Kontrollü darbe, kurmaca darbe, kuşkulu darbe, karanlık darbe... Gibi nitelemeler sürerken... Ve iktidar tarafı en çok “kontrollü darbe” sözüne takılırken... İktidar yazarları “kontrollü darbe” deyimini kullananları tehdit ederken...

Darbeyle ilgili yüzlerce soru hâlâ karanlıkta...

Fikret Bila’nın 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıldönümü nedeniyle yaptığı mülakatta Başbakan Binali Yıldırım... MİT Müsteşarı Fidan’ı o gece 22.30 ile 23.00 arasında bir saatte, aradığını söylüyor.

- Ancak MİT Müsteşarı’ndan o bilgiyi (darbe bilgisini) alamadık diyor.

Başbakan saat 23.03’te telefonla NTV’ye bağlanacak, kalkışmanın ordu içinden bir cuntanın işi olduğunu, arkasında da Fetullahçı’ların bulunduğunu söyleyecektir.

Peki Başbakan’ın bu sözleri hangi bilgiye dayanıyor? Kendi ifadesi şöyle:

- Esas kanaati kendim oluşturdum. Cumhurbaşkanı’mızla istişare ederek, beraber konuştuk, bunun FETÖ’cülerin asker içerisinde bir kalkışması olduğu kanaatine vardık... O anda doğru da olabilirdi, yanlış da...

Başbakan Binali Yıldırım, darbe ile ilgili sorusuna Fidan’dan yanıt alamadığını daha önce iki konuşmasında daha söylemiştir.

Fidan neden darbeyi Başbakan’dan saklıyor? Meçhul... Buna rağmen devlet protokolünün en üst katmanlarında hiçbir şey olmamış gibi görev yapmaya devam ediyor.

Tek tip olmaz!

FETÖ sanıklarından birinin üzerinde “Hero” yani “Kahraman” yazan tişört giymesi üzerine zaten yeterince yoğun olan gündemimize bir de “Tek tip elbise” konusu eklendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla “tak” diye harekete geçen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tutuklu FETÖ sanıklarına tek tip elbise giydirilmesi için çalışma başlattı...

CHP’nin hukukçu milletvekillerinden Ömer Süha Aldan böyle bir uygulamanın hukuken ve siyaseten doğru olmadığı görüşünde. Nedenlerini anlatıyor:

- Siyaseten doğru değil, çünkü bu uygulama 12 Eylül döneminde cezaevlerinde huzuru sağlayacağız, tutukluların burnunu sürteceğiz denilerek Cunta’cılar tarafından gündeme getirilmiş, cezaevlerinde büyük direnişler yaşanmış... Açlık grevleri, intiharlar olmuş, pek çok acılar çekildikten sonra yanlış olduğu anlaşılarak uygulamadan vazgeçilmişti.

- İşin hukuki tarafına gelirsek...

- FETÖ sanığı da olsa, henüz hüküm giymemiş her tutuklu hukuken masumdur. Dolayısıyla onlara terörist diyemez, terörist muamelesi, uygulaması yapamazsınız. Tek tip gibi dünyada örneği olmayan yaptırım uygulamaya kalkarsanız, itiraz ve direnme hakkı doğar. Tutuklular tek tip elbiseyi reddettiği için duruşmalara gitmeyi reddederse ya da cezaevi görevlileri onları mahkemeye götürmemeye kalkarsa savunma hakları kısıtlanmış olur. 12 Eylül döneminde bu yüzden Türkiye AİHM tarafından milyonlarca lira tazminata mahkum edilmişti....

HÜK

Kabine değişikliği dünyanın her demokrasisinde heyecan yaratan bir uygulamadır. Göreve yeni gelen bakanların o alandaki çözümsüz sorunlara çözüm bulacağı, yaratıcı projeler geliştireceği düşünülür. Yeni çehreler yeni umutlar yaratır. Dün Ankara’da bir kabine değişikliği yaşandı.. Peki heyecan var mı? Yok...

Neden? Çünkü  ne giden, ne gelen bakanların kendi iradeleriyle hareket edeceklerine ilişkin bir işaret var. Uygulamalar kararların yukarda alındığı bakanların sadece birer uygulama memuru olduğu yönünde. Yeni hükümet ne yapar? Cevap pek zor değil:

- Eski hükümet ne yaptıysa yeni hükümet de onu yapar...

Nasıl ki uyuşturucu sorunu 
“1-2 uyuşturucu çetesini yok etmekle” çözülemezse, 
irtica sorunu da “FETÖ gibi 1-2 cemaati yok etmekle” çözülemez. 
G.E

HKK

Hava Kuvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal’dan uzun bir bilgi notu aldık... Sayın Orgeneral, bu sütunda geçen pazar günü çıkan yazıya cevap olarak, 15 Temmuz akşamı olanlara açıklık getiriyor. Kendisinin uçuşların durdurulmasının ardından hemen Ankara’ya gitmemesini bir darbenin akla gelmemesine bağlıyor. Moda Kulübü’nü terk etmeme sebebini “Oraya baskın düzenleneceğini düşünemezdik”

sözleriyle açıklıyor. Orgeneral Ünal, darbenin öğrenilmesini izleyen andan itibaren bütün Türkiye’de duruma hakim olduklarını, Moda Kulübü’nde kurdukları küçük karargâhtan yurdun dört bir yanına emir vererek darbecilerin etkisinin çok sınırlı tutulduğunu bildiriyor.

TWEET

Telefonunuzu beş defa üst üste açmadığınızda sırasıyla polis, MİT ve Genelkurmay’a haber verebilecek canlıya “anne” denir.

Evinin güvenliğini alarm taktırarak değil, evden çıkarken koridorun ışığını açık bırakarak sağlayan insana “Türk” denir.

Yazarın Diğer Yazıları