Ekonomi ve hukuk

Eklenme Tarihi10.01.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi10.01.2019 - 8:15

Bir ülkede demokrasi ve hukuk işlemiyorsa, ekonomik gelişme ve kalkınmanın da yürümeyeceği konuşuluyor. Hatta konuşmanın ötesinde, ülkemizde bunun sonuçları da beliriyor. Peki, bunun böyle olduğu ilk kez mi anlaşılıyor? Hayır.

Tarihten çarpıcı bir örnek...

CHP’nin 1930 yılında hazırlanan “İktisadi Program”ı hukuk ile ekonominin bütünleşmesini sağlamayı amaçlamıştı. Programın üçüncü maddesi bakınız ne diyor: “Adalet devletin bütün hayat ve faaliyet şubelerinde olduğu kadar ve bilhassa iktisadi hayat ve faaliyetin de temelidir. En iyi kanunlar ve adil
hakimler, iktisadi teşebbüs ve inkişafın başlıca muhafızı ve müşevviki (özendiricisi) olmalıdır.”

1930’ların tartışmalarında şu sözler de kayda geçmiş:

- Hukuk ve adaletin olmadığı bir düzende torpil, kayırma, ihale yolsuzluğu olur. Adil rekabet olmaz. O zaman yatırım, üretim, kalkınma da olmaz...

Atatürk önderliğindeki Cumhuriyet yönetimi bu ilkeyi özenle uygulamıştı...

BİZİM EYFEL...

Artık Fransa’nın Eyfel Kulesi’nden de yüksek bir kulemiz var. Küçük Çamlıca’daki televizyon kulesinin yüksekliği antenin de monte edilmesiyle Eyfel’i geçerek 365 metreye ulaştı. Açılışın temmuzda yapılacağını Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan geçenlerde bizzat açıkladı. Kulede iki adet panoramik asansör yer alırken 33 ve 34’üncü katlarda iki seyir bölümü ile 39 ve 40’ıncı katlarda da 2 restoran olacak.

Kulenin açılmasıyla Çamlıca’daki tüm antenler kaldırılacak.

Geriye fiyatla ilgili bir soru işareti kalıyor... CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, önceki Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan’ın kulenin maliyetini 170 milyon TL olarak açıkladığını, şimdi ise maliyetin 301 milyon lira olduğunun ortaya çıktığını bildirerek aradaki farkın nereden kaynaklandığını soruyor. Bu soru da yanıt bulur umarız...

POŞ

Poşetlere hem 25 kuruş ödüyoruz hem de elimizde taşırken alışveriş ettiğimiz marketin reklamını yapıyoruz. CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan halkın bu şekilde “bedavaya kullanıldığını” bildirerek, Meclis’e bir kanun teklifi verdi ve poşetlerin üzerinden firma logolarının kaldırılmasını istedi. Teklif herhalde diğer partilerden destek görecektir.

TRT 

TRT, gelirinin yaklaşık yüzde 90’ını halktan kesilen vergilerden elde ediyormuş. Kurumda 7 bin kişi çalışıyor, buna rağmen programların yüzde 54’ü dışarıya yaptırılıyormuş. Çalışanlar ne iş yapıyor, diye soruluyor. Kafalarına göre takılırlar. Bir TRT mensubunun: “İşe gelenler ile işten çıkanlar öğle vakti koridorda çarpışıyor” sözü ünlüdür!

TABELA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarış kızışırken... Küçücük iki dileğimizi buraya iliştirelim.

Yıllardır dile getirildiği halde... İstanbul’da cadde ve sokak adlarını bildiren tabelalar yoktur. İnsanlar adres bulmak için aval aval havalara bakarak tabela aramaktadır. Bu durum hiçbir uygar kentte görülmeyen bir manzaradır.

İki... Tarihi eserlerin çoğunun önünde Türkçe ve İngilizce tanıtıcı bilgi plaketleri bulunmalıdır ama yoktur. Beş on satırlık bilgi plaketleri yazdırıp eserlerin uygun yerlerine yerleştirmek herhalde atla deve değildir. Bilginize...

İNANÇ

Gençler zihinlerinin bir kenarına not etmeli...

Çin’de 1923 yılında cumhuriyeti kuran Sun Yat Sen, gençlere şu nasihati veriyor: “Her düşüncenin kendi içinde çelişkileri vardır. Düşüncelerinizdeki çelişkileri görecek ve o düşüncenizi çelişkilerden arındıracaksınız. Çelişkilerden arındırdığınız düşünceniz inancınıza dönüşecektir. Ancak o inancınızın da çelişkileri olacaktır. İnançlarınızı çelişkilerden arındırdığınız zaman o inanç için eylem hakkınız doğar.”

HASTA

Şehir Hastaneleri üzerinde tartışma sürerken... Mimar Doğan Hasol gönderdiği mesajda diyor ki:

“Başakşehir Hastanesi bir milyon m2 inşaat alanı ve 2680 yatak kapasitesiyle dünyanın en büyük hastanesi olacakmış. Marifet değil! Hastanelerde optimum boyut 230 yataktır. 200’ün altı ve 600’ün üstü hem yatırım hem de işletme bakımından verimsizdir. Dünya bu boyuttaki hastanelerden çoktan vazgeçti.”

Şehir Hastanelerinin doğruları ve yanlışları keşke önceden tartışılsa, ona göre yatırım yapılsaydı.