İnönü ve bayrak!

Eklenme Tarihi13.10.2018 - 0:49-Güncellenme Tarihi13.10.2018 - 0:49

İsmet İnönü kimdi? Bayrağa saygı konusunda tavrı neydi?

İşte size bir İsmet İnönü ve bayrak hikâyesi...

Lozan günleri... Tarih 10 Mayıs 1923... Konferanstaki Rus delegesi Vorovski kaldığı otelde vurularak öldürülmüş, ortalık karışmıştır.

Vorovski’nin vurulmasından üç gün sonra İsmet İnönü’ye de bir suikast yapılacağı ihbarı alınmıştır. Almanya’daki Taşnak ve Hınçak merkezlerinden iki suikast timinin İsviçre’ye geçtiği duyulmuştur.

Bu ihbarlar üzerine İsviçre makamları koruma tedbirlerini artırmışlardır. Gerisini Bilal Şimşir’in “Bizim Diplomatlar” adlı kitabının 174’üncü sayfasından okuyalım:

“...Lozan Polis Müdürü Jaquiard, İsmet Paşa’ya geliyor ve:

“Paşa hazretleri, diyor, Ermeni çetelerinin size bir suikast yapacaklarını biz de haber aldık, görevimiz sizi korumaktır. Ancak sizden bir ricamız var; ilk önlem olarak konferans salonuna gidip gelirken otomobilinizden Türk bayrağının kaldırılmasını rica ediyoruz.”

Paşa bu öneriye şiddetle karşı çıkıyor ve:

- Ben, diyor, burada Türk delegesi olarak bulunuyorum. Bu Türk bayrağı benim arabamdan kalkmaz. Ben burada bir suikasta kurban gidebilirim. Fakat benim ardımdan bir Türk delegesi daha gelir, arabaya biner ve benim vazifemi yapar. Fakat Türk bayrağı otomobilden hiçbir zaman kaldırılamaz. Bayrağınızı savunamazsanız hiçbir ulusal mücadeleyi kazanamazsınız...

GÖZLER KASADA...

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İş Bankası’ndaki CHP hisselerinin Hazine’ye devri düşüncesine MHP lideri Devlet Bahçeli de destek verdi.

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk yaptığı açıklamada diyor ki:

“Türkiye İş Bankası’nın bir kısım pay senetleri, Atatürk’ün ölümünden önce kendi el yazısıyla kaleme aldığı 5-IX-1938 tarihli Vasiyetname ile Türk Tarih ve Dil Kurumlarına yarı yarıya tahsis edilmek koşuluyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne bırakılmıştır.

Anayasa’nın Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile ilgili 134. maddesinin II. fıkrasına bu ödemelerin yapılmasını güvence altına alan bir hüküm konmuştur. İktidarca düşünülen yasal düzenleme, miras hukukuna ve Anayasa’nın 134. maddesine aykırıdır. Böyle bir devir iktidara Banka yönetimine girmenin yolunu açacaktır. Zaten başlıca amaç da budur.”

RAHİP

Rahip Brunson’ın dün İzmir’de mahkemeye çıkmasından önce ABD’nin ünlü gazeteleri Brunson’ın serbest kalmasını beklediklerini, ABD’nin bu konuda “Türk hükümetiyle anlaştığını” yazdılar. Genel söylem Brunson’la ilgili kararı mahkemenin değil hükümetin vereceği yolundaydı...

“Türkiye’de mahkemeler bağımsızdır” sloganına ne yazık ki dış dünya pek inanmıyor. Çünkü mahkemelerin bağımsızlığı kuvvetle vurgulandıktan sonra bir de bakıyorsunuz dava karşı tarafın istediği şekilde sonuçlanıvermiş. “Yargımız bağımsızdır”, sözünü hiç ağzımıza almasak en azından yargımızı ters köşeye yatırmamış olacağız. Öyle değil mi?

KIRCA

Tiyatro sanatçısı Levent Kırca’nın dün üçüncü ölüm yıl dönümüydü.

Kanser tedavisi sürerken hayatını kaybeden Kırca, ölümünden kısa süre önce vasiyetini kaleme almış ve izleyicilerine son mesajını “Dik durun... Adil olun, sabırlı olun. Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürk’le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşça kalın” diyerek vermişti.

Kırca’nın “Olacak O Kadar” dizisinden parçaları hemen her gün sosyal medyada izliyoruz.

Bugün yaşanan skandalları büyük sanatçı yıllar öncesinden oyunlaştırmıştı. Bu yüzden de televizyonlardan dışlandı. Oyun oynayacak tiyatro salonu bulmakta zorlandı.

Ne var ki yaşananlar onu her gün bir kez daha doğruluyor.

Etiketler