Depremi beklerken!

Uzmanlar, uzman olmayanlar, herkes sürekli uyarıyor.

İstanbul’da en az 7.2 büyüklüğünde bir depremin eli kulağında.

Peki, oturduğumuz konut acaba bu şiddette bir depreme dayanır mı?

- Binayı muayene ettirelim, öğrenelim, diyoruz.

- Aman dur ne yapıyorsun, diyorlar.

- Neden?

- Kime muayene ettireceksiniz? Belediyeye... Belediye 1999’dan önce inşa edilmiş olup yeni deprem yönetmeliğine uymayan binalar için derhal yıkım kararı veriyor. Binanız 20 yaşından daha büyükse mutlaka yıkım kararı alınır.

Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Odabaşı’yı arayıp durumu soruyoruz...

- Eski yönetmeliğe göre yapılmış binaları muayene edince genelde güçlendirme talep ediyoruz, diyor, eğer güçlendirme yapılmazsa yıkıma gidiyoruz.

- Güçlendirme için ne kadar süre veriyorsunuz, o iş kaça patlıyor?

- Güçlendirme için bir iki ay süre tanıyoruz. Tabii bu da pahalı bir iş. Binayı yıkıp yapmak daha avantajlı.

- Peki, yıktırıp yaptıralım öyleyse.

- Ancak mevcudun üstünde kat izni vermiyoruz. O zaman müteahhit ilgi duymuyor. Dönüşüm yapamıyorsunuz. Ancak bütün konut sahipleri aranızda anlaşırsanız kendi paranızla yaptırabilirsiniz.

Böyle bir anlaşma da zor mu zor.

O yüzden deprem muayenesi yaptıramıyorsunuz. Oturup idamınızı bekler gibi depremi bekliyorsunuz.

Kadıköy’de ve İstanbul’un pek çok semtinde durum bu...

En büyük cami!

Gaziantep’in Şahinbey Belediyesi’nce inşa edilen caminin iskeleleri çöktü, enkaz altında bir mühendis can verdi.

Bizim dikkatimizi caminin “Gaziantep’in en büyük, Türkiye’nin ise ikinci büyük camisi” olduğu yönündeki bilgiler çekti.

Habere göre caminin kubbe yüksekliği 67 metre, kubbe çapı ise 34 metre genişliğinde olacakmış.

Bu durumda cami Ayasofya’dan, Süleymaniye’den, Selimiye’den de büyük oluyor. Ayasofya’nın kubbesinin zeminden yüksekliği 55.60 metre, çapı ise 31.87 metredir.

Süleymaniye’nin kubbe yüksekliği 53 metre, kubbe çapı ise 27.5 metre.

Selimiye Camisi’nde kubbe yüksekliği 43.28 metre, kubbe çapı 31.30 metredir.

Gaziantep’in nüfusu 2 milyon, Şahinbey ilçesinin nüfusu 1 milyon... Bu kadar büyük bir camiye neden gerek görülmüş? İnşaat nasıl olmuş da iskele kurmasını beceremeyen kişilere emanet edilmiş? Ne ilginç ülkeyiz!

TAŞIT

Trafikte her gün ortalama 20 yurttaşımızı kaybederken...

Ali öğretmen (soyadı bizde mevcut) gönderdiği notta diyor ki:

“Ben sürücü belgemi 30 yıl önce aldım. Aradan geçen zamanda hiçbir ruhsal fiziksel kontrolden geçmedim. Aradan geçen zamanda görme kaybı, işitme kaybı, reflekslerde azalma, psikolojik sorunlar vs. yüzünden araç kullanma yeteneğimi kaybetmiş olabilirim. Ancak devlet bununla ilgili değil. Beni ehliyeti verdiği ilk günkü gibi sapasağlam olarak trafiğe çıkarıyor.”

Uygar ülkelerde taşıt kullanan herkes 2 - 3 yılda bir sağlık denetiminden ve sınavdan geçirilir. Özellikle 50 yaşından sonra bu kontroller daha sık ve ciddi yapılır.

Eğer yapmıyorsanız... Trafik cinayetlerine resmen davetiye çıkarıyorsunuz demektir. Nitekim öyle oluyor.

RABİA

Üç beş lise öğrencisi... Üzerinde “Rabia Naz için adalet” yazılı pankartlarla Taksim’deki Atatürk Anıtı’nın önüne gelmişler... Giresun’da şüpheli şekilde ölen Rabia Naz olayının aydınlatılması için eylem yapıyorlar. En küçük bir şiddet yok, trafiği engelleme yok. Ne var ki dövülerek, sürüklenerek gözaltına alınıyorlar. Manzara bu ülkede yaşayan insanların duygularını eziyor, sisteme güven yara alıyor. Diyarbakır’da şehit annelerinin haftalardır süren haklı eylemine gösterilen hoşgörü Taksim’deki üç beş gence de gösterilse kim ne kaybeder? Onu bilmiyoruz. Ancak neyin kazanacağını biliyoruz; demokrasi ve hukuk...

MIKE

İran’da yönetim aleyhinde gösteriler devam ederken, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo açıklama yapıyor:

- İranlı protestocuları destekliyoruz...

Uluslararası hukuka en büyük zararı veren devlet olan ABD’nin bu tavrını biz desteklemiyoruz...