Mabel Matiz!

Eklenme Tarihi13.09.2018 - 1:00-Güncellenme Tarihi13.09.2018 - 1:00

Vatandaşın biri şarkıcı Mabel Matiz’in klibinde “bir dolar”ların kullanıldığını görünce yememiş içmemiş, savcılığa “FETÖ propagandası yapılıyor” diye ihbarda bulunmuş. Normal bir ülkede normal bir savcının bu trajikomik ihbarı yapan vatandaşın ahlaken ya da ruhen sorunlu olduğuna karar verip ihbarla ilgili hiçbir işlem yapmaması gerekirken öyle olmamış. Savcı ihbarı ciddiye almış, Mabel Matiz’i ifadesine başvurmak üzere makamına çağırmış.
Eski savcı dostumuza, söz konusu savcının ihbarı ciddiye almasına ne dediğini sorduk, onu haklı buldu, şunları söyledi:
- Öyle bir dönemden geçiyoruz ki deli saçması da olsa, ihbarın konusu FETÖ ise savcılar mutlaka etkileniyor. Herhangi bir işlem yapmazsa, ihbarcının bunu da ihbar konusu yapması halinde FETÖ’cü ya da en azından FETÖ’yü kollayan biri olmakla damgalanmaktan, başının derde girmesinden korkuyor. O korku nedeniyle de saçma sapan da olsa ihbarı ciddiye almış gibi yapmak zorunda kalıyor. Bu tavır FETÖ ile mücadelenin ciddiyetini etkiliyor. Bir yandan da kimi masum yurttaşlar bu sebepten okkanın altına gidiyor...
Bağımsız yargının da işi zor!

Troçki müzesi

Orta Asya’da Tacikistan’da, Müslüman din adamları camilerde topladıkları bağışlarla Lenin heykelini restore ettirmişler.
BBC’nin verdiği habere göre, Lenin’in Şaruz kentinin merkezinde bulunan heykeli iki yıl önce kimliği belirsiz kişilerce devrilmiş, eli kırılmış. Yeniden dikilen heykele yeniden el yapılırken heykel altın rengine boyanmış. İlginin sebebi heykelin tarihi değeriymiş. Bu satırları okurken Büyükada’daki Arap İzzet Paşa Köşkü hatırımıza geldi. Kızılordu Komutanı Troçki Rusya’dan kaçtıktan sonra 4.5 yıl Büyükada’da yaşadı. Kitaplarını bu adada yazdı. Troçki’nin Meksika’da yaşadığı ev müze yapıldı. Büyük ilgi görüyor. Büyükada’da yaşadığı köşk ise yıllardır yıkık durumda. Sahipleri satmak için izin bekliyor. Bu köşk de pekâlâ görkemli bir müze olabilir. Olmalı...

ÖSO  

CNN Türk’te dün ilginç bir görüntülü haber verildi... Haberde sert koşullarda silahlı eğitim gören yeni ÖSO elemanları görülüyor, eğitimi yaptıran komutan:
- Rejim, PKK ve diğer terör örgütleri ile savaşmak için hazırlanıyoruz, diyordu...
Anlaşılıyor ki sadece HTŞ ve El Nusra değil... Türkiye’ye yakın muhalif gruplar da İdlib’den çekilmek ya da barışmak yerine Şam’la savaşma hazırlığındadır. Zaten Şam ordusu İdlib’e yürürse ilk karşılarına çıkacak olan da güneyde konuşlanmış olan ÖSO’dur. Senaryo böyle gelişirse Türkiye’nin işi de çok zorlaşacak. 

PİRİ

Cumhuriyet gazetesindeki yönetim değişikliği tartışmasına Avrupa Parlamentosu milletvekili ve Türkiye Raportörü Kati Piri de girdi. Gönderdiği mesajda dedi ki:
“Son bağımsız gazete Erdoğan’la uyumlu aşırı milliyetçilerin eline geçti.” 
Bayan Kati Piri Cumhuriyet’te yönetime gelen ve kendini laik - cumhuriyetçi - Atatürkçü olarak tanımlayan gruba karşı yalana dayalı bir savaş çağrısı yapıyor. Bu öfke ve imdat çığlığı neden? Yoksa önceki Cumhuriyet bir AB projesi miydi?

VURMA

YÖRET Vakfı güzel bir proje başlattı: “Vurma konuş”...
“Proje, çocukların şiddetten uzaklaşarak, güvenli ortamlarda, barışçıl davranışlar geliştirmelerini” amaçlıyormuş...
Güzel güzel de... Tanıtımda yer alan şu açıklamaya ne demeli:
“Vurma! Konuş… YÖRET Vakfı tarafından İstanbul Amerikan Başkon-solosluğu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen bir şiddet önleme projesidir.”
Ortadoğu’da taş taş üzerinde bırakmayan ABD’nin barışa bu katkısı harika tabii...