Cizre’nin önemi

Cizre’nin stratejik önemi nereden geliyor? Emekli General Nejat Eslen anlatıyor:

- Suriye’de malum 1 milyon 700 bin Kürt yaşıyor. Sayının son göçlerle düşmüş olması çok muhtemel. Bu sayıyla Kürtlerin Suriye’nin güneyinde oluşturmaya çalıştıkları koridoru kontrol etmeleri mümkün değil. O halde ne yapmak lazım... O zaman Türkiye - Suriye sınırını buharlaştırıp Türkiye’nin güneyindeki Kürtlerle Suriye’nin kuzeyindekileri birleştirmek lazım.

Cizre Türkiye - Suriye sınırının en doğusundadır. Sınıra çok yakındır. Hemen güneyinde Cezire kantonu var. Cizre ile Cezire arasındaki sınırı kaldırmak, burayı geçiş noktası yapmak, PKK ile PYD’yi buluşturmak... Amaç budur... Cizre’de başarılı olurlarsa kontrol ettikleri alanı batıya doğru genişletecekler, Hatay’a kadar uzanan bir koridor oluşturacaklardır... PKK’nın niyetleri ve planları sır değildir. Bunlar KCK sözleşmesinde yazılıdır.

AYDIN

Aralarında Tarık Akan, Kadir İnanır, Fazıl Say, Rıza Türmen ve Levent Üzümcü gibi isimlerin de bulunduğu aydın ve sanatçılar ‘ateşkes’ çağrısı yaptı. Dediler ki:
Ülkemiz, hızla iç savaş ortamına sürüklenmektedir. Bu yıkıcı süreci engelleyebilmek için,
1. Öncelikle ve derhal, PKK eylemlerine son vermeli, tek taraflı ateşkes ilan etmelidir.
2. Özellikle sivillerin büyük zarar gördüğü, ağır can kayıplarına yol açan ve kent merkezlerine kadar yayılan devlet operasyonları durdurulmalıdır.
3. Müzakerenin yeniden başlayabilmesi için elverişli koşullar yaratılmalı, barış sürecinin önü açılmalıdır.
Bu açıklamada ilk elde söylenmesi gereken her şey var.
Kurban Bayramı tatili uzatılacakmış!
Bu kadar kurban verip üzerine bir de uzun “kurban bayramı” yapan başka bir ülke var mı acaba?
Akif Kökçe
BAYRAK
Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Hürriyet ve Doğan grubu çalışanlarıyla birlikte kameraların önüne geçerek gazeteye saldırıları kınadı ve dedi ki:
“Bu mesele üç camın, bir kapının kırılması, bir binaya saldırılması meselesi hiç değildir. Bu halkın haber alma özgürlüğünün ve bunun için çalışan gazetecilerin susturulmaya çalışılması meselesidir. Saldırılar bizi korkutmaz, korkutamayacak”...
Açıklamaya, Vuslat Sabancı’nın kardeşleri Arzuhan Yalçındağ, Hanzade Boyner ve Begümhan Faralyalı da destek verdi.
Bu cesur açıklamanın Aydın Doğan’ın talebiyle değil, kızlarının ısrarıyla yapıldığına emin olabilirsiniz. Kadınlar taşıdıkları bayrağın hakkını yüreklice veriyor.
Cizre’nin dünü...
Cizre’de durum neydi... Hürriyet muhabiri Gülden Aydın’ın Cizre izlenimleri 22 Ocak 2015’te bu gazetede yayımlandı. Bir bölümünü aktaralım:
“Cizre’deki çatışmaların görünen iki aktörü var: Bunlardan birincisi, PKK’nın gençlik yapılanması olan ve kısaca YDG-H diye adlandırılan Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi. Bu hareketin mensupları gece 21.00’den sabaha kadar “Kaplan Timleri” olarak silahlı bir şekilde kimlik kontrolü, araç kontrolü ve üst araması yaparak YDG-H’nin otoritesini tesis ediyor. İkincisi ise Hizbullah’ın YDG-H’ye karşı devreye soktuğu yine silahlı Şeyh Said Gençliği adlı örgütlenme. Her iki tarafın militanları da yüzlerini maskelerle kapatıyor. Cizre’nin mahallelerinin büyük bir bölümü bugün “kurtarılmış bölgeler” olarak ya YDG-H ya da Hizbullah’ın denetiminde. YDG-H, Cizre’de mutlak bir hâkimiyet kurmak ve Hizbullah’ı buradan söküp atmak istiyor. Taraflar çatışmalarda pompalı tüfeklerin yanı sıra kalaşnikof, ağır makineli, keskin nişancı tüfeği Bixi, roketatar ve el bombası da kullanıyorlar... Cizre’de devlet, olayların başından itibaren geri planda görünüyor. Hendekler polisin mahallelere girebilmesine engel oluyor...”
***
Cizre’de operasyonlar bu tabloyu ortadan kaldırmaya ve anayasal düzeni tekrar sağlamaya yönelik. Ancak bu gerekçeler hukuk dışı davranışları mazur göstermez. İnsan haklarının çiğnenmesini haklı kılmaz. Devlet hukuk içinde davranmaya mecburdur.
Cizre en kısa sürede dünyaya tekrar açılmalıdır...