Baca gazları...

Termik santrallere filtre takma zorunluğunun Meclis kararıyla 2.5 yıl daha uzatılmasını eleştirirken CHP milletvekillerinin beşte dördünün oylamaya katılmadıklarını anlatmış, özellikle Muğla milletvekillerinin oylamada hazır bulunmamasını garipsemiştik.

CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, açıklama yaparak kardeşini kaybettiğini, oylama günü cenazeyle meşgul olduğunu anlattı. Arkadaşları Burak Erbay ve Suat Özcan da cenazeye katıldıkları için oylamaya gelememişler. Diğer CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin ise Bütçe Plan komisyonundaki görüşmelerde görev aldığında oylamada hazır bulunamadığını söyledi bize. Başsağlığı diledik kendilerine.

İşçi kökenli bir milletvekili olan Süleyman Girgin’le ayrıca termik santrallerin durumunu konuştuk.

Girgin, Muğla’daki üç santral; Kemerköy, Yeniköy ve Yatağan’da baca gazı arıtma tesisi bulunduğunu, santraller özelleştirilmeden önce bakanlık tarafından anlık ölçümler yapıldığını ve kamuoyuna açıklandığını anlattı. Ancak özelleştirmeden sonra ölçümler yapılmaz ve açıklanmaz olmuş. Santrallerin ek masrafa girmemek için arıtmadan kaçındıkları inancı yaygınmış. Bakanlık iyi çalışırsa mesele kalmayacak. Kimi başka santrallerde ise baca filtresi hiç yokmuş.

Burak da çakar!

Gazetede haber: “Çakar lamba kullanımının kapsamını daraltan kurallar 1 Kasım’da yürürlüğe girdi. Ancak futbolcu Burak Yılmaz’ın cipinde ısrarla çakar lamba kullanması tartışma konusu oldu.”

Bize sorarsanız... Burak çakarlı lamba kullanmakta haklıdır. Milletvekilleri 24 Kasım’da TBMM’ye kanun teklifi verdiler. Eski ve yeni milletvekillerine çakarlı araç kullanma izni istediler. Böylece trafikte geçiş üstünlüğü alacaklar, trafik cezası yazılmayacak, kırmızı ışıkta bile geçecekler. Sebep? Efendim acele işleri oluyormuş. Onların acele işi oluyorsa Burak’ın çok daha da acele işi oluyor. Çocuk maça yetişecek, antrenmana yetişecek, randevusuna yetişecek. Şehirleri trafik cehennemine dönüştürenlerin çakarlı hakkı varsa Burak’ın haydi haydi vardır!

ŞARAP

Yaklaşan depremden tıkanan trafiğe, kaldırım işgallerinden gıda terörüne, su seviyesinden Kanal İstanbul’a kadar İstanbul’un onlarca sorununu konuşmak varken... Gündeme şarap tartışması girdi. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kars kazının tanıtım gecesinde şarap içti mi içmedi mi? Melih Gökçek’in “Şarap içti” diye attığı tweet gündem oldu.

İlahiyat konularında bilgili din adamlarından İhsan Eliaçık şu mesajı yayımladı:

“İçkinin Kuran’da cezası yok.

Kuran’da 4 hakiki, 1 mecazi ceza var;

Öldürmek (Bakara; 178), Çalmak (Maide; 38), Zina (Nur; 2) İftira (Nur; 4) ve kendine servet yapmak (Tövbe; 34-35).

İçki cezası nerede geçiyor, bana göstersinler, tartışalım.”

ÇILGIN

Bir adı da Çılgın Kanal olan Kanal İstanbul’u destekleyenler Profesör Celal Şengör’ün bir süre önce TV’deki sözlerine sığınıyor. Celal Şengör, TV konuşmasında kanal için: “Jeolojik engel yok” demiş, “Kanal boğazın yükünü azaltır ancak etrafına şehir yaparsanız o zaman yollarımız ayrılır”, diye devam etmişti. Bu sözlerinden projeyi tam bilmediği anlaşılıyor. Çünkü kanalın etrafına şehir yapılması projede var. Bu arada kanal yapımında jeolojik sakınca olmayabilir ancak bunun dışında onlarca sakınca sayılıp dökülüyor. Boğaz’ın yükünü ise boru hatları zaten azaltıyor. Çok yakın gelecekte elektrikli araçlar trafiğe hakim olunca tanker trafiği de sıfıra yaklaşacak...

YÜCEL

Kanal 360’da bir bilgi yarışması. Sorulan isim şu: 

“Türk milli eğitiminin mihenk taşlarından köy enstitülerinin kurucusu kültür ve siyaset adamı kimdir?”

Doğru cevap: Hasan Ali Yücel.

Önce ipucu olarak iki harf veriliyor sonra üç, dört, beş harf...

Ekranda üniversite öğrencisi veya mezunu pırıl pırıl dört genç var. Verdikleri cevaplar: Orhan Ali Gürel, Osman Ali Güzel, Osman Ali Gürel, Yaman Ali Güzel, Yaman Ali Gürel!

Atıyorlar ama doğru cevabı bir türlü tutturamıyorlar...

Bu neyi mi gösteriyor? Türkiye’de eğitimin gençleri ‘cahil bırakmak’ üzerine yönlendirdiğini...