Cumhuriyet işçisi!

Günümüzde işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının ne halde olduğunu burada tekrarlamaya gerek yok.

Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in tasarladığı “işçi” bu muydu? Bir örnek olarak, 1937’de açılan Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’nı ele alalım. Fabrika bir okul, bir kültür kompleksiydi.

- Fabrikanın bir halkevi ve işçilerin sahneleyeceği oyunlar için bir sahnesi vardı.

- Fabrika işçiler için okuma yazma kursları, genç kızları meslek sahibi yapacak kurslar düzenliyordu.

- Fabrikanın ressamları vardı. Fabrika bünyesindeki desinatörler Nazilli ve çevresinin resimlerini yapıyor, sergiler açılıyordu.

- Fabrikanın spor kulübü vardı. Futbol sahası Türkiye’nin ilk alttan ısıtmalı sahasıydı

- Fabrika altı ayda bir halka ücretsiz basma dağıtırdı.

- Fabrikada 40 yataklı bir hastane, bir eczane ve bir laboratuvar kurulmuştu.

- Bir işçi radyosu, 26 yataklı bir kreşi vardı.

- 264 işçi lojmanı, 350 kişilik bekâr işçi pavyonu vardı.

- Şehirde kalan işçileri fabrikaya taşımak için GIDI GIDI adı verilen bir mini tren kullanılıyordu.

- Fabrikanın güzel ve temiz bir fırını, işçi yemekhanesi, memur kantini ve hamamı mevcuttu...

- Fabrikanın Ar-Ge bölümü vardı.

- Fabrikanın elektrik ve su santralı vardı.

Fabrikanın işçi ve memurları modern yaşamın tüm nimetlerinden yararlanıyordu. Orada çalışmak ayrıcalıktı. İşçi ve memur insanca yaşıyordu.

Mülkiye kantini

Ertuğrul Özkök, geçen haftaki yazısında Amerikan Danışmanlık Şirketi McKinsey’le yapılan anlaşmayı överken kendisi gibi düşünmeyenleri fena eleştirdi, şöyle dedi:

“Kafanız hâlâ 1960’ların ‘mandacılık’ hurafesine takılmış kalmış. Aşın bunu artık... Kurtarın artık kendinizi bu 60’ların, 70’lerin ‘Mülkiye kantini’ klişelerinden...”

Derken, bildiğiniz gibi, yoğun eleştiriler üzerine McKinsey’le anlaşma iptal edildi.

Ertuğrul Bey Mülkiye’de okurken kantine hiç uğramadığını bir ara yazmıştı.

Keşke kantine uğrayıp konuşulanları dinleseydi. Anlaşılıyor ki o kantinde konuşulanlar bugün hâlâ geçerli...

UYGUR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Twitter mesajı geçiyor:

“Doğu Türkistan’da milyonlarca Türk kamplara alınıyor. Saraydan da, yancısından da tık yok...”

Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine insan haklarına aykırı uygulamalar yapıldığı yolunda Batı basınından bu yolda haberler geliyor. Çin yetkilileri ise diyor ki:

“ABD Çin’in yolunu kesmek için Uygur Türklerini kışkırtıyor. Onları teröre yönlendiriyor. Yalan haber yayıyor.”

Bu arada Çin, Türkiye’nin Uygur militanlara kol kanat gerdiği iddiasında. Bu yüzden Türk vatandaşlarına vize verilmiyor. Bu konuda çok dikkatli olmayız.

BARBAROS

Beşiktaş Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan eski Jandarma Dikimevi’nin 30 dönümlük arazisi TOKİ’ye devredilmişti. İmar Planı yapılırken İBB Meclisi’nde karara şu plan notu eklendi.

“Var olan binalar dışında başka binalar yapılamaz.”

Ne var ki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan plan değişikliğiyle plan notu kaldırıldı. Yeni plana göre, söz konusu alan artık konut, cami, park ve yol olarak belirlendi. Konutlar beş katlı olabilecek. Eğer ucunda rant varsa... Ankara imar planı yapımını İstanbul Belediye Meclisi’ne bırakmıyor!

DOMAT

Önemli bir zeytin bölgesi olan Akhisar’ın Zeytinliova beldesinde üretici, karşısına gelen CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu’na yakınıyor:

- Hasat mevsimi geldi ama zeytini toplayıp toplamamakta tereddüt ediyoruz.

Çünkü Domat zeytinin kilosunu 2.5 liraya mal ediyoruz ama 2.5 liraya bile alıcı bulamıyoruz. Kadıköy çarşısında soruşturduk. Domat zeytinin kilosu 25 liradan başlıyor, 40 liraya kadar uzanıyor. Hem üretici hem tüketici kazıklanıyor. Aradaki fark kimlerin cebine gidiyor? Bu konuda ne ciddi bir araştırma var, ne önlem alma niyeti...