Hırsızlara özel

Hırsızlara özel


       ABD'de "hırsızlara özel" internet sitesi kurulmuş.. "TheBurglers.com" adlı sitenin yaratıcısı Jan Petersen site ile ilgili şu bilgileri veriyor:
       - Çalınan bir mal sigortalıydı diyelim... Sahibi sigortadan sadece parasını alabilir. Oysa bazı mallar var ki, sahibinin gözünde manevi değeri parasal değerinden çok daha fazla.. Hırsızlar işte bu tür malları sitemiz aracılığıyla yasal sahiplerine para karşılığı satabilme olanağı bulacaklar... Böylece mal sahibi, asla kavuşamayacağı malına para ödeyerek de olsa yeniden sahip olacak. Çalınan malın parasını sigortadan alacağı için maddi açıdan da büyük kayba uğramayacak. Hırsız da malı asıl sahibine satarak vicdanını rahatlatmış olacak...

Saydamlık çağrısı...

       Ciddi bir sivil toplum örgütü olan "Toplumsal Saydamlık Hareketi Derneği" geçen ay Cumhurbaşkanı'nı ziyaret ederek ülke çapında yolsuzluğun ve usülsüzlüğün önlenmesi için bir dizi önlem önermişti. Dernek bu hafta Cumhurbaşkanı'na yeni bir çağrıda bulundu... Okuyalım:
       " Cumhurbaşkanı ve Başbakan kendisinin ve 1. derece yakınlarının tüm malvarlığını ve gelir kaynaklarını gösterir bir beyannameyi 3 kişilik bir Yeminli Mali Müşavirler kuruluna incelettirmeli ve bu kurulun hazırlayacağı tasdik raporunu kamu oyuna açıklamalıdır. Bu işlem görev süresi devam ettiği sürece her iki yılda bir yenilenmelidir. Görevden ayrılan Cumhurbaşkanı ve Başbakan görevden ayrılmasını izleyen 4 hafta içinde aynı yöntemle hazırlatacağı raporu kamu oyuna açıklamalıdır..."
       Cumhurbaşkanı ve Başbakan saydımlık yönünde diğer siyasetçilere örnek olabilir. Bir adım bir adımdır...

Nükleer komedi...

     "Göreceksiniz, bu ihale kesinlikle iptal edilecek. Çünkü bazı siyasilerimiz ve bürokratlarımız ihaleye giren üç konsorsiyumdan da "İhaleyi size kazandıracağız!" diye rüşvet aldılar. Eğer ihale iptal edilmezse, kaybedenler kime ne rüşvetler verdiklerini açıklarlar ki, bu riski hiç kimse göze alamaz..."
     
ANAP eski milletvekili Hayrettin Uzun, Akkuyu Nükleer Santral ihalesiyle ilgili yukarıdaki iddiayı aylardır dile getiriyordu; sonuç dediği gibi çıktı, ihale iptal edildi. Hayrettin Uzun'a dün sorduk:
     - İptal nedeni konusundaki görüşlerinizde hala ısrarlı mısınız?
       - İptal kararının hemen ardından Mesut Yılmaz'ın "İhaleye giren konsorsiyumlar çok masraf ettiler, ihaleden vazgeçtiğimiz için bu masraflarını biz karşılamalıyız" şeklindeki sözleri benim iddiamın doğru olduğunun kanıtıdır.
     - Nasıl yani?
       - Akkuyu ihalesinde açık bir hüküm var. Orada deniyor ki; "İdare, ihaleyi yapıp yapmamakta, her aşamada vazgeçmekte veya istediğine vermekte serbesttir." Ortada böylesine açık bir hüküm varken Mesut Bey'in hala tazminattan söz etmesi hukuken ve mantıken izah edilecek birşey midir? Ama ben yine de Mesut Bey'e katılıyorum ve bu tazminatın ödenmesini kabul ediyorum. Ama bir şartla...
     - Nedir o şartınız?
       - İhaleye katılan konsorsiyumlar ne gibi masraflar yaptıklarını, kimlere ne tür ödemelerde bulunduklarını faturalarını da göstererek kalem kalem kamuoyuna açıklamaları şartıyla... Mesut Bey buna var mı?
     - Sizce var mı?
       - Mümkün değil. Çünkü ihaleye katılan şirketler, yasal olarak yaptıkları masrafları zaten vergiden düşeceklerdir. Ama asıl sorun yasal olmayan masraflarda (!). Yani rüşvet olarak verilen paralarda... Bunu vergiden düşemeyecekleri için tek kayıpları burada... Şimdi o paraları mutlaka geri almaya çalışacaklardır. Bu durum, özellikle bir KİT olan Kanada konsorsiyumu açısından geçerlidir. Şimdiye kadar ihaleyi kazanacağı umuduyla Kanada hükümeti ve meclisi, kendi konsorsiyumlarının verdikleri rüşvetlere sessiz kalmıştı. Ama ihalenin iptali kesinleştikten sonra bu konu Kanada'da herhalde gündeme gelecektir. O zaman da seyreyleyin siz Türkiye'deki gümbürtüyü.

Tedbirli memur

     Hasan, Cemal ve Şaban bir işyerinde fevkalade uyumlu şekilde çalışan üç arkadaş... Bir ara şeflerinin işten erken çıkmaya başladığını farkediyorlar. Cemal uyanıyor:
     - Yahu biz de erken tüyelim artık... Nasıl olsa şef kayıplarda...
       Teklif onaylanıyor. Ertesi gün üç arkadaş şefin hemen peşinden işyerini terkediyor. Hasan ile Cemal kahveye takılıyor. Şaban eve gidiyor. Eşine sürpriz için kapıyı anahtarla açıp içeri süzülüyor. Bir de ne görsün... Şefi yatak odasında eşiyle sohbet etmiyor mu? Geldiği gibi yavaşça tüyüyor. Ertesi gün arkadaşlarının "Bugün yine erken tüyelim" demesine kalmadan Şaban itirazlar içinde:
     - Ben çıkmam, diyor, dün az daha yakalanıyordum...

Otogar

       Bursa'ya yeni bir otobüs garajı yapıldı... Hava terminali büyüklüğünde modern bir yapı... Vatandaş içinde rahat hareket ediyor, otobüslerin giriş çıkışı sorun olmuyor... Gelin görün ki bir küçük kusuru mevcut. Şehre uzaklığı 10 kilometreden fazla. Şirketlere servis izni verilmemiş. İstanbul'dan Bursa'ya otobüsle 4,5 milyon liraya gidiyorsunuz. Otogardan şehir içindeki bir otele (Mesela Çelik Palas'a) taksi ücreti 5,5 milyon lira tutuyor. Garip bir durum... Böyle mi sürecek?

     MHP Kongresi'nde bu kez de bir kişi ölmüş... Bazı partiler kapanma çizgisinde gezinirken MHP giderek "açılmaya" başladı anlaşılan!..
      Cihan Demirci


Yazara E-Posta: m.asik@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR