Kum ve ölüm

ABD Başkanı Trump, Suriye’den çekilme gerekçelerini açıklarken:

- Orada sadece kum ve ölüm var, diyor...

Suriye’den IŞİD’i temizlemenin Şam hükümeti, İran ve Rusya’nın işi olduğunu bildiriyor.

Ne var ki bu konuda Türkiye de devreye sokuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD Başkanı Trump’la 14 Aralık’ta yaptığı görüşmede, Trump’ın “IŞİD’i siz temizler misiniz?” diye sorduğunu, kendisinin de olumlu yanıt verdiğini söylemiş, “Önümüzdeki aylarda hem PKK/PYD örgütlerini hem DAEŞ kalıntılarını ortadan kaldıracak bir harekât tarzı izleyeceğiz” demiştir. Harekâtın masrafını da biz karşılayacağız... Kafalarda büyüyen soru işaretlerine gelince...

IŞİD’in yuvalandığı yer Suriye’de sınırımızın yaklaşık 300 kilometre güneyinde. IŞİD şu anda Türkiye’ye karşı bir tehdit değil. Ancak hücum edersek uyuyan hücreler uyanabilir.

Ayrıca biz müdahale etmesek de Suriye ordusu günün birinde IŞİD’in elindeki toprakları geri alacaktır. Bizim Şam hükümetinin işini yüklenip IŞİD’e savaş açmamızın mantığı ne olabilir?

Daha da kafa karıştırıcı konu; Suriye’de önümüze ağır silahlarla donatılmış YPG birlikleri çıktığında ne yapacağız? ABD sık sık Kürtleri ezdirmeyeceğini tekrarlıyor... Hem ABD himayesindeki YPG hem İŞİD’le mi savaşacağız?

Nereden baksanız, Şam hükümetinin görevini üstlenip 300 kilometre ötedeki IŞİD’le savaşmaya gitmek mantıklı görünmüyor.

HESAP

Gazeteci arkadaşımız anlatıyor...

Bankadaki parası ayın son günlerinde bitmiş. Ek hesap çalışmaya başlamış... Ay sonunda maaşı bankaya yatmış. Ek hesabın da aynı anda kapanması lazım. Ama kapanmamış. Ek hesaptaki paraya hâlâ faiz işletiliyormuş.

Arkadaşımız durumu fark edip bankaya başvuruyor. İzahat istiyor.

Üstelik en büyük bankalardan biri bu... İzahat yok...

Bankalarda ilişkilerde çok dikkatli olmak gerekiyor...

Anlaşılan onlar da sinekten yağ çıkarmaya çalışıyor.

GEZEN

Metin Akpınar’ın ve Müjdat Gezen’in adli kontrol kararına yaptıkları itiraz reddedildi. İki ünlü sanatçımız her hafta karakola gidip imza verecekler.

Yurt dışına çıkamayacaklar. Henüz mahkemeleri görülmedi. Suçlu olduklarına ilişkin bir mahkeme kararı yok. Müjdat Gezen hasta olan kızını görmeye gidemiyor. Metin Akpınar’ın her hafta gidip imza vermek ağırına gidiyor. Yargının vereceği karara bir diyecek yok. Ama bu yargısız cezalar... Vicdanları acıtıyor...

NASIL

Murtaza Çelikel dostumuz ile telefonda karşılıklı yeni yıl kutlaması yaptık. Söze başlarken doğal olarak sorduk:

- Nasılsınız?

Murtaza Bey’den cevap:

- Bana zorla yalan söylettireceksin...

SAUVE QUI PEUT

Fransızların bir özdeyişi vardır: “Sauve qui peut...”

Türkçeye:

- Becerebilen kendini kurtarsın, diye çevrilebilir.

Anlaşılıyor ki burada da benzer bir telaş var.

TÜİK verilerine göre 2018 yılında yurt dışına göç edenlerin sayısı 253 bine yükselmiş.

Mevcut sistemi yıllardır canla başla destekleyen ünlü zenginler ve iş insanları da kaçış kuyruğunda yerlerini almışlar. Son iki yılda en az 12 bin dolar milyoneri, servetlerini yurt dışına aktarmış... Yıllarca Amerika’da çalışmış ünlü bir doktor ömrünün son yıllarında Türkiye’ye dönmüştü. Nedenini sorduk:

- Orada ne Türk’üm ne Amerikalı, burada hiç değilse Türk’üm, demişti...

Göçenler oralarda köksüz çiçekler gibi olacaklar... Bunu bilmezler mi? Biliyorlar ama yine de gidiyorlar... Gelecek korkusunun rüzgârı onları önüne katmış sürüklüyor...