Melih Aşık

Melih Aşık

m.asik@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı


Müslüman, hıristiyan, musevi... Onlarca dinin yüzyıllarca yanyana yaşadığı bu topraklarda yılbaşı kutlaması hala sorun oluyor. Hala insanlar yeni yılı kutladıkları için dinden imandan çıkmakla ya da hıristiyan olmakla suçlanıyor.
Çetin Altan'ın son kitabı "Kullar ve Sultanlar" da Fatih Sultan Mehmet'in "Avni" mahlası altında yazdığı bir şiir yer alıyor. Şiiri birlikte okuyalım, Fatih'in 15'inci yüzyılda Galata'yı anlatırken dinlere bakışındaki özgür yaklaşımı birlikte görelim:
***
Bağlamaz Firdevs'e gönlini Galata'yı gören
(Galata'yı gören, gönlünü cennetin en gizemli bahçesine bile bağlamaz)
Servi anmaz anda ol servi dilarayı gören
(Gönül güzeli bir sevgiliyi Galata'nın kendisinde gören, anmaz bir daha selvi boylu bir başka sevgiliyi)
Bir frengi şivelu İsa'yı gördüm anda kim
(Galata'nın kimliğinde bir Hıristiyan dilli İsa gördüm ki)
Lebleri dirisidür diridi İsa'yı gören
(Dudakları kutsal bir tapınak olur, İsa'nın insanlık dünyasını gören)
Akl - ü fehmin din - ü imanın nice zapt eylesün
(Dinle imanın akıl ve anlayışını sıkı tutmak gerekir)
Kafir olur hey müsemmanlar o tersayı gören
(Yoksa ey müslümanlar, o kiliseyi gören olabilir kafir hemen)
Kevseri anmaz ol içdügi mey-i nabi içen
(Galata'nın içtiği katıksız şarabı içen, cennetteki Kevser şarabını bile anmaz olur)
Mescide varmaz o vardugi kilisayı gören
(Orada karşılaştığı kiliseyi gören de bir daha gitmez mescide falan)
Bir frengi kafir oldugun bilürdi Avniya
(Avniya - Fatih'in mahlası - bilirdi senin bir kadir hıristiyan olduğunu)
Belde zünnarini boynunda çelipayı gören
(Belinde keşiş kuşağını, boynunda haçını gören)

LAFORİZMA
1001 gece masalları da enflasyon kurbanı, o artık: "2001 gece masalları"
Cihan Demirci


Şükrü Kızılot dünkü yazısının başlığını, "2000, rantiye kesiminin yılı oldu" diye koymuş. Nedenlerini de şöyle sıralamış:
. 2000 yılında, mevduat faizi ve repo geliri olanlar bu yıl beyanname vermeyecekler.
. Hazine bonosu ve devlet tahvili faiz gelirleri 1 trilyon dahi olsa vergi ödenmeyecek.
. Borsadan ister 50 milyar isterse 500 milyar kazanılmış olsun yine hiç vergi ödenmeyecek.
. Döviz hesabı olanlar 1 milyon dolar faiz elde etmiş olsalar dahi beyanda bulunmayacaklar.
Buna karşılık... Gariban vatandaş benzinden tüpgaza, telefondan otobüse, yiyecekten giyeceğe daha çok para ödemekte... Daha çok vergi vermekte. Daha çok soyulmakta. Halkı çileden çıkarmak için her yol denenmekte...

Saçımızda görünen beyazlıklar kar değil
İki gönül arası bir uzak diyar değil
Malı alıp satarken kar etsek de nafile
Ömürden gün geçmişse kazancımız kar değil
H. Yurdabak


Deniz Baykal'ı dün genel başkanlığa gelmesinden bu yana ilk kez gazete manşetine çıkmış gördük. Deniz Bey, Hürriyet'in manşetinde yer alan haberde, odasına Şeyh Edebali'nin öğütlerini asmasını eleştirenlere çatıyordu. Bursa İl Başkanı Yılmaz Akkılıç'ın istifasını verirken Baykal'a "Neden Atatürk değil de Şeyh Edebali'nin öğütleri" yollu bir eleştiri yönelttiğini bu sütunda yazdık. Baykal'ı bu yüzden eleştiren başkaları da oldu. Dün bir okurumuz:
- Deniz Bey galiba geleceği geçmişte arıyor, diyordu, siyasetini 700 yıl önce yaşamış Şeyh Edebali'nin öğütlerine göre çiziyorsa vay geldi halimize...
Bir eski CHP'li siyasetçi de Baykal'ın "Biz Anadolu soluyuz" lafına takılmıştı:
- Siyaset lügatında "Nasyonal Sosyalist" var ama "Regional (bölgesel) Sosyalist" yoktu. Deniz Bey bu boşluğu doldurdu, dedi...
Orhan Gencebay'ı ziyaret... Menderes'i ziyaret... İşadamının iftarında boy gösterme... Metroda seyahat... Otobüste resim çektirme... Deniz Bey acaba özlü konularda ne zaman ağzını açacak? Ne zaman cezaevlerinde olup bitenleri, halkın sırtına binen vergileri, IMF boyunduruğunu, ekonomik krizden çıkış yollarını dile getirecek? Partisinin politikalarını (varsa) açıklayacak?
Bir CHP'li dostumuz dedi ki dün:
- Altan Öymen'in sesi çıkmıyordu ama parti onun zamanında ciddi bir iç gelişme ve yeniden yapılanma içindeydi. Deniz Bey'in ilk işi partinin içindeki sosyal demokrat yapılanmayı çökertmek oldu. Medyada şimdilerde Baykal'ın fotoğrafları daha sık yer alıyor ama oylarda bir kıpırdanma yok. Basına yansıyan son üç kamuoyu anketinde CHP'nin yüzde 6 dolayında oyu görünüyor. Yüzde 8 bile değil...

Bir ülke karanlıktır bir sokağı sönükse.
Özdemir Asaf


Gazeteci kökenli milletvekili, Meclis lokantasında birkaç kap yemek yemiş, yine de doymamıştı. Garsonu çağırdı;
- Ben hala doymadım, dedi, yarım porsiyon bir şey daha yemek istiyorum. Mönüde başka ne var?
Yemeği milletvekiliyle birlikte yiyen gazeteci dostu espriyi patlattı:
- Mönüde "memleket" diye bir yemeğiniz varsa onu getirin, sayın vekilimiz belki onunla doyar.
Garsonun yanıtı aynen şöyle oldu:
- Burası Meclis Lokantası, burada memleket yarım porsiyon satılmaz efendim (!)

Dünya yaşamı uzatmanın yollarını arıyormuş.
Biz ise uzatmadan, inceldiği yerden kopartıyoruz hayatı.
Derya Derin