İnce mesajlar!

Arkadaşımız Fahrettin Fidan, Yalova’da CHP milletvekili Muharrem İnce’nin peşine takıldı... Yalova caddelerinde İnce’yi izlerken gördüklerini şöyle aktarıyor:
- Bir özel iletişim yöntemi geliştirmiş. Bir kahvehanenin önünden mi geçiyor? Okey oynamakta olanlara bol şanslar anlamında “çift okey”ler, tavla oynayanlara “bol düşeş”ler diliyor. Ayakkabı mağazasının önünden geçerken kapıya çıkmış mağaza sahibine, “Boş ayakkabı kutusu var mı?” diye sesleniyor. Sorunun nedenini, “Biraz birikmiş dolarım var, onları istifleyeceğim de” diye açıklıyor!
Saatçinin önünden geçerken sorduğu yine mekâna uygun soru:
“Sende 700 bin liralık saat var mı?”
Saatçi gülerek, “Yok” işareti yapınca, “Tüh” diyor, “O zaman Zafer Çağlayan’a soracağız.”
Askerlik şubesinin önünden geçiyoruz. Nöbet tutmakta olan askere sesleniyor.
- Merhaba tertip, şafak kaç?
Askerliğinin bitmesine kaç gün kaldı, anlamına gelen soruya asker, “100” yanıtını verince,
- Ooo, diyor, sen askerliği yemişsin hemşehrim, haydi, hayırlı tezkereler.
Bir karpuz tezgâhının önünden geçiyoruz. O sırada karpuz seçmekte olan müşteriyi uyarıyor!
- Aman dikkat et hemşehrim. Karpuz kelek çıkarsa yenisini kesersin. Ama seçeceğin milletvekili kelek çıkarsa dört yıl beklersin, ona göre.
İnce 19 Mayıs akşamı bir Atatürk yürüyüşü düzenliyor. En az 10 bin kişi katılıyor yürüyüşe...

Özgürlük iptal!

Mimar Sinan Üniversitesi Fındıklı kampüsünde bugün ve yarın “Küresel Kapitalizm Karşısında Yerel Kültür ve Halklar” konulu uluslararası sempozyum yapılacaktı. Friedrich Ebert Derneği işbirliği ile hazırlanan sempozyumu İslamcı Vahdet gazetesi beğenmedi. Üniversiteyi ve katılımcılarını hedef gösterdi. Bunun üzerine üniversite salon vermekten vaz geçti. Düzenleyiciler üniversite yönetimini protesto ediyor ve soruyor:
“Toplantılar için artık Vahdet gazetesinden izin mi alacağız?”
Üniversite toplantıyı neden iptal ediyor? Çünkü Vahdet gazetesinin harekete geçireceği kontrolsuz güçlerden korkuyor. Devletin de kendilerini korumayacağını biliyor. Peki ne mi olacak? Özgürlüğü engelliyor diye rafa kaldırılan laikliğin geri gelmesi için dua edeceksiniz... Başka çare yok...

? Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır.
Konfüçyüs

KİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan resmi Twitter hesabından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için yayınladığı mesajda gençlere hitap ederek dedi ki:
“Ülkemin bütün gençlerinin bayramını yürekten tebrik ediyor, ülkemizin ve dünyanın tüm gençlerine sevgilerimi saygılarımı iletiyorum. İnanıyorum ki gençlik kendisine yakışanın en iyisini bulmaya, imar etmeye azimlidir, kararlıdır; bundan sonra da bunun adımlarını atacaktır.”
Erdoğan’ın mesajında Atatürk’ten hiç söz edilmedi.
Oysa bu ülkede ne varsa hepsinin temelinde Atatürk var... Beştepe Sarayı’nın temelindeki Orman Çiftliği’nin adı ne mesela?

Davutoğlu “Seçimi kaybeden lider istifa etsin” demesin! Ne de olsa kendisi
seçimi kaybettiğinde değil, kazandığında istifa etmek zorunda kalacak!
Akif Kökçe

AZİZE

Eşsiz bir insanı, Türkan Saylan hocamızı ölümünün 6. yılında anıyoruz.
Son görüşmemiz ölümünden iki yıl önceydi. Bir sabah saat 06’da Atatürk Havalimanı’nda buluştuk. Bir gazeteci grubuyla birlikte, kitap teslim töreni için Kayseri’ye gittik. Bütün gün o çevrede dolaştık. Öğrenciler ve öğretmenlerle haşır neşir olduk. Akşam bizler otelde yorgunluktan serilip kalırken Türkan Hoca tekrar havaalanının yolunu tuttu. Çünkü ertesi sabah saat 06’da yine bir açılış için Antalya’ya gidecekti. Bir tek çocuğu daha okulsuzluk ve yurtsuzluktan kurtarmak için yapmayacağı fedakârlık yoktu. Türkiye onun
gibi kaç fedakâr insan yetiştirebildi? Düşünelim...