Tamam, oralarda da     çalışma yapılsın ama asıl ağırlık vermemiz     gereken yerler İç Anadolu ve Karadeniz gibi bölgeler. Çankırı, Yozgat, Konya, Kayseri, Rize gibi şehirler, özellikle de bu şehirlerin kırsal kesimlerinde yaşayan insanlarımız olmalı...”

Yazarın Diğer Yazıları