Korku büyük!

Gazeteciler, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu ile görüşme sebebini soruyor. Bakanın yanıtı:
“Başsavcımız beni ziyaret etti, soruşturmayla ilgili kısacık da bilgi verdi. Soruşturma devam ediyor. Her soruşturma olduğu gibi bu da gizlidir.”
CHP’nin hukukçu milletvekili Atilla Kart, olayı yorumluyor:
- Tek kelimeyle skandal. Bir bakan düşünün ki, hem soruşturmanın gizli olduğunu biliyor hem de gizliliği nasıl ihlal ettiğini en küçük bir rahatsızlık duymadan anlatıyor.”
- Bakan neden böyle bir şey yapıyor?
- Bakan Şahin, böylece soruşturmayı yapanlara, ileride davaya bakacak olan savcı ve yargıçlara, olayın takipçisiyim, herkes hesabını ona göre yapsın, anlamına gelecek, mesaj gönderiyor. Anlaşılan o ki Sayın Bakan Deniz Feneri soruşturmasının sonucundan çok korkmaktadır. Soruşturmanın gizliliğini böylesine pervasızca ihlal etmesi bunu göstermektedir...
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Boyrazoğlu Almanya’dan Deniz Feneri e.V. davası kararının getirtileceğini söylüyor. Aslında kararı ve iddianameyi biliyoruz. CHP MYK Üyesi Ali Kılıç şöyle diyor:
- Esas getirtilmesi gereken iddianamenin 4 bin sayfa tutan ek klasörleridir... Türkiye ile ilgili bilgi ve belgeler oradadır... Türkiye’de yargı bu işin üzerine ciddi olarak gitmek isteseydi şimdiye dek Kanal 7 ve Deniz Feneri’nin çoktan aranması, delillerin yok edilmeden ele geçirilmesi gerekirdi... 

Maliye Bakanı Unakıtan,“İzmir’i teslim almamız gerekli” demiş.
O da Erdoğan gibi İzmir’in “gâvur” işgalinde olduğuna inanıyor olmalı...
Haldun Ertem

Top Dengir Bey’de
Kılıçdaroğlu - Fırat tartışması, son anlatılan fıkra hariç, hayli düzeyli geçti. Uğur Dündar iyi yönetti. Raporlar görülemediği için vatandaş tartışmada kimin haklı olduğuna dair karar vermekte zorlandı. Eğer Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği 2000 yılındaki hayali ihracat raporu ve onay veren mahkeme kararlarında bir yanlışlık yoksa, eğer Dengir Fırat o ihracat yapıldığı tarihte Menas şirketinin yönetiminde ise, hayali ihracat sanığıdır ve söz verdiği gibi istifa etmesi gerekir.

Malum tiyatro
Yeni Şafak gazetesinde dünkü manşet; “Saçan Çuvalladı...” Gözaltına alınan eski polis şefi Adil Serdar Saçan’ın sorgudaki sorular karşısında şoke olduğu, cevap veremediği vs. anlatılıyor haberde...
Ergenekon soruşturmasının başından beri aynı tiyatro oynanıyor... Sorguda sanıklara sorulan sorular anında basına aktarılıyor... Soruşturmanın gizliliği... İnsanların suçluluğu ispatlanana kadar suçsuz olduğu... Bu tür evrensel ilkeler unutuldu... Amaç adeta soruşturma değil de iktidarın hoşlanmadığı kişileri yargılamadan mahkûm etmek... Hukuk ancak, aynı şey iktidardakilerin başına gelince hatırlanıyor... Bu mu adalet?

Turing bekliyor
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti çalışmalarına katılmak için hükümetten bir destek bekliyor... Kurum Başkanı Uğur İbrahimhakkıoğlu diyor ki:
- Bize kentin kolay ulaşılır bir yerinde tarihi bir bina verilmesini istiyoruz. Bina yıkık, harap, enkaz halinde olabilir. Ziyanı yok. Biz onu onarıp restore ettikten sonra İstanbul halkının hizmetine sunacağız...
Ne olarak mı?
Müze ve kütüphane olarak...
Uğur Beyi dinliyoruz:
- Kurumun Seyrantepe Merkez Kampusu’nda 15.000 civarında çok değerli kitabı vardır. Halen depolarda bulunan bu kitapların büyük kısmı Fransızcadır. Kütüphane bu eserlerle kurulacak, Büyükada ve Ankara’daki Turing köşklerinde bulunan kitaplar da getirilip buraya yerleştirilecektir.
Başka? Uğur Bey devam ediyor:
- Yine genel merkezdeki depolarımızda envanterimize kayıtlı yüzlerce antika eşya günışığına çıkacağı günü beklemektedir. Bunlarla da aynı binada bir Turing Müzesi kurmayı planlıyoruz...
- Bu müze - kütüphanenin giderleri ne olacak?
- Kütüphane - müze olarak kurulacak binanın gelecek yıllardaki bakım ve onarımı ile su elektrik doğalgaz ve güvenlik giderleri tamamen kurumumuzca karşılanacaktır.
Turing yönetiminin ikinci projesi de birincisi kadar önemli... Zamanın ağırlığı altında yıkılıp giden tarihi eser niteliğindeki evlerin sahiplerine yardım için bir “Danışma ve Yardım Bürosu” kurmak... Bu evlerin restorasyonu için yol göstermek, proje yardımı yapmak vs...
Turing Kurumu hükümetten bir bina istiyor... Vereceği ise alacağından kat be kat fazla...


Şeker Bayramı
Başbakan Urfa’da vatandaşlara seslenirken       - Bayramlar tatil değil, tatil demek kültürel yozlaşmadır, ‘Şeker Bayramı’ diyorlar, dört dörtlük Ramazan Bayramı bu, bunlara fırsat verilmemeli, sözleriyle bir kez daha tarihe geçti.
Bizim yaşımız Başbakan’dan büyük. Bizim çocukluğumuzda bu bayrama “Şeker Bayramı” denirdi. Ramazan Bayramı adı sonradan çıktı...  Ayrıca ha Ramazan demişsiniz ha Şeker, Başbakan’ın uğraşacağı konu mu bu?  Halkı ikiye bölmek konusunda hiçbir fırsatı kaçırmıyoruz...