FETÖ rüzgârları

Meslek hayatı yarım yüzyılı aşan, üç darbeyi bizzat yaşamış, hapis yatmış, bütün badireleri cesur bir aile dayanışmasıyla atlatmış olan avukat Turgut Kazan, Cumhuriyet’in yaptığı röportajda bakın ne diyor:
“Öyle bir Türkiye’de yaşıyoruz ki, herkes gibi mesela eşim doğal olarak, insani olarak son derece korkuyor. FETÖ’cülük suçlaması da artık giderek eskilerde nasıl adama komünist derler, Kürtçü derler alırlardı, sonra Ergenekoncu dediler… Doğrusu bana hepsini söylediler. Şimdi eşim de FETÖ’cü derler alırlar diye korkuyor. Doğrusu onu ikna edecek bir şey de
yapamıyorum.”
***
Cumhuriyetçi ve laik insanlar bugün FETÖ’cü diye hapse atılmayı düşünebiliyor ve bundan endişe duyuyorsa.. O dava raylarından sapmaya, esas FETÖ üyeleri rahat nefes almaya başlamış demektir. Cumhuriyet gazetesindeki dostlara soruyoruz:
- FETÖ’den yargılanan savcı davadan alındı mı?
- Alınmamış.. Savcı sayısı 5’e çıkarılmış ama Adalet Bakanı’nın da “maalesef” diyerek FETÖ’den yargılandığını kabul ettiği o savcı göreve devam ediyormuş...
FETÖ ile uzaktan yakından ilgisiz Cumhuriyet yazarları ve vakıf üyeleri
ise bugün hapisteler.
Stefan Zweig anımsatıyor:
“İktidarların emrinde polis, jandarma, top, tüfek, mahkemeler, yargıçlar, savcılar, hapishaneler var.Yazarın elinde ise yalnızca bir kalem... Adil olunuz.”

Süreyya 10. yıl...

Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nin 10. Sanat Yılı pazar akşamı şık bir programla kutlandı.
Gecede konuşan, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü Suat Arıkan dedi ki: “Süreyya Paşa’nın operet hayaliyle yaptırdığı sahnede yaklaşık 650’ye yakın opera, 450’ye yakın bale temsili yaptık, ayrıca ücretsiz olarak fuaye konserleri düzenledik. Kadıköy Belediyesi ile aramızdaki bu ilişki sayesinde AKM’sizlik bizi öldüremedi,
hâlâ sesimiz çıkıyor.”
Kadıköy Belediye Başkanı
Aykurt Nuhoğlu ise şunları söyledi:
“Süreyya Opera Sahnesi’nde, Devlet Operası temsillerinin yanı sıra, Belediyemizin düzenlediği oda müziği konserleri de yapılıyor. Bu konserlerin sayısı 10. yılında 365’e ulaştı. Ayrıca Borusan Kuarteti, İstanbul Uluslararası Müzik Festivali, Uluslararası Opera Festivali gibi etkinlikler de burada izleyiciyle buluştu. Bu yıl ayrıca 10’uncu yılımız için gençler arasında oda orkestrası için beste yarışması düzenlendik. İstanbul on yıl boyunca opera ve bale sanatından mahrum kalmadı. İstanbul mesleki standartlara göre çalışan bir müzik merkezi kazanmış oldu.”
Kadıköy’ün eski ve yeni belediye
başkanlarıyla buradaki sanat rüzgârına güç veren sanatseverleri
10. yılda saygıyla kutluyoruz.

KABALCI

Beşiktaş’ta sık sık uğrayıp kitap aldığımız bir kitabevi vardı; Kabalcı... Kepenkleri indirmiş...İflas ettiği söyleniyor... Karşısında da bir zamanlar Taraf gazetesini çıkaran patronların sahibi olduğu Alkım Kitabevi var. O da gittikçe küçülüyor.
Sanırız semtte sadece İş Bankası Kültür Yayınları’nı satan küçük bir mekân kaldı.
Zaten okumayan bir millettik.. Cep telefonu, Twitter, Facebook derken iyice okumaz olduk. Sosyal medyada okunacak şeyler var ama kitap yok denecek kadar az. Kitapçıların yerini artık kafeler alıyor. Gençler oturup laklak ediyor. Kültür ve kültürlü adam artık para etmiyor. Dün değerli olan şeyler bugün değerli değil. Peki değerli olan ne? İşte onu arama sürecindeyiz!

Pompalı tüfek satışları niye serbest?

Askeri birlikler şehir dışına taşınırken,

şehirdeki sivillerin silahlanmasına neden göz yumuluyor?

***

15 Temmuz’da darbe tehlikesi varken internet açık ve bedavaydı.

İnternet yasaklandı-

ğında darbeden de kötü şeyler oluyor demek…

Akif Kökçe

TABLO

HDP’lilerin tutuklanması nasıl bir sonuç tablosu ortaya çıkardı.
Kürt aydını Ümit Fırat Facebook’taki uzun yorumunu şu sözlerle bitiriyor:
“Sonuç olarak, mevcut uygulamalar ve tutuklamalarla, Kürtler için talebi olan her türlü demokratik ve sivil siyasetin düşünce ve eleştirileri de şimdiki fiili durum itibariyle susturulup, tutuklanmış oldu. Tabii bunun doğal sonucu olarak da, bu ülkede demokratik, parlamenter ve sivil siyasi mücadelenin imkânsız olduğunu söyleyen silahlı
örgütün ekmeğine yağ sürülmüş ve yapılan bütün uyarılara rağmen, yeniden mağduriyet siyasetinin önü açılmış oldu.”
Sonuçta en istenmeyen tablo ortaya çıktı. Dön dolaş 20 yıl önceki noktaya gelindi.