Halklara saygı...

Eklenme Tarihi21.03.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi21.03.2019 - 8:15

Uluslararası ilişkilerde, söylemeye gerek yok, üslup ve diplomasi çok önemli.

Politikacılar arasında eleştiri, hakaret, suçlama salvoları gidip gelebilir.

Ancak bir sınıra çok dikkat etmek gerekiyor.

Kesinlikle suçlama ve eleştiriyi halklara sıçratmayacaksınız.

Halkların değerlerini ve duygularını zedelemeyeceksiniz.

Tam tersine, halkları kendinize çekeceksiniz.

Küçük ve fakir ülke Vietnam geçen yüzyılda bu konuda dünyaya büyük dersler verdi.

Ülkelerine ölüm yağdıran Amerikan yönetimlerini çok ağır suçladı

Ancak Amerikan halkına her zaman dostluk mesajları gönderdi. Böylece saldırgan Amerikan yöneticilerinin Amerikan halkının gözünden düşmesine katkıda bulundu. Yanlış yoldaki yöneticiler için en etkili mücadele onları kendi halkları önünde haksız duruma düşürmektir. Vietnam yöneticileri işte bunu yaptı.

Yöneticiler geçici, halkların dostluğu kalıcıdır...

Yaşlı mısınız?

Bu hafta (18 - 24 Mart) yaşlılar haftası...

Yaşlanmaktan korkmayınız...

Yaşlılık, gençken düşündüğünüz kadar korkunç bir şey değildir.

Yeter ki yaşam enerjinizi kaybetmeyiniz...

Yeter ki kendinizi yaşamdan emekli etmeyiniz...

Filozof Diyojen’e çevresindekiler:

- İhtiyarladınız, artık bundan sonra bir kenara çekilip dinlenmeniz gerekir dediklerinde, “Neden?” diye sorar ve şu yanıtı verirmiş:

“Eğer koşucu olsaydım koşunun sonuna doğru yavaşlamam mı gerekirdi, yoksa tam tersine bütün gücümle koşmak zorunda mı olurdum?”

Çiçero diyor ki:

“Yaşlılar gençlerin yaptığı işleri yapamazlar ama çok daha büyük ve çok da iyi işler görürler. Büyük işler kuvvet veya sürat ve çeviklikle değil düşünce, söz geçirme, ortaya doğru fikirler atma ile başarılır.”

Zamanın darlığı mı? Yaşamın kısalığı mı? Söz yine filozoflarda:

“Bize verilen ömür ne kadar olursa olsun, memnun olmak gerekir. Bir aktörün hoşa gitmesi için piyesin bitmesine hacet yoktur. Oynadığı perdede beğenilmesi yeter. Bir ömür kısa da olsa iyi ve şerefli bir tarzda yaşamaya yetecek kadar uzundur.”

BOHÇA

Seçimlerde yalan dolanla oy avcılığı yapmanın envaiçeşidi vardır. Rahmetli Mehmet Kemal yazmıştı...

Demokrat Parti kapatılmış. Yöneticiler Yassıada’ya doldurulmuş. O zamanlar televizyon yok. 1961 Anayasa oylamasında Demokratlar bohçacı kadınları propaganda aracı olarak kullanıyorlar.

Kadınlar çat kapı karşılarına çıkana şöyle diyorlar:

- Aaah ah... Sandıktan mazallah evet oyları çıktı mı Yassıada’da kim varsa hepsini asacaklar...

İYİ

Günün iyi haberi...

Özdilek Holding, Türkiye Erozyonla Mücadele Vakfı (TEMA) ile iş birliği kurarak yaptığı ağaçlandırma projesiyle Bursa Karacabey’de 30.000 fidanı toprakla buluşturdu.

30.000 fidan, saatte 51 ton oksijen üretip, 69 ton karbondioksidi bünyesine alarak, doğaya katkı sağlamış olacak.

Büyük firmaların sosyal sorumluluk projelerini destekliyoruz. Tabii aynı sorumluluğu diğer faaliyet alanlarında da göstermeleri temennisiyle...

SPOR

Türkiye çapında il hatta ilçe belediyeleri futbol, basketbol, voleybol takımları kurarak adlarını duyurmaya çalışırken...

İstanbul CHP adayı Ekrem İmamoğlu şöyle diyor:

“Biz kentteki herkese spor yaptıracağız. Önceliğimiz amatör kulüpler olacak. Önemli olan, halkımıza gencimize, kadınımıza, ileri yaştaki hemşerilerimize spor yaptırmak.”

Bizce doğru politika budur...