Hayal hanemiz!

23 Nisan’da NTV’de yayınlanan programda Darüşşafakalı öğrenciye hayalleri sorulunca Almanya’da Köln Üniversitesi’nde tıp eğitimi görmek istediğini anlattı “Sonra belki Alman vatandaşı olurum” diye ekledi.

Sen misin “Belki Alman vatandaşı olurum” diyen... Sosyal medyada bir linç kampanyası başlatıldı. Konuşanın 10-12 yaşında, öksüz veya yetim bir çocuk olduğuna bakılmaksızın en vahşi kelimelerle üzerine gidiliyor. “Darüşşafaka’ya yardım yapmayalım” diye kampanya açmayı öneren bile var!

***

Siz beğenin veya beğenmeyin... Size mantıklı gelsin veya gelmesin... Eğitimcilere göre önemli olan çocukların geleceğe ilişkin hayal kurabilmesidir. Bakınız eğitimci Selçuk Şirin hocamız ne diyor:

- Herhangi bir alanda zirveye çıkmak için önce başarı hayalimizin olması şart. Ancak büyük hayalleri olanlar, bu hayallere sıkı sıkıya bağlı olanlar zirveye çıkmak için gerekli motivasyona sahip olabiliyor...

Peki, kimler hayal kurabiliyor?

- Var olanla yetinmeyenler, var olanı eleştirenler... Var olana biat ederek, teslim olarak hayal kurulmaz. İtiraz etmeyi göze almadan ancak taklit edersiniz.Yapılan anketlere göre, Türkiye’de çocukların yarısı geleceğe ilişkin hayal kurmuyor veya kuramıyormuş... Esas sıkıntı işte burada... Çocuklarımız bırakın özgürce hayal kursunlar.

(Not: Yukarıda sözü geçen çocuğumuz meğerse annesini kalp krizi sonucu kaybetmiş. O yüzden dünyanın en iyi kalp cerrahi merkezlerinden Köln Üniversitesi’nde tıp tahsili yapmayı hedef seçmiş)

KUŞAK

Çin’de önemli bir zirve var şu sıralarda... 37 ülkenin devlet ve hükümet başkanları “Kuşak ve Yol” zirvesinde bir araya geliyor. Kuşak ve Yol projesinin geleceğini konuşuyor. Türkiye bu projenin eksen ülkelerinden biri. Çin ile Avrupa arasındaki en kısa yol Türkiye’den geçiyor. Ne var ki henüz biz bu yolu tamamlayamadık. Demiryolu hâlâ Rusya üzerinden geçiyor. Denizden de Çin Avrupa’ya Pire Limanı üzerinden bağlandı. Çin’le özellikle Uygur meselesinde yoğunlaşan tartışmaları bitirmek ve bu projeye eklenmek başlıca hedeflerimizden biri olmalı.

GAİLE

Eskiler buna “Ermeni gailesi” diyorlardı. “Gaile” dert, sıkıntı, baş ağrısı anlamındadır. Osmanlı’da müzmin bir sorundu. Bugün de nisan aylarında nükseder.

Evet, 1915 tehciri bir trajedidir. Ama biz bu trajedinin soykırım olarak nitelenmesi ve Cumhuriyet’e taşınarak bugünkü nesillerin suçlanmasını kabul edemeyiz.

Bu arada ASALA terör örgütünce şehit edilen 37 diplomat ve görevlimizi artık ne hatırlayan ne soran var. Onlar için bir anma günümüz yok. Ancak bu diplomatlarımız en azından ölüm yıl dönümlerinde mezun oldukları üniversitelerde ve çalıştıkları bakanlıkta törenle anılabilir... Onlara saygı kendimize saygımızdır.

DOĞRU

Ekranlardaki siyasi tartışmalarda kanalların reyting kaygısı ağır basıyor diye yazmıştık. Facebook dostlarından Saniye Akkoç diyor ki:

- Bu olay reyting işini çoktan aştı. Altında, kafa karıştırma, algı yaratma niyetleri var. Araya bir iki doğrucu konuk alarak insanlara yanlış bilgileri doğru gibi sunuyorlar... Haklı ile haksızı eşit gibi gösterme hatta haksızı haklı gösterme çabası ağır basıyor.