Konyalı Osman Dillan bir çocuk babasıydı... İzmirli Samet Kırcalı geçen mart ayında dünya evine girmişti... Elazığlı Fatih Celayir’in 15 gün sonra nişanı vardı... Hataylı Cuma Mercimek 2 ay önce evlenmişti...
Bunlar Bingöl’de terör örgütünün mayın tuzağına düşen minibüste şehit olan 8 çevik kuvvet polisinden bazıları... Hafta sonu iki günde 12 şehit verildi Güneydoğu’da... Umutlar, ocaklar söndü. Yaralanan ve sakat kalacak olanlar cabası... Çocukları, eşleri, nişanlıları, ağabeyleri, kardeşleri Güneydoğu’da asker, polis olarak görevli aileleri düşününüz bir de... Her an kötü bir haber alma endişesiyle ömürleri azap içinde geçiyor... Peki bu insanlar, bu ülke neyin bedelini ödüyor... Terör niye azdı?
ABD ile komşumuz ülkeler arasındaki kavgada ABD cephesinde yer almanın faturası olmasın bütün bunlar!
Terörle ABD’nin izin verdiği kadar mücadele etmenin bedelini ödüyor olmasın gencecik günahsız insanlar...
Dışişleri Bakanı: “İstifa etmeyi aklıma getirmedim” diyor dün Hürriyet’te yayımlanan röportajında... Keşke getirse... Aksi takdirde Güneydoğu’daki kanama artarak sürecek...
ABD, Suriye, İran, Irak desteği PKK’yı daha da azdıracak...
Bitmiyor... Şu anda kevgire dönmüş olan sınırlardan girip Türkiye’ye yerleşen El Kaide benzeri örgütlerin yarın başımıza açacağı işler var sırada...
En vahimi bir İran - İsrail savaşının dışında kalma ihtimalimiz de Kürecik radarı ve aldığımız ABD yanlısı pozisyon nedeniyle şimdiden ortadan kalkmış durumda...
Eğer Suriye ve Ortadoğu politikalarında keskin bir değişiklik yapılmazsa ülke ve halk karanlık sona doğru gidişi sürdürecektir.
Yazık olacak bin bir emekle kurulan Cumhuriyet’e.

AKP’ye transfer olan Numan Kurtulmuş,
“Cihan devleti oluyoruz” demiş.
Doğrudur... Cihana maskara olmayı kastetmişse tabii!

Fahrettin Fidan

Şehitler için...

Türkiye’de olup biteni yurtdışından gözleyen Mehmet Öğütçü dostumuz, Afyon’daki patlamayla ilgili önerilerini aktarıyor:
- Evet, giden gitmiştir ama onların ruhlarının rahat etmesi ve kalanların metaneti, ruh sağlığı, esenliği için gecikmeksizin şu adımların atılmasını öneriyorum:
* Patlayan cephaneliğin yerinde şehitlerin anısını yaşatacak, üzerine isimleri ve resimleri işlenmiş bir anıtın temelinin atılması. Her birine Silahlı Kuvvetler Üstün Hizmet Madalyası verilmesi.
* Her birinin ailesine bu genç insanların 25 yıl çalışsalardı ne kadar kazanacaklarsa o kadar peşin tazminat ödenmesi. Çocuklarına üniversiteyi bitirene kadar eğitim bursu bağlanması.
* Benzeri kararların Afyon şehitleri ile sınırlı kalmayıp son zamanlarda sayıları artmakta olan, ülkenin güvenliği için canlarını veren her asker ve sivil için de verilmesi...


Türban ilkokulda: AA muhabiri bu fotoğrafı
dün Adana’da çekti.

Rennan Pekünlü...

Ege Üniversitesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü, türbanla okula giren öğrencilerin resimlerini çektiği gerekçesiyle yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı...
CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, diyor ki:
“Eski YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın üniversitelere gönderdiği mesaj, Anayasa ve AİHM kararlarına aykırıydı... Hiçbir kuvvet ve yetki, yasaların üzerinde değildir. Şimdi Sayın Pekünlü, Yusuf Ziya Özcan’ın genelgesine değil de, yasalar ve AİHM kararına uyduğu için cezalandırılıyor...”
YÖK üniversitelerde yasaya uymak isteyen hocalarla uymak istemeyen öğrencileri karşı karşıya bıraktı... Kaos yarattı. Pekünlü bu kaosun kurbanı oldu... Verilen hapis cezası da vicdanları sonuna kadar zorlayıcı büyüklükte... Üniversite her zaman olduğu gibi suskun. CHP farklı değil. Bu konuda geçmişte meydan muharebeleri veren CHP, bir profesörün yasaları savunmasına bir tek milletvekiliyle mi destek vermeliydi?

Başbakan Erdoğan, TÜSİAD Başkanı Boyner’e
“O işine baksın” diye kızmış.
Oysa siyasetçinin ticaret yapması gibi ticaret insanlarının da siyaset yapmasını normal karşılamalıydı...
Haldun Ertem

Sınav oyunları...

Türkiye Elektirik İletim A.Ş. (TEİAŞ), Türkiye genelindeki taşra teşkilatlarında çalıştırmak üzere 285 kişinin işe alımı için 29 Ağustos, 1 ve 2 Eylül tarihleri arasında Ankara’da sözlü sınav yaptı. 5 Eylül tarihinde TEİAŞ resmi internet sitesinde, işe alınacak 285 kişinin isimleri açıklandı. Ancak 10 Eylül günü, sözlü sınavı kazanarak işe girmeye hak kazanan kişilerin isim listesinin yeraldığı açıklama TEİAŞ’ın internet sayfasından kaldırılarak yerine sınavın iptal edildiği bildirildi... Sınavı kazanan pek çok kişi çalıştığı işyerine ayrılacağını bildirmiş ya da istifasını vermişti. Bu kişiler şimdi açıkta kaldı. Sınav neden iptal edildi? Bilgi verilmiyor... Böyle rezalet olur mu? Oluyor...

Yazarın Diğer Yazıları
EtiketlerABDAnayasa