Bölük, bölük...

Sonunda yargı da ikiye bölündü... Bizden olanlar, bizden olmayanlar... Bakanlardan Nihat Ergün, Yargıç Oktay Kuban’ı kastederek ne diyordu:
- Çetenin nöbetçi hâkimi...
Tahliye kararı verenler çetenin yargıcı...
Sanıkları hastanede yatıran hekimler de çetenin üyesi oluyor...
İktidar medyası da bu şartlanma içinde...
O kesim içinde hukuka gerçekten saygılı birkaç kalemden biri... Yeni Şafak’ta Kürşat Bumin bakınız o dünyayı nasıl irdeliyor:
“Bir medya dünyası varlık nedenini unutup kendisine söz konusu nedenle ilişkisi olmayan roller, işlevler ve de güçler atfetmeye kalkarsa varacağı yer burasıdır. Kendinden geçmiş bu tür bir medya gücünün bu sürecin bir adım ötesinde ‘Bütün sağlık raporlarını önce ben göreceğim!’ gibi bir taleple ortaya çıkarsa şaşırmayın! Allah korusun...
Bu medya dünyası sadece ‘hekimler’e karşı güvensizlik beslemiyor. Yargıçlar da benzer bir sınıflamaya tâbi tutuluyor. Yani özetle, ‘iyi - kötü hekimler’ (ya da ‘çete içi - çete dışı hekimler’) gibi ‘iyi - kötü yargıçlar’ da (ya da ‘çete içi-çete dışı yargıçlar’) mevcut. Görüyorsunuz; karşımıza getirilen bu tablo bize kimseye güvenmememizi, ‘raporlar’ ve ‘kararlar’a daima şüphe ile bakmamız gerektiğini telkin ediyor... Siz söyleyin; bu noktaya varmış toplumsal bir ruh hali ile iyi şeyler yapılabilmesi mümkün mü?”
Bazı şeyler vardır ki bir kez bozulursa bir daha düzelmez.. Örneğin kalp ritmi öyledir... Hukuk ve yargı da toplumun kalbidir.. Bozarsak düzeltemeyiz... Eğer amaç cumhuriyeti yok etmekse o başka!

Müzenin suçu!
Ankara’daki Tabiat Tarihi Müzesi 1935 yılında Atatürk’ün emriyle kuruldu. 7 Şubat 1968’de Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA) bünyesinde bilim dünyası ve halkın hizmetine açıldı. Yılda ortalama 300 bin kişinin ziyaret ettiği müzede yer bilimlerinin tüm evrelerine ait her türdeki materyal... Anadolu’da yaşamış mamutlar başta olmak üzere binlerce çeşit canlının fosilleri, maden ve mineral örnekleri sergileniyordu. Kısacası Tabiat Tarihi Müzesi Türkiye’nin en zengin doğa müzesiydi.
Müze, 2002 yılı sonunda tadilat gerekçesiyle kapatıldı. Tadilatın en fazla bir - iki yılda bitmesi bekleniyordu ancak beklenen olmadı. Çeşitli zamanlarda çeşitli sebepler gerekçe gösterilerek müzenin açılışı sürekli ertelendi. 2010’a gelmemize ve uzun süredir binada hiçbir inşaat faaliyeti olmamasına rağmen müze hâlâ açılmış değil. Geçen gün müzenin ne zaman açılabileceğini öğrenmek üzere MTA’yı aradık. Sorumuza yanıt verecek bir yetkili bulamadık.
CHP Milletvekili Yılmaz Ateş, bu olayı yakından izliyordu. Dedi ki:
“Bana gelen bilgilere göre müzede sergilenen eserler Darwin’in Evrim Kuramı’nın doğru olduğuna işaret ettiği için müzeyi açmak istemiyorlarmış... Başka da görünür sebep yok zaten.”

Azdılar
Yazar Perihan Mağden 5N1K programında Cüneyt Özdemir’ni sorularını yanıtlarken diyor ki:
Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’a hiç bir şekilde acımıyorum. İçerde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Onlar için asla imza da vermem.
Cüneyt Özdemir: Nasıl bu kadar eminsiniz? Dava sürüyor sonuçta.
Perihan Mağden: O kadar bombalama, silah, delil dağı ortada duruyor. Bence Ergenekon’un sivil, yargı, medya ayağına karışılmadı henüz. Bazı gazete ve yazarlar bu davayı sulandırmak, perdelemek için özel bir çaba içine girdi. Ben bu davada tarafım. Hakiki demokratım.
* * *
Demokrat! yazarlar meslektaşlarını ihbar etmek ya da hapiste tutmak için seferber oldular.
TMSF’den hortumu kesilen malum profesör de dün hınçla muhbirliğe devam ediyordu.
Bunlar demokratsa faşist kime diyeceğiz?

Lale
Anakent Belediyesi İstanbul’u lalelerle donattı. Bu işe kızan var, mutlu olan var.
Kimi CHP’liler Anakent’in 6 milyar dolar borcu olduğunu kaydederek:
- Bu borç altında Lale Devri’ni taklide yeltenmenin âlemi var mı, diye soruyor.
Bir dostumuz da şu notu göndermiş:
- Şehir betonlaştı. Laleli semtinde lale dikilecek yer yok. Ne lalesi?
Aynı fikirde değiliz.. Biz lalelere yapılan 1.5 milyon liraya acımıyoruz.
O parayı nasıl olsa birileri yiyecek...
Hiç değilse şehir süslensin.
Haksız mıyız?

Anket
Gazetelerde sık sık anketler yayımlanıyor.. AKP’nin oyu sürekli yüzde 30’un üzerinde çıkıyor... Bazan yüzde 40’a yaklaşıyor. Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Aytun Çıray:
- Bu anketlere kulak asmayın, diyor...
- Neden?
- Çünkü halk anketlere cevap verirken korkuyor... AKP’ye oy vermeyeceği halde korkudan AKP’ye vereceğini söylüyor.
Aytun Çıray’ın bu görüşü gerçeği yansıtıyor mu?
Bilemeyiz...
Ama pis bir korkunun bütün toplumu sarıp sarmaladığını da hepimiz biliyoruz...

Çevre Bakanı Veysel Eroğlu kuzenini kendine müşavir yapmış.
Çevresine iyi bakıyor demek ki...
Haldun Ertem

* Karaköy’deki Yeraltı Camii’nin kapısında bir cep telefonu resmi, üzerinde çarpı işareti ve şu yazı:
“Hakla irtibat kurmadan önce halkla irtibatı kesin”

Başbakan Erdoğan “Hukukçular cübbelerini çıkarıp, siyasete girsin” diyor.
İmamlar siyasete böyle girdi, sıra hukukçularda...
Gülhan Elmas

Kene sezonu açılmış.
Bizim iki ayaklı kenelerin sezonu hiç kapanmıyor ki açılsın.
Fahrettin Fidan

Kanun düzendir, iyi kanun iyi düzendir.
Aristo