Deparandum...

Eklenme Tarihi16.05.2018 - 23:48-Güncellenme Tarihi16.05.2018 - 23:48

Referandum öncesinde AKP’nin çok zengin vaatleri vardı...

En iddialı sözü Bakan Bülent Tüfenkci söylemişti:

“Evet çıkarsa ekonomi şaha kalkacak, depara kalkacak. Ben onun için bu referanduma deparandum diyorum...”

Referandum sonrasında özellikle dolar öyle bir depar yaptı ki... Tutabilene aşk olsun... İktidar frene basacak ama şaşkınlıktan frenin yerini bulamıyor. Maaşlar ve bankalardaki tasarruflar durduğu yerde eriyor. Dış borçlar katlanarak büyüyor... Ekonomist Mahfi Eğilmez sosyal medya hesabından şu bilgiyi paylaşıyor:

“186 milyar USD + 55 milyar USD cari açık... 1 yıl içinde bulunması gereken dış finansman tutarı = 241 milyar USD. Bunun farkında mıyız?”

Ufukta karanlık bulutlar görünüyor... Bir dostumuz noktayı koyuyor:

- Ufukta çözümsüz bir tablo görünmese AKP erken seçime gider miydi?

Peki erken seçimden sonra işbaşına gelecekler bu yükün altından nasıl kalkacaklar?

Bu soruyu bir komplo teorisi izliyor:

- Tayyip Erdoğan belki de bu seçimi kaybetmek istiyor... Çamura saplanmış ekonomiyi yeni gelen iktidarın sırtına yükleyecek. Yeni iktidar yükün altından kalkamayınca yeni bir seçim zorlaması yaparak iktidarı tekrar ele alacak. Belki de hesabı budur...

Bu elbet bir komplo teorisi.. Ama akılda tutmakta yarar var... Özetle: Türkiye’yi seçim sonrasında da mutlu günler beklemiyor.

Kaçaklara müjde!

Ülkemizin bir mülteciler cenneti olduğunu anlatmaya gerek yok. Ayrıca ucuza çalışan yabancı uyruklular için iş cennetiyiz... Bizim çocuklarımız ise işsizlik rekorları kırıyor. Derken Cumhurbaşkanı Erdoğan bir müjde daha verdi...

“Eskiden misafir öğrencilere çalışma izni verilmiyordu. İnşallah yakında hem öğrenciler hem mezunlar için çalışma izni sorununu ortadan kaldırıyoruz” dedi.

Üstelik bu öğrenciler hemen GSS’ye üye yapılacakmış... Böyle bir karar neye mi yol açar? Lise mezunu mülteciler üniversite ve yüksekokullara yazılır... Öğrenci görünerek çalışma iznine kavuşurlar. Bir zamanlar Almanya bu sıkıntıyı yaşamış, zor önüne geçmişti... Merak: Böyle kararlar alınırken enine boyuna düşünülüyor mu?

MUSA

BM destekli ‘Cartooning for Peace’ (Barış için Karikatür) Vakfı tarafından verilen Uluslararası Editoryal Karikatür Ödülü’ne bu sene Cumhuriyet çizeri Musa Kart layık görüldü. Vakıftan yapılan açıklamada, Kart’ın ifade özgürlüğünü savunurken gösterdiği yetenek ve cesaret övüldü.

Cenevre’de düzenlenen törende ödülü, Musa Kart’ın yurt dışına çıkmasına izin verilmediği için eşi Sevinç Kart aldı. Ödülle birlikte Cenevre kentinde Leman gölü kıyısında büyük afişlerle Musa Kart’ın karikatürleri sergilendi, hâlâ da sergileniyor.

Musa Kart 9 ay hapis yattı. Hakkında 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Eğer cezası yüksek mahkemece onanırsa 1 yıl daha hapis yatacak. Birçok Cumhuriyet yazar ve yöneticisi aynı durumda. İsviçre’den ABD’ye kadar birçok karikatür derneği Musa Kart ve arkadaşlarının tekrar hapse girmemesi için kampanya yapıyor şu sırada. Gazeteciler hapis tehdidi altında çalışmamalı, doğruları yazmak suç olmamalı... Türkiye’nin aydınları da biraz kımıldamalı...Saldırıya uğrayan hepimizin haber alma hakkıdır.

MARŞ

Otoriter rejimlerde iktidara yaranmak isteyen bürokratlara yapılan üstü örtülü tavsiye şudur:

“Büyüklerinizin aklından geçenleri emir sayarak hareket edin.”

İzmir Atatürk Lisesi müdürü Selamettin Demircan bu ilkeye uygun hareket etmiş. Pazar günü kep atma töreninde öğrenciler İzmir ve 10. Yıl marşlarını söylemek isteyince engel olmuş. Öğrencilerin marşları söylemekte direnmesi üzerine de hoparlörleri açarak yüksek sesle pop şarkıları çalmış.

İktidarın yamakları artık marşlara karşı savaş vererek kendilerini gösterme çabasındalar.

 

Yazarın Diğer Yazıları